Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2024/557 K.2024/4479
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/557
Karar No : 2024/4479
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... İnşaat Yatırım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) :
1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
7- ...
8- ...
9- ...
10- ...
11- ...
12- ...
13- ...
14- ...
15- ...
16- ...
17- ...
**VEKİLLERİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Rize İli, İkizdere İlçesi, ... Köyünde, ... Turizm İnşaat Yatırım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılması planlanan "RN:... Numaralı Mermer (Bazalt) Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi (100.000 m3/yıl-24,91 ha) projesi ile ilgili olarak Rize Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünce verilen ... tarih ve E-... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacılardan ... ile ... yönünden davanın ehliyet yönünden reddi, diğer davacılar yönünden ise dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 24/11/2020 tarih ve E:2020/10220, K:2020/11446 sayılı kararıyla temyiz edilen iptale ilişkin kısmının keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 15/03/2023 tarih ve E:2022/8007, K:2023/2771 sayılı kararıyla yeni bir bilirkişi heyetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, maden mühendisi, jeoloji mühendisi, ziraat mühendisi, orman mühendisi, inşaat mühendisi, harita mühendisi ve iki biyologdan oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasında yer alan bilgi-belgelerin ve mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; esas alınan meteorolojik verilerin bilimsel açıdan uygun olmadığı, toz emisyonuna yönelik olarak yapılan değerlendirmelerin yetersiz olduğu ve bu hususa ilişkin olarak kullanılacak filtrelerin özelliklerine ve kapasitelerine yönelik somut bir bilginin olmadığı, hava kalitesi modelleme çalışmalarının yetersiz ve teknik açıdan uygun olmadığı, depolama alanlarının eğimden dolayı risk oluşturacağı, ÇED alanı olarak 24,91 hektarlık alanın hesaplamalarının teknik olarak raporda olmadığı, sınır değer olan 25 ha yakın bir değer seçildiği, projedeki ünitelerin teknik özellikleri ve kapladığı alan verileri olmadan harita üzerinde otomatik değerler verilerek alan hesaplamasının yapıldığı, pasa, bitkisel toprak depolama alanı gibi hesaplamaların teknik olarak ve bilimsel yöntemler çerçevesinde yanlış hesaplandığı, maden alanında sondaj yapılmadan karot verileri değerlendirilmeden alan talebinde bulunulduğu, proje tanıtım dosyasında yapılacak faaliyetlerin bölgenin tarım ve hayvancılığına etkisi üzerine yeterli bir bir araştırmanın olmadığı, söz konusu faaliyetin proje sahası yakınlarında yer alan su kaynaklarına yönelik etkisinin yeterince değerlendirilmediği, genel anlamda verilen taahhütlerin yüzeysel ve yetersiz olduğu, olası risk durumlarına karşı alınacak önlemlere yeterince yer verilmediği, eksik literatür bilgisine dayalı olarak bazı tespit ve önlemlerden bahsedildiği, florastik ve faunistik açıdan yetersiz olduğu, kesilecek ağaç sayısına yönelik olarak ağaç sayısı detayına yer verilmediği, 200 metreküp emval üretileceğine ilişkin tahmini bir değere yer verildiği, fazla ve aşırı yağış halinde herhangi bir çözüm önerisinin getirilmediği ve bölge coğrafyası düşünüldüğünde bu hususun önemli bir eksiklik olduğu, yapılan bir çok hesaplamanın tahmini değerler esas alınarak yapıldığı, bilimsel ve teknik alt yapısının olmadığı, belirtilen iş ekipmanı, personel ve verimin %20 gibi düşük bir değer ile hedeflenen yıllık üretimin gerçekleşmesinin teknik ve bilimsel açıdan mümkün olmadığı, ÇED alanının 24,91 ha olduğu, 25 ha’lık yasal sınırına çok yakın değer olması (fark 0,09 ha) ve 24,91 değerinin hesaplamalarının tamamen tahmini olduğu, jeolojik, jeofizik etüt çalışmaları yapılmadan belirlendiği, arazideki eğim faktörü ve -+5 m uydu koordinat farkının esas alınmadığı, faaliyetin İkizdere Çayı üzerine etkilerinin yeterince değerlendirilmediği, projede öngörülen faaliyet için hazırlanan raporun içeriğinin eksik olduğu ve etkilerinin tam değerlendirilmediği, çevreyi korumak için gerekli önleyici önlemleri içermediği, bilimsel ve teknik yönden yeterli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yukarıda özetlenen her iki bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yapılması planlanan "RN:... (ER:...) Numaralı Mermer (Bazalt) Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi (100.000 m3/yıl-24,91 ha)" projesi ile ilgili olarak verilen dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı idare tarafından, bilirkişi raporuna yönelik yapılan itirazların dikkate alınmaksızın verilen Mahkeme kararı ile gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, diğer taraftan, bir kısım davacılar yönünden ehliyet ret kararı verilmiş iken, davalı idare lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemiş olmasının da hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
2- Davalı yanında müdahil tarafından, toz oluşumuyla ilgili PTD'de detaylı bilginin verildiği, bunun dışında filtre özelliklerine PTD'de yer verilmemesinin PTD'yi kusurlandırmayacağı, PTD mevcut işletmeden önce hazırlandığından kümülatif etki değerlendirme hesabında dikkate alınamasa da, bunun dışında kümülatif etki değerlendirmesinin yapıldığı, meteorolojik hesaplamalarla ilgili soyut değerlendirmeler yapıldığı, PTD'de yer alan hesaplamaların bilimsel olduğu, kontrollü şartlarda çalışılacağının taahhüt edildiği, pasa oluşmayacağı için öncesinde detaylı analiz yapılmasına gerek duyulmadığı, bitkisel toprağın akma veya taşma ihtimalinin bilirkişilerin yorumu olduğu, proje kapsamında verilen taahhütler uyulduğu müddetçe arıcılık ve hayvancılığın olumsuz etkilenmeyeceği, PTD'de alan özelinde detaylı vejetasyon çalışmasının yapıldığı, İyidere akiferinin neden korunmasının mümkün olmadığı ile ilgili bilirkişi değerlendirmesinin soyut nitelikte olduğu, sonuç olarak denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 04/07/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :
Dava; Rize İli, İkizdere İlçesi, ... Köyünde, ... Turizm İnşaat Yatırım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılması planlanan "RN:... (ER:...) Numaralı Mermer (Bazalt) Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi (100.000 m3/yıl-24,91 ha) projesi ile ilgili olarak Rize Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünce verilen ... tarih ve E-... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılmıştır.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; g) Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı, ğ) Çevresel etki değerlendirmesi gereklidir kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projelerin çevresel etkilerinin incelenerek, çevresel etkilerinin daha detaylı incelenmesi amacıyla Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının gerektiğini belirten Bakanlık kararını, ... ifade eder." olarak tanımlanmış, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliğe ekli EK-I Çevresel Etki Değerlendirmesi Uygulanacak Projeler Listesinin 27- Madencilik projeleri: "a) (Değişik:RG-19/4/2019-30750) 25 hektar ve üzeri arazi yüzeyinde (Kazı ve döküm alanı dahil) planlanan açık işletmeler, ..." sayılmış iken, EK-II Seçme - Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler Listesinin 49. maddesinde ise; "a) (Değişik:RG-14/6/2018-30451) Madenlerin çıkarılması (Ek-1 listesinde yer almayanlar), ..." olarak sayılmıştır.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda; ÇED alanı olarak 24,91 hektarlık alanın hesaplamalarının teknik olarak raporda olmadığı, sınır değer olan 25 ha yakın bir değer seçildiği, projedeki ünitelerin teknik özellikleri ve kapladığı alan verileri olmadan harita üzerinde otomatik değerler verilerek alan hesaplamasının yapıldığı, pasa, bitkisel toprak depolama alanı gibi hesaplamaların teknik olarak ve bilimsel yöntemler çerçevesinde yanlış hesaplandığı, maden alanında sondaj yapılmadan karot verileri değerlendirilmeden alan talebinde bulunulduğu yönünde tespitlerin bulunduğu dikkate alındığında, proje alanının 25 ha sınırının altında olması nedeniyle projenin seçme eleme kriterlerine tabi olarak değerlendirildiği görülmekte ise de, esasen projenin 25 ha sınırının üzerinde olduğu anlaşıldığından, çevresel etkilerinin daha detaylı incelenmesi amacıyla ÇED raporu hazırlanarak ÇED sürecinin işletilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, söz konusu proje hakkında ÇED süreci işletilmek suretiyle ÇED kararı verilmesi gerektiği yönündeki gerekçenin de eklenmesi suretiyle Mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/557
Karar No : 2024/4479
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... İnşaat Yatırım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) :
1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
7- ...
8- ...
9- ...
10- ...
11- ...
12- ...
13- ...
14- ...
15- ...
16- ...
17- ...
**VEKİLLERİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Rize İli, İkizdere İlçesi, ... Köyünde, ... Turizm İnşaat Yatırım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılması planlanan "RN:... Numaralı Mermer (Bazalt) Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi (100.000 m3/yıl-24,91 ha) projesi ile ilgili olarak Rize Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünce verilen ... tarih ve E-... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacılardan ... ile ... yönünden davanın ehliyet yönünden reddi, diğer davacılar yönünden ise dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 24/11/2020 tarih ve E:2020/10220, K:2020/11446 sayılı kararıyla temyiz edilen iptale ilişkin kısmının keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 15/03/2023 tarih ve E:2022/8007, K:2023/2771 sayılı kararıyla yeni bir bilirkişi heyetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, maden mühendisi, jeoloji mühendisi, ziraat mühendisi, orman mühendisi, inşaat mühendisi, harita mühendisi ve iki biyologdan oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasında yer alan bilgi-belgelerin ve mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; esas alınan meteorolojik verilerin bilimsel açıdan uygun olmadığı, toz emisyonuna yönelik olarak yapılan değerlendirmelerin yetersiz olduğu ve bu hususa ilişkin olarak kullanılacak filtrelerin özelliklerine ve kapasitelerine yönelik somut bir bilginin olmadığı, hava kalitesi modelleme çalışmalarının yetersiz ve teknik açıdan uygun olmadığı, depolama alanlarının eğimden dolayı risk oluşturacağı, ÇED alanı olarak 24,91 hektarlık alanın hesaplamalarının teknik olarak raporda olmadığı, sınır değer olan 25 ha yakın bir değer seçildiği, projedeki ünitelerin teknik özellikleri ve kapladığı alan verileri olmadan harita üzerinde otomatik değerler verilerek alan hesaplamasının yapıldığı, pasa, bitkisel toprak depolama alanı gibi hesaplamaların teknik olarak ve bilimsel yöntemler çerçevesinde yanlış hesaplandığı, maden alanında sondaj yapılmadan karot verileri değerlendirilmeden alan talebinde bulunulduğu, proje tanıtım dosyasında yapılacak faaliyetlerin bölgenin tarım ve hayvancılığına etkisi üzerine yeterli bir bir araştırmanın olmadığı, söz konusu faaliyetin proje sahası yakınlarında yer alan su kaynaklarına yönelik etkisinin yeterince değerlendirilmediği, genel anlamda verilen taahhütlerin yüzeysel ve yetersiz olduğu, olası risk durumlarına karşı alınacak önlemlere yeterince yer verilmediği, eksik literatür bilgisine dayalı olarak bazı tespit ve önlemlerden bahsedildiği, florastik ve faunistik açıdan yetersiz olduğu, kesilecek ağaç sayısına yönelik olarak ağaç sayısı detayına yer verilmediği, 200 metreküp emval üretileceğine ilişkin tahmini bir değere yer verildiği, fazla ve aşırı yağış halinde herhangi bir çözüm önerisinin getirilmediği ve bölge coğrafyası düşünüldüğünde bu hususun önemli bir eksiklik olduğu, yapılan bir çok hesaplamanın tahmini değerler esas alınarak yapıldığı, bilimsel ve teknik alt yapısının olmadığı, belirtilen iş ekipmanı, personel ve verimin %20 gibi düşük bir değer ile hedeflenen yıllık üretimin gerçekleşmesinin teknik ve bilimsel açıdan mümkün olmadığı, ÇED alanının 24,91 ha olduğu, 25 ha’lık yasal sınırına çok yakın değer olması (fark 0,09 ha) ve 24,91 değerinin hesaplamalarının tamamen tahmini olduğu, jeolojik, jeofizik etüt çalışmaları yapılmadan belirlendiği, arazideki eğim faktörü ve -+5 m uydu koordinat farkının esas alınmadığı, faaliyetin İkizdere Çayı üzerine etkilerinin yeterince değerlendirilmediği, projede öngörülen faaliyet için hazırlanan raporun içeriğinin eksik olduğu ve etkilerinin tam değerlendirilmediği, çevreyi korumak için gerekli önleyici önlemleri içermediği, bilimsel ve teknik yönden yeterli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yukarıda özetlenen her iki bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yapılması planlanan "RN:... (ER:...) Numaralı Mermer (Bazalt) Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi (100.000 m3/yıl-24,91 ha)" projesi ile ilgili olarak verilen dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı idare tarafından, bilirkişi raporuna yönelik yapılan itirazların dikkate alınmaksızın verilen Mahkeme kararı ile gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, diğer taraftan, bir kısım davacılar yönünden ehliyet ret kararı verilmiş iken, davalı idare lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemiş olmasının da hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
2- Davalı yanında müdahil tarafından, toz oluşumuyla ilgili PTD'de detaylı bilginin verildiği, bunun dışında filtre özelliklerine PTD'de yer verilmemesinin PTD'yi kusurlandırmayacağı, PTD mevcut işletmeden önce hazırlandığından kümülatif etki değerlendirme hesabında dikkate alınamasa da, bunun dışında kümülatif etki değerlendirmesinin yapıldığı, meteorolojik hesaplamalarla ilgili soyut değerlendirmeler yapıldığı, PTD'de yer alan hesaplamaların bilimsel olduğu, kontrollü şartlarda çalışılacağının taahhüt edildiği, pasa oluşmayacağı için öncesinde detaylı analiz yapılmasına gerek duyulmadığı, bitkisel toprağın akma veya taşma ihtimalinin bilirkişilerin yorumu olduğu, proje kapsamında verilen taahhütler uyulduğu müddetçe arıcılık ve hayvancılığın olumsuz etkilenmeyeceği, PTD'de alan özelinde detaylı vejetasyon çalışmasının yapıldığı, İyidere akiferinin neden korunmasının mümkün olmadığı ile ilgili bilirkişi değerlendirmesinin soyut nitelikte olduğu, sonuç olarak denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 04/07/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :
Dava; Rize İli, İkizdere İlçesi, ... Köyünde, ... Turizm İnşaat Yatırım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılması planlanan "RN:... (ER:...) Numaralı Mermer (Bazalt) Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi (100.000 m3/yıl-24,91 ha) projesi ile ilgili olarak Rize Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünce verilen ... tarih ve E-... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılmıştır.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; g) Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı, ğ) Çevresel etki değerlendirmesi gereklidir kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projelerin çevresel etkilerinin incelenerek, çevresel etkilerinin daha detaylı incelenmesi amacıyla Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının gerektiğini belirten Bakanlık kararını, ... ifade eder." olarak tanımlanmış, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliğe ekli EK-I Çevresel Etki Değerlendirmesi Uygulanacak Projeler Listesinin 27- Madencilik projeleri: "a) (Değişik:RG-19/4/2019-30750) 25 hektar ve üzeri arazi yüzeyinde (Kazı ve döküm alanı dahil) planlanan açık işletmeler, ..." sayılmış iken, EK-II Seçme - Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler Listesinin 49. maddesinde ise; "a) (Değişik:RG-14/6/2018-30451) Madenlerin çıkarılması (Ek-1 listesinde yer almayanlar), ..." olarak sayılmıştır.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda; ÇED alanı olarak 24,91 hektarlık alanın hesaplamalarının teknik olarak raporda olmadığı, sınır değer olan 25 ha yakın bir değer seçildiği, projedeki ünitelerin teknik özellikleri ve kapladığı alan verileri olmadan harita üzerinde otomatik değerler verilerek alan hesaplamasının yapıldığı, pasa, bitkisel toprak depolama alanı gibi hesaplamaların teknik olarak ve bilimsel yöntemler çerçevesinde yanlış hesaplandığı, maden alanında sondaj yapılmadan karot verileri değerlendirilmeden alan talebinde bulunulduğu yönünde tespitlerin bulunduğu dikkate alındığında, proje alanının 25 ha sınırının altında olması nedeniyle projenin seçme eleme kriterlerine tabi olarak değerlendirildiği görülmekte ise de, esasen projenin 25 ha sınırının üzerinde olduğu anlaşıldığından, çevresel etkilerinin daha detaylı incelenmesi amacıyla ÇED raporu hazırlanarak ÇED sürecinin işletilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, söz konusu proje hakkında ÇED süreci işletilmek suretiyle ÇED kararı verilmesi gerektiği yönündeki gerekçenin de eklenmesi suretiyle Mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.