Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2024/621 K.2024/4827
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/621
Karar No : 2024/4827
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF ( DAVACILAR) : 1- ... 2- ...
3- ... 4- ...
5- ... 6- ...
7- ... 8- ...
9- ... 10- ...
11- ... 12- ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Rize ili, İkizdere ilçesi, ... Köyünde davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "ER:... Numaralı ... Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesine ilişkin olarak, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Rize Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen ... tarih ve E-... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 20/12/2022 tarih ve E:2022/7802, K:2022/11698 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yeniden yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporları ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacılardan Şeref Yılmaz ve Tamer Yılmaz'ın davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu proje alanı veya proje etki alanında ikamet etmediği gibi, bu alanlarda taşınmazının da bulunmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin tesis edilmesi ile kişisel, güncel ve meşru bir menfaatinin ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden, bakılan davayı açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer davacılar yönünden ise; toz emisyonuna yönelik olarak yapılan değerlendirmelerin yetersiz olduğu, bu hususa ilişkin olarak kullanılacak filtrelerin özelliklerine ve kapasitelerine yönelik somut bir bilginin olmadığı, hava kalitesi modelleme çalışmalarının yetersiz olduğu ve teknik açıdan uygun olmadığı, bitkisel toprak depolama alanı gibi hesaplamaların teknik olarak ve bilimsel yöntemler çerçevesinde yanlış hesaplandığı, bitkisel toprağın depolanacağı alanın 1.123 metrekare olması öngörülmüşse de, bitkisel toprağın sağlıklı bir şekilde depolanabilmesi için en az 4 metre yükseklikte olmasının gerektiği, proje tanıtım dosyasında yapılacak faaliyetlerin bölgenin tarım ve hayvancılığına etkisi üzerine yeterli bir bir araştırmanın olmadığı, söz konusu faaliyetin proje sahası yakınlarında yer alan su kaynaklarına yönelik etkisinin yeterince değerlendirilmediği, genel anlamda verilen taahhütlerin yüzeysel ve yetersiz olduğu, olası risk durumlarına karşı alınacak önlemlere yeterince yer verilmediği, eksik literatür bilgisine dayalı olarak bazı tespit ve önlemlerden bahsedildiği, florastik ve faunistik açıdan proje tanıtım dosyasının yetersiz olduğu, birçok hesaplamanın tahmini değerler esas alınarak yapıldığı, bilimsel ve teknik alt yapısının olmadığı, basamak sayısı, basamak yüksekliği, basamak genişliği, basamak şev açısı, iş ekipmanı, personel sayısı, vb. bilgilerin tahmini rakamlara dayandığı, bilimsel verilere dayanmadığı, toz modellemesi, patlatmaya bağlı hava şoku, titreşim gibi hesaplamaların doğru yapılması için en önemli veri olan maden sahasındaki taş (kayaç) fiziksel, kimyasal, fotoğrafik analiz raporunun TSE ve TÜRKAK belgesinin olmadığı, standartlara uygun olmadığından teknik ve bilimsel olarak yetersiz olduğu, yapımı planlanan "Bazalt Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesinin çevre üzerindeki etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olmadığı, projede öngörülen faaliyet için hazırlanan raporun içeriğinin eksik olduğu ve etkilerin tam değerlendirilmediği, çevreyi korumak için gerekli önleyici önlemleri içermediği, bilimsel ve teknik yönden yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davacılardan Şeref Yılmaz ve Tamer Yılmaz yönünden davanın ehliyet nedeniyle reddine; diğer davacılar yönünden ise hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı tarafından; toz oluşumu ile bilirkişi raporunda yer verilen değerlendirmelere taraflarınca yapılan itirazın dikkate alınmadığı, toz oluşumu konusunda proje tanıtım dosyasında detaylı bilgilere yer verildiği, davalı yanında müdahil şirketin proje alanı bitişiğinde yer alan ve çalışmakta olan tesisine yönelik değerlendirmelere yer verildiği, oysa görülmekte olan davada yalnızca dava konusu işleme esas proje hakkında tesis edilen işlemin hukuki denetiminin yapılabileceği, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamaların müdahil şirket tarafından proje alanı bitişiğindeki faaliyeti de dava konusu edilmiş gibi yapıldığı; kontrolsüz çalışma şartları ortaya çıkacak etkilerin değerlendirilmemiş olmasının bir eksiklik olarak değerlendirilemeyeceği, zira proje tanıtım dosyasında yer verilen ilkelere uygun biçimde çalışılacağının taahhüt edildiği, bilirkişi raporunun subjektif değerlendirmeler içerdiği ve bilimsellikten uzak olduğu ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından; İdare Mahkemesince yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli olmadığı, toz oluşumu konusunda proje tanıtım dosyasında detaylı bilgilere yer verildiği, proje tanıtım dosyasının işletme aşamasında önce hazırlandığı, bu nedenle işletmedeki değerlerin proje tanıtım dosyasında yer almasının beklenemeyeceği, proje tanıtım dosyası ve eklerinde, proje yakınında yer alan tesisler ile birlikte kümülatif etkilerin değerlendirilmesi suretiyle hesaplamalar yapıldığı, araç yolunun yanında bulunan tüm arazilerde doğal kirlenme sayılan tozun olulabileceği, işletme olarak kontrolsüz çalışma durumlarının söz konusu olmadığı, pasa konusunda analizlerin yapılmaması konusunda eksiklik olduğu yolundaki bilirkişi değerlendirmesinin yerinde olmadığı, zira proje tanıtım dosyasında öncelikle pasa olmayacağının belirtildiği, pasa olması durumunda gerekli analizlerinin yapılacağı yolunda taahhüdün ise proje kapsamında yeterli kabul edilmesi gerektiği, bitkisel toprağın depolama alanı konusunda bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmenin hatalı olduğu, dere yataklarına herhangi bir taşma veya akmanın söz konusu olmayacağı, ocak faaliyetleri göz önüne alındığında, bitkisel toprağın ve taş dışında hafriyat atığının oluşmayacağı, toz ve gürültü oluşumunun tarım ve hayvancılık faaliyetleri ile arıcılık üzerindeki etkileri konusunda yapılan değerlendirmelerin yerinde olmadığı, proje tanıtım dosyasında floristik ve faunistik açıdan yer verilen bilgilerin bu konuda yetkin biyolog tarafından hazırlandığı, İyidere Akifer'inin korunma şansına yönelik yapılan yorum ve değerlendirmelerin dayanağının bulunmadığı, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi halinde davalı yanında müdahil şirketin ticari hayatının tehlikeye gireceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 18/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/621
Karar No : 2024/4827
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF ( DAVACILAR) : 1- ... 2- ...
3- ... 4- ...
5- ... 6- ...
7- ... 8- ...
9- ... 10- ...
11- ... 12- ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Rize ili, İkizdere ilçesi, ... Köyünde davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "ER:... Numaralı ... Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesine ilişkin olarak, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Rize Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen ... tarih ve E-... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 20/12/2022 tarih ve E:2022/7802, K:2022/11698 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yeniden yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporları ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacılardan Şeref Yılmaz ve Tamer Yılmaz'ın davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu proje alanı veya proje etki alanında ikamet etmediği gibi, bu alanlarda taşınmazının da bulunmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin tesis edilmesi ile kişisel, güncel ve meşru bir menfaatinin ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden, bakılan davayı açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer davacılar yönünden ise; toz emisyonuna yönelik olarak yapılan değerlendirmelerin yetersiz olduğu, bu hususa ilişkin olarak kullanılacak filtrelerin özelliklerine ve kapasitelerine yönelik somut bir bilginin olmadığı, hava kalitesi modelleme çalışmalarının yetersiz olduğu ve teknik açıdan uygun olmadığı, bitkisel toprak depolama alanı gibi hesaplamaların teknik olarak ve bilimsel yöntemler çerçevesinde yanlış hesaplandığı, bitkisel toprağın depolanacağı alanın 1.123 metrekare olması öngörülmüşse de, bitkisel toprağın sağlıklı bir şekilde depolanabilmesi için en az 4 metre yükseklikte olmasının gerektiği, proje tanıtım dosyasında yapılacak faaliyetlerin bölgenin tarım ve hayvancılığına etkisi üzerine yeterli bir bir araştırmanın olmadığı, söz konusu faaliyetin proje sahası yakınlarında yer alan su kaynaklarına yönelik etkisinin yeterince değerlendirilmediği, genel anlamda verilen taahhütlerin yüzeysel ve yetersiz olduğu, olası risk durumlarına karşı alınacak önlemlere yeterince yer verilmediği, eksik literatür bilgisine dayalı olarak bazı tespit ve önlemlerden bahsedildiği, florastik ve faunistik açıdan proje tanıtım dosyasının yetersiz olduğu, birçok hesaplamanın tahmini değerler esas alınarak yapıldığı, bilimsel ve teknik alt yapısının olmadığı, basamak sayısı, basamak yüksekliği, basamak genişliği, basamak şev açısı, iş ekipmanı, personel sayısı, vb. bilgilerin tahmini rakamlara dayandığı, bilimsel verilere dayanmadığı, toz modellemesi, patlatmaya bağlı hava şoku, titreşim gibi hesaplamaların doğru yapılması için en önemli veri olan maden sahasındaki taş (kayaç) fiziksel, kimyasal, fotoğrafik analiz raporunun TSE ve TÜRKAK belgesinin olmadığı, standartlara uygun olmadığından teknik ve bilimsel olarak yetersiz olduğu, yapımı planlanan "Bazalt Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesinin çevre üzerindeki etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olmadığı, projede öngörülen faaliyet için hazırlanan raporun içeriğinin eksik olduğu ve etkilerin tam değerlendirilmediği, çevreyi korumak için gerekli önleyici önlemleri içermediği, bilimsel ve teknik yönden yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davacılardan Şeref Yılmaz ve Tamer Yılmaz yönünden davanın ehliyet nedeniyle reddine; diğer davacılar yönünden ise hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı tarafından; toz oluşumu ile bilirkişi raporunda yer verilen değerlendirmelere taraflarınca yapılan itirazın dikkate alınmadığı, toz oluşumu konusunda proje tanıtım dosyasında detaylı bilgilere yer verildiği, davalı yanında müdahil şirketin proje alanı bitişiğinde yer alan ve çalışmakta olan tesisine yönelik değerlendirmelere yer verildiği, oysa görülmekte olan davada yalnızca dava konusu işleme esas proje hakkında tesis edilen işlemin hukuki denetiminin yapılabileceği, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamaların müdahil şirket tarafından proje alanı bitişiğindeki faaliyeti de dava konusu edilmiş gibi yapıldığı; kontrolsüz çalışma şartları ortaya çıkacak etkilerin değerlendirilmemiş olmasının bir eksiklik olarak değerlendirilemeyeceği, zira proje tanıtım dosyasında yer verilen ilkelere uygun biçimde çalışılacağının taahhüt edildiği, bilirkişi raporunun subjektif değerlendirmeler içerdiği ve bilimsellikten uzak olduğu ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından; İdare Mahkemesince yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli olmadığı, toz oluşumu konusunda proje tanıtım dosyasında detaylı bilgilere yer verildiği, proje tanıtım dosyasının işletme aşamasında önce hazırlandığı, bu nedenle işletmedeki değerlerin proje tanıtım dosyasında yer almasının beklenemeyeceği, proje tanıtım dosyası ve eklerinde, proje yakınında yer alan tesisler ile birlikte kümülatif etkilerin değerlendirilmesi suretiyle hesaplamalar yapıldığı, araç yolunun yanında bulunan tüm arazilerde doğal kirlenme sayılan tozun olulabileceği, işletme olarak kontrolsüz çalışma durumlarının söz konusu olmadığı, pasa konusunda analizlerin yapılmaması konusunda eksiklik olduğu yolundaki bilirkişi değerlendirmesinin yerinde olmadığı, zira proje tanıtım dosyasında öncelikle pasa olmayacağının belirtildiği, pasa olması durumunda gerekli analizlerinin yapılacağı yolunda taahhüdün ise proje kapsamında yeterli kabul edilmesi gerektiği, bitkisel toprağın depolama alanı konusunda bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmenin hatalı olduğu, dere yataklarına herhangi bir taşma veya akmanın söz konusu olmayacağı, ocak faaliyetleri göz önüne alındığında, bitkisel toprağın ve taş dışında hafriyat atığının oluşmayacağı, toz ve gürültü oluşumunun tarım ve hayvancılık faaliyetleri ile arıcılık üzerindeki etkileri konusunda yapılan değerlendirmelerin yerinde olmadığı, proje tanıtım dosyasında floristik ve faunistik açıdan yer verilen bilgilerin bu konuda yetkin biyolog tarafından hazırlandığı, İyidere Akifer'inin korunma şansına yönelik yapılan yorum ve değerlendirmelerin dayanağının bulunmadığı, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi halinde davalı yanında müdahil şirketin ticari hayatının tehlikeye gireceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 18/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.