Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/10296 K.2024/5527
T.C. DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10296
Karar No : 2024/5527
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyü, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... kadastro parselleri olmak üzere toplam 14 adet kadastro parselinden gelen toplam 25.726,73 m2'lik hakedişine karşılık toplulaştırma işlemindeki parsel endeksleri dikkate alınarak kendisine tahsis edilen toplam 25.614,73 m2'lik alanın dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda ..., ...,..., ..., ..., ..., ......ve ...nolu parseller olmak üzere toplam 8 adet parselden küçük paylar şeklinde kendisine tahsis edildiği ve davacının toplulaştırma işlemi sonucunda kendisine tahsisin yapıldığı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu parsellerde çok sayıda kişi ile birlikte paydaş duruma getirildiği, bu nedenlerle dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda davacının kendisine..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu parsellerde tahsis edilen alanları pratikte kullanma olanağının bulunmadığı, kullanabilse dahi bu parsellerin birbirine uzak mesafelerde bulunması ve davacının bu parsellerdeki paylarının miktarının küçük olmasından dolayı davacının bu parsellerdeki payında tarımsal faaliyetlerde bulunmasının da davacı açısından işgücü, sermaye, zaman vs. kaybına yol açacağı, bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde dava konusu toplulaştırma işleminde davacının toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu ve dava konusu ettiği parseller olan ..., ..., ..., ...... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parsellerindeki paylarının dağıtımı yönünden yukarıda anılan mevzuat hükümleri ile toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine aykırı davranıldığı, ... ve ... sayılı parseller yönünden ise, davacının anılan taşınmazlar ile ilgili bir mülkiyet ilişkisinin bulunmadığından, belirtilen parseller yönünden dava konusu toplulaştırma işleminin iptalinin istenilmesinde menfaatinin ve dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parseller yönünden dava konusu işlemin iptaline, ... ve ... sayılı parseller yönünden ise davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu parsellerin mevcutta olan, halihazırda kullanılan yol ve kanalet nedeniyle bölündüğü, sulama şebeke hatları dikkate alınarak planlama yapılmış olup, buna göre parselasyon planları hazırlandığı, ileriye dönük öngörülerde bulunarak sonuçlara varmanın yanlış olduğu, dava konusu toplulaştırma kapsamına alınan bölgedeki mevcut projeler ve fiili durum üzerinden en verimli ve en uygun projenin uygulandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10296
Karar No : 2024/5527
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyü, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... kadastro parselleri olmak üzere toplam 14 adet kadastro parselinden gelen toplam 25.726,73 m2'lik hakedişine karşılık toplulaştırma işlemindeki parsel endeksleri dikkate alınarak kendisine tahsis edilen toplam 25.614,73 m2'lik alanın dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda ..., ...,..., ..., ..., ..., ......ve ...nolu parseller olmak üzere toplam 8 adet parselden küçük paylar şeklinde kendisine tahsis edildiği ve davacının toplulaştırma işlemi sonucunda kendisine tahsisin yapıldığı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu parsellerde çok sayıda kişi ile birlikte paydaş duruma getirildiği, bu nedenlerle dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda davacının kendisine..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu parsellerde tahsis edilen alanları pratikte kullanma olanağının bulunmadığı, kullanabilse dahi bu parsellerin birbirine uzak mesafelerde bulunması ve davacının bu parsellerdeki paylarının miktarının küçük olmasından dolayı davacının bu parsellerdeki payında tarımsal faaliyetlerde bulunmasının da davacı açısından işgücü, sermaye, zaman vs. kaybına yol açacağı, bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde dava konusu toplulaştırma işleminde davacının toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu ve dava konusu ettiği parseller olan ..., ..., ..., ...... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parsellerindeki paylarının dağıtımı yönünden yukarıda anılan mevzuat hükümleri ile toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine aykırı davranıldığı, ... ve ... sayılı parseller yönünden ise, davacının anılan taşınmazlar ile ilgili bir mülkiyet ilişkisinin bulunmadığından, belirtilen parseller yönünden dava konusu toplulaştırma işleminin iptalinin istenilmesinde menfaatinin ve dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parseller yönünden dava konusu işlemin iptaline, ... ve ... sayılı parseller yönünden ise davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu parsellerin mevcutta olan, halihazırda kullanılan yol ve kanalet nedeniyle bölündüğü, sulama şebeke hatları dikkate alınarak planlama yapılmış olup, buna göre parselasyon planları hazırlandığı, ileriye dönük öngörülerde bulunarak sonuçlara varmanın yanlış olduğu, dava konusu toplulaştırma kapsamına alınan bölgedeki mevcut projeler ve fiili durum üzerinden en verimli ve en uygun projenin uygulandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.