Danıştay4. Daireİdare Hukuku
Danıştay 4. Daire E.2025/1072 K.2025/6854
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1072
Karar No : 2025/6854
TEMYİZ EDEN
**TARAFLAR:** 1- (DAVACI) ...
**VEKİLİ:** Av. ...
2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde yer alan taşınmazda ruhsatsız inşai faaliyetlerin tespitine ilişkin... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağının, anılan yapı tatil tutanağına dayanılarak 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 13. maddesinin (a) bendi uyarınca tesis edilen yıkıma ilişkin ... tarih ve... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının ve davacıya 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca uyarınca toplam 78.469,31-TL para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte incelenmesinden, dava konusu işlemlerden yapı tatil tutanağı yönünden, "ilgili mevzuata uygun olarak... tarihinde yapı yerine asılmakla tebliğ edilen yapı tatil tutanağının iptali istemiyle bu tarihten itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 10/06/2023 tarihinde dava açıldığından, süre aşımı bulunduğu"; dava konusu yıkıma ilişkin encümen kararı yönünden; "davaya konu taşınmazın uydu fotoğraflarına göre 1966 yılından daha önce mevcut olduğu, anılan taşınmazın 16/11/1998 tarihli tapu belgesine göre "Bahçeli Kargir İki Ev" olduğu, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi Muhtarının mührü kullanılmak suretiyle satıcının, muhtarın ve iki şahidin imzasının yer aldığı 31/07/1958 tarihli satış vaadi senedine göre anılan 100,00 metrekare büyüklüğündeki gecekondunun dava dışı ... E. tarafından dava dışı ... T. isimli şahsa 7.000 lira karşılığında 31/07/1958 tarihinde satış yoluyla devredilmesinin vaat edildiği, anılan taşınmaz satış vaadi senedinde, taşınmazı satmayı taahhüt eden dava dışı ... E. isimli şahıs tarafından anılan yapının, 1958 yılından altı sene önce bizzat inşa edilen bir ev olduğunun belirtilmiş olduğu görülmekle birlikte, anılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde muhtarın imzasının ve mührünün yer almasının anılan taşınmazın inşa edilme tarihini ispata yönelik olarak değil, taşınmazın bir başka kişiye satışının vaat edildiğini ispat etmeye yönelik olarak düzenlendiği ve güvence sağladığı, taşınmazın inşa edildiği tarihi gösterme noktasında tek başına yeterli delil kabul edilemeyeceği, davacı tarafından dosyaya sunulan sair evrakın da anılan taşınmazın af yasasında muaflık tarihi olarak kabul edilen 17/01/1957 tarihinden daha önce inşa edildiğini göstermediği dikkate alındığında, anılan yapının ilk inşaatının da ruhsata tabi olması nedeniyle, yıkıma dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı",dava konusu yıkıma ilişkin encümen kararı yönünden; cezaların şahsiliği ilkesinden bahisle, davaya konu yapı hakkında, Beykoz İlçesi, ... Mahallesi Muhtarının mührü ve imzasının bulunduğu 31/07/1958 tarihinde tanzim edilmiş bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesin bulunduğu, 1972 yılında doğmuş olan davacının anılan yapının tamamını inşa etmediği, diğer taraftan... tarihli yapı tatil tutanağındaki tespitten davacının ruhsat gerektiren bir tadilat yaptığının anlaşılamadığı, cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca, davacının henüz doğmadığı dönemde inşa edildikten sonra davacının kullanımında olan yapı nedeniyle davacıya verilen idari para cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemlerden yapı tatil tutanağı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine, yıkım encümen kararı yönünden davanın reddine, para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının ise iptaline karar verişmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : 31/07/1958 tarihli satış vaadi sözleşmesinde davaya konu yapının sözleşme içeriğinden yapının 1952 yılında inşa edildiğinin sabit olduğu, Beykoz Tapu ve Kadastro Müdürlüğü, Beykoz Belediye Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı Harita Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 17/01/1957 tarihinden önce yapının var olduğuna dair bilgi ve belgelerin celbi talep değerlendirilmeden karar verildiği, dava konusu yapı tatil tutanağında genel ifadelere yer verilerek aykırılıkların sebebinin açık ve somut bir şekilde ortaya konulmadığı ve kroki ya da resim ile gösterilmediği, usulüne uygun şekilde düzenlenmediği hususlarına değinilerek İdare Dava Dairesi kararının aleyhlerine olan kısmını bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Dava konusu işlemlerin tamamının usul ve hukuka uygun olarak tesis edildiği, İdare Dava Dairesi kararının aleyhlerine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ :Davacının temyiz isteminin kabulü gerektiği, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; İstanbul Boğaziçi Alanının kültürel ve tarihi değerlerini ve doğal güzelliklerini kamu yararı gözetilerek korumak ve geliştirmek ve bu alandaki nüfus yoğunluğunu artıracak yapılanmayı sınırlamak için uygulanacak imar mevzuatını belirlemek ve düzenlemektir" hükmü, 11. maddesinde; "Boğaziçi Alanındaki yapılar, kazı izni verildiği günden itibaren Boğaziçi İmar Müdürlüğünce inşaat ruhsatına ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen esaslara göre denetlenir. Boğaziçi İmar Müdürlüğü, denetleme sırasında inşaat ruhsatı ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen imar mevzuatına aykırılıkları bir tutanakla tespit eder. Tutanak tanziminde mal sahibi veya müteahhit veya fenni mesulün bulunması esastır. Bunların bulunmamaları halinde inşaatta çalışan herhangi bir kişinin bulunması da yeterlidir. Terkedilmiş bir inşaatta tutanak, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. İnşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırılığı tespit edilen yapılar için, tutanak tanzimi ile birlikte inşaat mühürlenir. Yapının mühürlendiğini belirten belge ve levhalar yapının muhtelif cephelerine asılır. Bu suretle durum mal sahibine veya müteahhide veya fenni mesule tebliğ edilmiş sayılır..." hükmü; aynı Kanunun 12. maddesinde; "Kullanma izni verilen yapıların, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce tespit edilecek önceliklere göre ve bir program dahilinde, projelerine ve imar mevzuatına uygunluğu denetlenir. Denetleme sırasında tespit edilen aykırılıklar bu Kanunun 11. maddesinde belirtilen esaslara göre tespit edilir ve derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne bildirilir. Tutanak tanziminde mal sahibi veya yönetici veya kiracının bulunması esastır. Terkedilmiş yapılarda tutanak Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. Yapıda imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentiler, bu kanunun 13. maddesinde belirtilen esaslara göre Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yıkılır ve yıktırılır..." hükmü, "Yıkım işleri" başlıklı 13. maddesinde, "Yıkım işleri: Aşağıda belirtilen yapılar Boğaziçi İmar İdare Heyetinin kararı ve Boğaziçi İmar Müdürünün yazılı emri ile yıkılır veya yıktırılır.
a) İnşaat ruhsatı olmayan yapılar,
b) Yapının, inşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırı yapılmış bölümleri,
c) Boğaziçi İmar Müdürlüğünce mühürlenerek yapımı durdurulmuş yapıların mühürlendikten sonra yapılan ilaveleri,
d) Yapılarda kullanma izni verildikten sonra imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentileri.
Bu Kanun hükümlerine göre yıkılması gereken yapılar tespit edildiğinde Boğaziçi İmar Müdürlüğünce derhal valiliğe bildirilir. Vali, Boğaziçi İmar İdare Heyetini en geç yedi gün içinde toplayarak konunun karara bağlanmasını sağlar ve kararı Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderir.
Yıkım emri 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine bağlı kalınmaksızın güvenlik kuvvetleri veya belediye zabıta kuvvetleri tarafından mal sahibine veya müteahhide tebliğ edilir. Bu tebligat onbeş gün içinde tamamlanır. Tebligatın bu şekilde yapılması mümkün olmadığı takdirde, yıkım emri yapı mahallinde görülebilecek bir yere onbeş gün müddetle asılır ve bu işlem bir tutanakla belirlenir. Bu suretle durum mal sahibi veya müteahhide tebliğ edilmiş sayılır.
Tebligatın tamamlanmasından itibaren onbeş gün içinde yapı, mal sahibi veya müteahhit tarafından yıkılmadığında, yıkım işlemi Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yerine getirilir ve yıkım masrafları % 20 fazlası ile mal sahibi veya müteahitten tahsil edilir." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun
4. maddesinde; bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 42. maddesinde para cezasıyla ilgili düzenlemelere yer verilmiş, söz konusu maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı ve bu miktar üzerinden (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen artırım sebepleri için gösterilen oranlar uyarınca bulunan miktarların eklenmesi sonrasında toplam ceza miktarının bulunacağı belirtilmiş olup, (ç) bendinde ise; bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine, verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği düzenlenmiştir.
08/03/1984 günlü, 18335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun geçici 2. maddesinde; "Aşağıda belirtilen yapılar imar mevzuatına uygun inşa edilerek kullanma izni alınmış yapılar olarak kabul edilir. Yapılış tarihine bakılmaksızın gecekondular bu hükmün dışındadır.
a) 6785 sayılı İmar Kanununun yürürlüğe girdiği 17 Ocak 1957 tarihinden önce yapılmış yapılar,..." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında yer alan bütün yapılar için belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeden, belediye ve mücavir alan sınırları dışında valilikten yapı ruhsatı alınması gerekmekte ise de; 2981 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin (a) bendi uyarınca 17/01/1957 tarihinden önce yapılmış yapıların ruhsatsız yapı kabul edilmesi mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun geçici 4. maddesinde; Boğaziçi kıyı, sahil şeridi ve öngörünüm bölgelerinde 22/07/1983 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli imar uygulama planları ile konut kullanımına ayrılmış, ancak bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte yapı yapılmamış olan yerlerde yeşil alan statüsü uygulanacağı, ancak bu tarihten önce yapılmış yapıların kazanılmış hak kapsamında korunacağı öngörülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idare elemanları tarafından, İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde yer alan taşınmazda yapılan denetimde,"2006-2007 halihazırında mevcut olarak görülen tek katlı yapı ve müştemilat yapısı tespit edilmiş, tek katlı yapının içerisinde iç tadilat çalışmalarının yapıldığının görüldüğü" tespitinde bulunularak... tarih ve ... sayılı, 1 nolu yapı tatil tutanağının düzenlendiği, davalı idare tarafından alınan... tarih ve... sayılı kararla, dava konusu parselin imar işlem dosyasında, söz konusu yapıların yasallığına ilişkin herhangi bir bilgi belgeye rastlanılmadığı hususu da belirtilmek suretiyle, "... tarih ve ... sayılı, ... nolu yapı tatil tutanağı ile tespit edilen ve yasallığına dair herhangi bir bilgi belge bulunmayan yapıların tamamının Boğaziçi İmar Şube Müdürlüğü'nün 12/04/2023 tarih ve ... sayılı teklifi ve raporu doğrultusunda 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13(a) maddesine göre yıktırılması"na karar verilmesi nedeniyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta davacı tarafından dava konusu taşınmazın 1952 yılında inşa edildiği iddiasında bulunulduğu, bu iddianın da dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan 31/07/1958 tarihli, altında Beykoz ... Muhtarının damgasının yer aldığı "Satış Vaadi Senedi"ne dayandırıldığı, senet metninde satışa konu evin "altı yıl evvel inşa edildiği" hususunun beyan edildiği, dava dosyasına sunulan 26/02/2024 tarihli bilirkişi raporundan da dava konusu yapının 1966 yılında da mevcut olduğunun görüldüğü uydu görüntüsüne yer verildiği, anılan taşınmazın 16/11/1998 tarihli tapu belgesine göre "Bahçeli Kargir İki Ev" olduğu hususları göz önüne alınarak, İdare Dava Dairesince gerekirse yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak ve ilgili idarelerden araştırılmak suretiyle, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının iddia ettiği gibi eski tarihli bir yapının olup olmadığı, 19/01/1957 tarihinden önce yapılmış bir yapının tespit edilmiş olması halinde, bu yapının mevcudiyetini devam ettirip ettirmediği, yapıya sonradan eklenti yapılıp yapılmadığı hususları, taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "Konut alanı"nda kalıyor olması halinde, üzerinde 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce yapılan yapıyla ilgili taşınmazı yeşil alan statüsünden kurtaracak kazanılmış haklarının olacağı gözetilerek, dava konusu yıkıma ilişkin encümen kararının iptali istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, yukarıda değinilen hususların araştırılması neticesinde ortaya çıkacak duruma göre dava konusu para cezası verilmesine ilişkine encümen kararının da yeniden değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla dava konusu işlemlerin reddine yönelik Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 22/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1072
Karar No : 2025/6854
TEMYİZ EDEN
**TARAFLAR:** 1- (DAVACI) ...
**VEKİLİ:** Av. ...
2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde yer alan taşınmazda ruhsatsız inşai faaliyetlerin tespitine ilişkin... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağının, anılan yapı tatil tutanağına dayanılarak 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 13. maddesinin (a) bendi uyarınca tesis edilen yıkıma ilişkin ... tarih ve... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının ve davacıya 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca uyarınca toplam 78.469,31-TL para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte incelenmesinden, dava konusu işlemlerden yapı tatil tutanağı yönünden, "ilgili mevzuata uygun olarak... tarihinde yapı yerine asılmakla tebliğ edilen yapı tatil tutanağının iptali istemiyle bu tarihten itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 10/06/2023 tarihinde dava açıldığından, süre aşımı bulunduğu"; dava konusu yıkıma ilişkin encümen kararı yönünden; "davaya konu taşınmazın uydu fotoğraflarına göre 1966 yılından daha önce mevcut olduğu, anılan taşınmazın 16/11/1998 tarihli tapu belgesine göre "Bahçeli Kargir İki Ev" olduğu, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi Muhtarının mührü kullanılmak suretiyle satıcının, muhtarın ve iki şahidin imzasının yer aldığı 31/07/1958 tarihli satış vaadi senedine göre anılan 100,00 metrekare büyüklüğündeki gecekondunun dava dışı ... E. tarafından dava dışı ... T. isimli şahsa 7.000 lira karşılığında 31/07/1958 tarihinde satış yoluyla devredilmesinin vaat edildiği, anılan taşınmaz satış vaadi senedinde, taşınmazı satmayı taahhüt eden dava dışı ... E. isimli şahıs tarafından anılan yapının, 1958 yılından altı sene önce bizzat inşa edilen bir ev olduğunun belirtilmiş olduğu görülmekle birlikte, anılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde muhtarın imzasının ve mührünün yer almasının anılan taşınmazın inşa edilme tarihini ispata yönelik olarak değil, taşınmazın bir başka kişiye satışının vaat edildiğini ispat etmeye yönelik olarak düzenlendiği ve güvence sağladığı, taşınmazın inşa edildiği tarihi gösterme noktasında tek başına yeterli delil kabul edilemeyeceği, davacı tarafından dosyaya sunulan sair evrakın da anılan taşınmazın af yasasında muaflık tarihi olarak kabul edilen 17/01/1957 tarihinden daha önce inşa edildiğini göstermediği dikkate alındığında, anılan yapının ilk inşaatının da ruhsata tabi olması nedeniyle, yıkıma dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı",dava konusu yıkıma ilişkin encümen kararı yönünden; cezaların şahsiliği ilkesinden bahisle, davaya konu yapı hakkında, Beykoz İlçesi, ... Mahallesi Muhtarının mührü ve imzasının bulunduğu 31/07/1958 tarihinde tanzim edilmiş bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesin bulunduğu, 1972 yılında doğmuş olan davacının anılan yapının tamamını inşa etmediği, diğer taraftan... tarihli yapı tatil tutanağındaki tespitten davacının ruhsat gerektiren bir tadilat yaptığının anlaşılamadığı, cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca, davacının henüz doğmadığı dönemde inşa edildikten sonra davacının kullanımında olan yapı nedeniyle davacıya verilen idari para cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemlerden yapı tatil tutanağı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine, yıkım encümen kararı yönünden davanın reddine, para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının ise iptaline karar verişmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : 31/07/1958 tarihli satış vaadi sözleşmesinde davaya konu yapının sözleşme içeriğinden yapının 1952 yılında inşa edildiğinin sabit olduğu, Beykoz Tapu ve Kadastro Müdürlüğü, Beykoz Belediye Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı Harita Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 17/01/1957 tarihinden önce yapının var olduğuna dair bilgi ve belgelerin celbi talep değerlendirilmeden karar verildiği, dava konusu yapı tatil tutanağında genel ifadelere yer verilerek aykırılıkların sebebinin açık ve somut bir şekilde ortaya konulmadığı ve kroki ya da resim ile gösterilmediği, usulüne uygun şekilde düzenlenmediği hususlarına değinilerek İdare Dava Dairesi kararının aleyhlerine olan kısmını bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Dava konusu işlemlerin tamamının usul ve hukuka uygun olarak tesis edildiği, İdare Dava Dairesi kararının aleyhlerine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ :Davacının temyiz isteminin kabulü gerektiği, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; İstanbul Boğaziçi Alanının kültürel ve tarihi değerlerini ve doğal güzelliklerini kamu yararı gözetilerek korumak ve geliştirmek ve bu alandaki nüfus yoğunluğunu artıracak yapılanmayı sınırlamak için uygulanacak imar mevzuatını belirlemek ve düzenlemektir" hükmü, 11. maddesinde; "Boğaziçi Alanındaki yapılar, kazı izni verildiği günden itibaren Boğaziçi İmar Müdürlüğünce inşaat ruhsatına ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen esaslara göre denetlenir. Boğaziçi İmar Müdürlüğü, denetleme sırasında inşaat ruhsatı ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen imar mevzuatına aykırılıkları bir tutanakla tespit eder. Tutanak tanziminde mal sahibi veya müteahhit veya fenni mesulün bulunması esastır. Bunların bulunmamaları halinde inşaatta çalışan herhangi bir kişinin bulunması da yeterlidir. Terkedilmiş bir inşaatta tutanak, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. İnşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırılığı tespit edilen yapılar için, tutanak tanzimi ile birlikte inşaat mühürlenir. Yapının mühürlendiğini belirten belge ve levhalar yapının muhtelif cephelerine asılır. Bu suretle durum mal sahibine veya müteahhide veya fenni mesule tebliğ edilmiş sayılır..." hükmü; aynı Kanunun 12. maddesinde; "Kullanma izni verilen yapıların, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce tespit edilecek önceliklere göre ve bir program dahilinde, projelerine ve imar mevzuatına uygunluğu denetlenir. Denetleme sırasında tespit edilen aykırılıklar bu Kanunun 11. maddesinde belirtilen esaslara göre tespit edilir ve derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne bildirilir. Tutanak tanziminde mal sahibi veya yönetici veya kiracının bulunması esastır. Terkedilmiş yapılarda tutanak Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. Yapıda imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentiler, bu kanunun 13. maddesinde belirtilen esaslara göre Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yıkılır ve yıktırılır..." hükmü, "Yıkım işleri" başlıklı 13. maddesinde, "Yıkım işleri: Aşağıda belirtilen yapılar Boğaziçi İmar İdare Heyetinin kararı ve Boğaziçi İmar Müdürünün yazılı emri ile yıkılır veya yıktırılır.
a) İnşaat ruhsatı olmayan yapılar,
b) Yapının, inşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırı yapılmış bölümleri,
c) Boğaziçi İmar Müdürlüğünce mühürlenerek yapımı durdurulmuş yapıların mühürlendikten sonra yapılan ilaveleri,
d) Yapılarda kullanma izni verildikten sonra imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentileri.
Bu Kanun hükümlerine göre yıkılması gereken yapılar tespit edildiğinde Boğaziçi İmar Müdürlüğünce derhal valiliğe bildirilir. Vali, Boğaziçi İmar İdare Heyetini en geç yedi gün içinde toplayarak konunun karara bağlanmasını sağlar ve kararı Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderir.
Yıkım emri 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine bağlı kalınmaksızın güvenlik kuvvetleri veya belediye zabıta kuvvetleri tarafından mal sahibine veya müteahhide tebliğ edilir. Bu tebligat onbeş gün içinde tamamlanır. Tebligatın bu şekilde yapılması mümkün olmadığı takdirde, yıkım emri yapı mahallinde görülebilecek bir yere onbeş gün müddetle asılır ve bu işlem bir tutanakla belirlenir. Bu suretle durum mal sahibi veya müteahhide tebliğ edilmiş sayılır.
Tebligatın tamamlanmasından itibaren onbeş gün içinde yapı, mal sahibi veya müteahhit tarafından yıkılmadığında, yıkım işlemi Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yerine getirilir ve yıkım masrafları % 20 fazlası ile mal sahibi veya müteahitten tahsil edilir." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun
4. maddesinde; bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 42. maddesinde para cezasıyla ilgili düzenlemelere yer verilmiş, söz konusu maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı ve bu miktar üzerinden (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen artırım sebepleri için gösterilen oranlar uyarınca bulunan miktarların eklenmesi sonrasında toplam ceza miktarının bulunacağı belirtilmiş olup, (ç) bendinde ise; bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine, verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği düzenlenmiştir.
08/03/1984 günlü, 18335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun geçici 2. maddesinde; "Aşağıda belirtilen yapılar imar mevzuatına uygun inşa edilerek kullanma izni alınmış yapılar olarak kabul edilir. Yapılış tarihine bakılmaksızın gecekondular bu hükmün dışındadır.
a) 6785 sayılı İmar Kanununun yürürlüğe girdiği 17 Ocak 1957 tarihinden önce yapılmış yapılar,..." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında yer alan bütün yapılar için belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeden, belediye ve mücavir alan sınırları dışında valilikten yapı ruhsatı alınması gerekmekte ise de; 2981 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin (a) bendi uyarınca 17/01/1957 tarihinden önce yapılmış yapıların ruhsatsız yapı kabul edilmesi mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun geçici 4. maddesinde; Boğaziçi kıyı, sahil şeridi ve öngörünüm bölgelerinde 22/07/1983 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli imar uygulama planları ile konut kullanımına ayrılmış, ancak bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte yapı yapılmamış olan yerlerde yeşil alan statüsü uygulanacağı, ancak bu tarihten önce yapılmış yapıların kazanılmış hak kapsamında korunacağı öngörülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idare elemanları tarafından, İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde yer alan taşınmazda yapılan denetimde,"2006-2007 halihazırında mevcut olarak görülen tek katlı yapı ve müştemilat yapısı tespit edilmiş, tek katlı yapının içerisinde iç tadilat çalışmalarının yapıldığının görüldüğü" tespitinde bulunularak... tarih ve ... sayılı, 1 nolu yapı tatil tutanağının düzenlendiği, davalı idare tarafından alınan... tarih ve... sayılı kararla, dava konusu parselin imar işlem dosyasında, söz konusu yapıların yasallığına ilişkin herhangi bir bilgi belgeye rastlanılmadığı hususu da belirtilmek suretiyle, "... tarih ve ... sayılı, ... nolu yapı tatil tutanağı ile tespit edilen ve yasallığına dair herhangi bir bilgi belge bulunmayan yapıların tamamının Boğaziçi İmar Şube Müdürlüğü'nün 12/04/2023 tarih ve ... sayılı teklifi ve raporu doğrultusunda 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13(a) maddesine göre yıktırılması"na karar verilmesi nedeniyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta davacı tarafından dava konusu taşınmazın 1952 yılında inşa edildiği iddiasında bulunulduğu, bu iddianın da dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan 31/07/1958 tarihli, altında Beykoz ... Muhtarının damgasının yer aldığı "Satış Vaadi Senedi"ne dayandırıldığı, senet metninde satışa konu evin "altı yıl evvel inşa edildiği" hususunun beyan edildiği, dava dosyasına sunulan 26/02/2024 tarihli bilirkişi raporundan da dava konusu yapının 1966 yılında da mevcut olduğunun görüldüğü uydu görüntüsüne yer verildiği, anılan taşınmazın 16/11/1998 tarihli tapu belgesine göre "Bahçeli Kargir İki Ev" olduğu hususları göz önüne alınarak, İdare Dava Dairesince gerekirse yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak ve ilgili idarelerden araştırılmak suretiyle, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının iddia ettiği gibi eski tarihli bir yapının olup olmadığı, 19/01/1957 tarihinden önce yapılmış bir yapının tespit edilmiş olması halinde, bu yapının mevcudiyetini devam ettirip ettirmediği, yapıya sonradan eklenti yapılıp yapılmadığı hususları, taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "Konut alanı"nda kalıyor olması halinde, üzerinde 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce yapılan yapıyla ilgili taşınmazı yeşil alan statüsünden kurtaracak kazanılmış haklarının olacağı gözetilerek, dava konusu yıkıma ilişkin encümen kararının iptali istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, yukarıda değinilen hususların araştırılması neticesinde ortaya çıkacak duruma göre dava konusu para cezası verilmesine ilişkine encümen kararının da yeniden değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla dava konusu işlemlerin reddine yönelik Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 22/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.