‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku

Danıştay 4. Daire E.2023/5010 K.2024/6652

Esas No: 2023/5010 · Karar No: 2024/6652 · Karar Tarihi: 25.11.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5010
Karar No : 2024/6652

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Dairesi Başkanlığı)

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Derneği

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Adalar ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı, mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın, idari bina, kafeterya, restaurant, havuz, güneşlenme yeri olarak davacı tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle 10/09/2014 - 27/05/2016 tarihleri arasındaki dönem için 740.078,90TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimsil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dava dosyasındaki bilgi ve belgelerle hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacının anılan taşınmazı 10/09/2014-27/05/2016 tarihleri arasındaki işgali nedeniyle ödemesi gereken ecrimisil bedelinin 275.821,67-TL olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 464.257,23-TL’lik kısmının iptaline, 275.821,67-TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Devletin mülkiyetinde bulunan taşınmazın davacı tarafından işgal edildiği, kamuya ait alanın herhangi bir izin olmaksızın kullanmanın haklı olamayacağı, 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğine göre, taşınmazın emlak vergisine esas değerinin %3'ünden daha az birim bedel belirlenemeyeceği, bilirkişilerce hesaplanan ecrimisil bedelinin düşük olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde; "Ecrimisil" Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın İdarece talep edilen tazminat; "Fuzuli şagil" ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır.
Anılan Yönetmelik hükümlerine dayanılarak çıkarılan 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında; "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." 5. fıkrasında ise; "Emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri belirlenmemiş olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler için ecrimisil tespit ve takdirinde, birim değeri belirlenen en yakın emsal taşınmazın emlak vergisine esas metre kare birim değeri dikkate alınır." hükümleri yer almıştır.
Dava dosyası ve dosyada yer alan bilirkişi raporu birlikte incelendiğinde; ecrimisil ihbarnamesine konu taşınmazın Emlak Vergisine esas 2014 yılı asgari m2 değerinin 1680,00-TL olduğu, bu bedelin %3’ünün 50,40-TL olduğu, davalı idarenin bu bedelin %5’ini alarak m2 ecrimisil bedelini 84,00-TL olarak belirlediği, bu bedelin fahiş olduğu, zira Ada'da aktif yaşamın (nüfus yoğunluğu, mekân kullanım ulaşım kolaylığı) yaz sezonu ile sınırlı olduğu, taşınmazın bulunduğu yer, işgal dönemindeki mevcut kullanım durumu, yeri, konumu, ulaşım durumu, kiralanabilme özellikleri, getirebileceği kira değeri, işgalcisine sağladığı ekonomik getiri, davalı idarece kullanılabilme özelliği, emsal ecrimisil değerleri, ticari sirkülasyonu, ecrimisil tespitine artı ve eksi yönde etken diğer hususlar ile günün ekonomik koşulları, işgalli taşınmazın tapulu olma durumu ve değişen ekonomik koşullar göz önünde tutularak, 2014 yılı için idarece takdir edilen m2 birim ecrimisil bedeli 84,00-TL/m2'nin ticari amaçlı ve 12 aylık kullanımlar için uygun bedel olduğu, ancak davacının dava konusu yeri aktif olarak sezonluk ve spor amaçlı kullandığı dikkate alındığında, idarece emlak vergi değerinin %5’i olan 84,00-TL’nin dava konusu yer için yüksek olduğundan, bu bedelin 1/3’ üne yakın olan 30,00-TL/m2 bedelin uygun bedel olarak belirlendiği, TUİK-ÜFE endeksi uygulanmak suretiyle yapılan hesaplama sonucunda, bilirkişilerce 275.821,67-TL ecrimisil bedeli olarak hesaplandığı, İdare Mahkemesince de bu doğrultuda karar verildiği görülmüştür.
İşgal nedeniyle alınan bir tazminat olan ecrimisilin tutarının hesaplanmasında; taşınmazın mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı, varsa önceki dönem kira ve emsal ecrimisil bedelleri gibi tüm faktörlerin etkili olduğu, ayrıca 336 Sıra No.lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin %3'ünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edileceği hükmü ile emsal ecrimisil ve kira bedellerinin de dikkate alınması gerektiği kuşkusuzdur.
Ecrimisil istenilen işgal konusu taşınmazın, 13/07/2016 tarihli tespit tutanağı ve ekinde bulunan fotoğraflardan davacı tarafından idari bina, kafeterya, restaurant, havuz, güneşlenme yeri olarak kullanıldığı, ecrimisil istenilen dönemler dikkate alındığında 20/08/2011 tarihinde yürürlüğe giren 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği hükümlerine göre tarım dışı kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin %3'ünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; İdare Dava Dairesince gerek duyulması halinde bilirkişilerden ek rapor alınarak, taşınmazda ticari faaliyette bulunulup bulunulmadığı hususlarına dikkat edilerek, taşınmazın emlak vergi değerinin %3'ünden az olmayacak şekilde belirlenecek birim bedeline işgal dönemi yılları için yeniden değerleme oranları uygulanarak hesaplama yapmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, bilirkişi kurulunca hatalı değerlendirme sonucunda hesaplanan 275.821,67-TL'lik ecrimisil hesabında ve buna dayalı olarak verilen İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?