Danıştay 2. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 2. Daire E.2021/6207 K.2024/1875
Özet: 1) Uyuşmazlık, Tarsus İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından polis memuru olarak görev yapan davacının 16 aylık uzun süreli durdurma cezasına tabi tutulması gerektiği, ancak 15. maddede öngörülen alt ceza füzesiyle 6 aylık kısa süreli durdurma cezasına geçilmesini istediği disiplin cezasına ilişkin Mersin Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali taleptir. 2) Danıştay, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca davayı inceleyip, disiplin soruşturması raporunda belirtilen telefon aramalarının görev süresinin dışarıda gerçekleştiğini tespit ederek, “hizmet içinde resmi
T.C. DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/6207
Karar No: 2024/1875
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Valiliği
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Dava; Tarsus İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi uyarınca alt ceza uygulanmak suretiyle 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla tecziyesine ilişkin Mersin Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; disiplin soruşturması raporu ve eki belgeler incelendiğinde, davacı ifadesinde müşteki G.A.'nın adresini tespit etmek için gün içerisinde cep telefonu ile aradığını beyan etmekte ise de, davacının 27/06/2013 günü 08:00-19:00 saatleri arasında görevli olduğu, arama kayıtlarının yer aldığı HTS raporuna göre davacının cep telefonu ile 27/06/2013 günü görevli olduğu zaman içerisinde saat 18:16 sıralarında müşteki G.A.'yı aradığı, diğer görüşmelerin ise aynı gün içerisinde mesai saati dışında (21:08, 21:09, 21:15, 21:31, 21:34, 21:46) yapıldığı, dolayısıyla davacının görev sebebiyle müştekiyi aramadığı anlaşıldığından, davacıya isnat edilen "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilinin sübuta erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; G.A.'nın birlikte yaşadığı K.A. isimli şahıstan şiddet gördüğü gerekçesiyle verilen koruma kararına istinaden haftada bir defa polis merkezi amirinin bilgisi dâhilinde kontrol amacıyla gidip imzasını aldıkları, kontroller için yeni adres tespiti amacıyla Polis Merkezinden telefonunu temin ederek G.A.'yı aradığı, G.A.'nın K.A.'nın evde olduğunu söyleyip saat 21:00'dan sonra aramasını söylediği, belirttiği saatte aradığında telefonun arızalı olması nedeniyle zor iletişim kurduklarından G.A.'yı bir kaç kez aramak zorunda kaldığını, eve sürekli polis gelmesinden rahatsız olan K.A.'nın baskı ve telkinleriyle G.A.'nın hakkında şikayette bulunduğu, iddia edilen sözleri sarf etmediği, telefonla arama amacının görevi gereği şahsa yardımcı olmaktan başka bir şey olmadığı, G.A.'nın sonradan şikayetinden vazgeçtiği yönünde savcılığa vermiş olduğu ek ifadeye itibar edilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Tarsus İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında G.A. isimli kadının Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu 28/06/2013 günlü şikayet dilekçesinde; eşinden şiddet gördüğü için kendisine koruma verildiğini, Yenimahalle Polis Merkezinden gelen ekipte görevli polis memuru davacının kendisine hitaben "çok güzelmişsin, bekar olsam seni alırdım" dediğini, dilekçe tarihinden bir gün önce aynı polisin kendisine ait cep telefonunu arayarak sizinle çıkabilir miyim, sizinle ilişkide bulunabilir miyiz diyerek, kendisine mesaj atmasını istediğini, size telefon getireyim telefonunuzda sıkıntı var diyerek rahatsız ettiğini, aynı gün akşam saat 22:00 sıralarında bir saat içerisinde yaklaşık 10 kez arayıp her seferinde aynı şeyleri söylemeye devam ettiğini beyan etmesi üzerine yapılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen ... günlü, ... sayılı soruşturma raporu ile HTS kayıtlarının incelenmesi sonucu davacının 27/06/2013 günü 18:16-21:46 saatleri arasında 7 defa G.A.'yı aradığının tespiti üzerine söz konusu fiil sabit görülerek Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca davacının 16 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasının teklif edildiği, soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda Mersin Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla aynı Tüzüğün 15. maddesi uyarınca alt ceza uygulamasıyla davacının 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla tecziyesi üzerine temyizen görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan (Mülga) Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesinde; "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili 16 ay süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; anılan Tüzüğün 15. maddesinde ise; kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısının uygulanabileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kamu görevlisine soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için isnat edilen fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delillerle ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde; birlikte yaşadığı K.A. isimli şahıstan şiddet gören G.A. için verilen koruma kararına istinaden tahsis edilen koruma ekibinde görevli polis memuru davacının kendisini telefonla rahatsız ettiği yönünde G.A tarafından savcılığa verilen şikayet dilekçesi üzerine davacı hakkında başlatılan soruşturmada; davacının ifadesinde; koruma kararı gereğince haftada bir kere karakol amirinin emri ile şahsın kontrol edilerek imzasının alındığını, olay günü de bu amaçla ekip arkadaşı ile G.A.'nın evine gittiklerini, ekip otosundan aşağıya inmeden G.A.'nın kendisinin oturduğu tarafa geldiğini, kontrol çizelgesini imzaladığını, G.A.'ya herhangi bir sorunun olup olmadığını sorduğunda kocası tarafından halen şiddet gördüğünü, onun kendisini eve kilitlediğini anlattığını; ancak şikayetçi olmayacağını söylediğini, şikayetçi olması durumunda gerekli işlemlerin yapılabileceğini kendisine anlattığını, o gün adresten taşınacaklarını söylediğini, yeni adresini polis merkezine bildirmediğini, bu nedenle polis merkezinden temin ettiği telefonla 18:00 sıralarında G.A.'yı aradığını, herhangi sıkıntısı olup olmadığını sorup, yeni adresini vermesi gerektiğini, bu adreste kontrole devam edeceklerini bildirdiğini, telefon görüşmesinde konuşmalar kesik kesik geldiğinden görüşmenin zorlukla yapıldığını, bu görüşmede yeni adresini bilmediğini söylediğinde G.A.'ya konuşmalar anlaşılmadığı için komşundan emanet bir telefon almasını, adresini öğrendikten sonra on dakika içinde tekrar arayacağını söylediğinde G.A.'nın on dakika sonra aramamasını, birlikte yaşadığı K.A.'nın eve geleceğini, saat 21:00'den sonra K.A. evden ayrıldığında aramasını söylediğini, istirahatli iken 21:00 sıralarında yeni adresini bildirmesi için tekrar aradığını, G.A.'nın komşusundan emanet telefon alamadığını, kapı kilitli olduğundan dolayı dışarı çıkamadığını anlatıp yeni adresini kendisine verdiğini, telefondaki arızadan sesi kesik kesik geldiği için üst üste birkaç kez arama yaparak görüşme yapabildiklerini, bu görüşmeler sırasında iddia edilen sözleri kesinlikle sarf etmediğini, sadece adres bilgisi için bu görüşmenin yapıldığını beyan ettiği; G.A.'nın davacının telefonla kendisini rahatsız ettiği yönündeki 28/06/2013 tarihli şikayet dilekçesi sonrasında savcılığa vermiş olduğu 16/08/2013 tarihli ek ifadede; davacının kendini rahatsız ettiğini; ancak kendisi şikayetçi olmak istemese de birlikte yaşadığı kişinin telkiniyle şikayetçi olduğunu, G.A.'nın 09/09/2013 tarihinde emniyet birimine verdiği ifadede; birlikte yaşadığı şahsın tehdidi ile davacının kendisine telefonla rahatsızlık verdiği yönünde şikayette bulunduğunu, ölümle tehdit edildiği ve ifade sırasında K.A. da yanında bulunduğu için savcılıkta verdiği ek ifadede önceki ifadesini değiştiremediğini, davacının kendisini adres değişikliği için aradığını, rahatsız etmediğini, G.A.'nın soruşturma aşamasında muhakkike verdiği 12/09/2013 tarihli son ifadede ise; davacının telefonda bekar olsan seni alırdım, sana telefon getireyim, benimle ilişki kurmak istersen ben buradayım ararsan görüşürüz şeklinde beyanlarda bulunduğunu, davacıdan şikayetçi olmadığını beyan ettiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; 27/06/2013 tarihli görev listesi uyarınca davacının 08:00-19:00 saatleri arasında görevli olduğu, arama kayıtlarının yer aldığı HTS raporuna göre davacının cep telefonu ile G.A.'yı 27/06/2013 günü mesai saati içerisinde ilk kez 18:16'da sonrasında ise mesai saati dışında 21:08, 21:09, 21:15, 21:31, 21:34, 21:46 olmak üzere toplamda 7 kez aradığı anlaşılmakla; HTS raporundaki kayıtlar incelendiğinde davacının görev gereği yaptığını iddia ettiği aramada adres bilgisi almaya çalışırken telefondaki arızadan dolayı bir kaç kez arama yapmak zorunda kaldığı yönündeki savunmasını destekler şekilde aramalardaki konuşma sürelerinin kısa ve aramalar arasındaki saat aralıklarının birbirine yakın olduğu, şikayetçi G.A.'nın vermiş olduğu tüm ifadelerin birbiriyle çeliştiği, davacıya isnat olunan fiille ilgili davacı hakkında cinsel taciz suçundan yapılan ceza yargılamasında müştekinin soruşturma aşamasında şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle davanın düşürülmesine karar verildiği, davacının üzerine atılı suçu işlediğine dair başkaca somut bir delilin bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının üzerine atılı fiilin sübuta ermediği kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla, davacıya isnat edilen eylemin sübut bulduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği sonucuna varılmakla dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2021/6207
Karar No: 2024/1875
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Valiliği
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Dava; Tarsus İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi uyarınca alt ceza uygulanmak suretiyle 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla tecziyesine ilişkin Mersin Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; disiplin soruşturması raporu ve eki belgeler incelendiğinde, davacı ifadesinde müşteki G.A.'nın adresini tespit etmek için gün içerisinde cep telefonu ile aradığını beyan etmekte ise de, davacının 27/06/2013 günü 08:00-19:00 saatleri arasında görevli olduğu, arama kayıtlarının yer aldığı HTS raporuna göre davacının cep telefonu ile 27/06/2013 günü görevli olduğu zaman içerisinde saat 18:16 sıralarında müşteki G.A.'yı aradığı, diğer görüşmelerin ise aynı gün içerisinde mesai saati dışında (21:08, 21:09, 21:15, 21:31, 21:34, 21:46) yapıldığı, dolayısıyla davacının görev sebebiyle müştekiyi aramadığı anlaşıldığından, davacıya isnat edilen "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilinin sübuta erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; G.A.'nın birlikte yaşadığı K.A. isimli şahıstan şiddet gördüğü gerekçesiyle verilen koruma kararına istinaden haftada bir defa polis merkezi amirinin bilgisi dâhilinde kontrol amacıyla gidip imzasını aldıkları, kontroller için yeni adres tespiti amacıyla Polis Merkezinden telefonunu temin ederek G.A.'yı aradığı, G.A.'nın K.A.'nın evde olduğunu söyleyip saat 21:00'dan sonra aramasını söylediği, belirttiği saatte aradığında telefonun arızalı olması nedeniyle zor iletişim kurduklarından G.A.'yı bir kaç kez aramak zorunda kaldığını, eve sürekli polis gelmesinden rahatsız olan K.A.'nın baskı ve telkinleriyle G.A.'nın hakkında şikayette bulunduğu, iddia edilen sözleri sarf etmediği, telefonla arama amacının görevi gereği şahsa yardımcı olmaktan başka bir şey olmadığı, G.A.'nın sonradan şikayetinden vazgeçtiği yönünde savcılığa vermiş olduğu ek ifadeye itibar edilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Tarsus İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında G.A. isimli kadının Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu 28/06/2013 günlü şikayet dilekçesinde; eşinden şiddet gördüğü için kendisine koruma verildiğini, Yenimahalle Polis Merkezinden gelen ekipte görevli polis memuru davacının kendisine hitaben "çok güzelmişsin, bekar olsam seni alırdım" dediğini, dilekçe tarihinden bir gün önce aynı polisin kendisine ait cep telefonunu arayarak sizinle çıkabilir miyim, sizinle ilişkide bulunabilir miyiz diyerek, kendisine mesaj atmasını istediğini, size telefon getireyim telefonunuzda sıkıntı var diyerek rahatsız ettiğini, aynı gün akşam saat 22:00 sıralarında bir saat içerisinde yaklaşık 10 kez arayıp her seferinde aynı şeyleri söylemeye devam ettiğini beyan etmesi üzerine yapılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen ... günlü, ... sayılı soruşturma raporu ile HTS kayıtlarının incelenmesi sonucu davacının 27/06/2013 günü 18:16-21:46 saatleri arasında 7 defa G.A.'yı aradığının tespiti üzerine söz konusu fiil sabit görülerek Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca davacının 16 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasının teklif edildiği, soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda Mersin Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla aynı Tüzüğün 15. maddesi uyarınca alt ceza uygulamasıyla davacının 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla tecziyesi üzerine temyizen görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan (Mülga) Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesinde; "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili 16 ay süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; anılan Tüzüğün 15. maddesinde ise; kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısının uygulanabileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kamu görevlisine soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için isnat edilen fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delillerle ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde; birlikte yaşadığı K.A. isimli şahıstan şiddet gören G.A. için verilen koruma kararına istinaden tahsis edilen koruma ekibinde görevli polis memuru davacının kendisini telefonla rahatsız ettiği yönünde G.A tarafından savcılığa verilen şikayet dilekçesi üzerine davacı hakkında başlatılan soruşturmada; davacının ifadesinde; koruma kararı gereğince haftada bir kere karakol amirinin emri ile şahsın kontrol edilerek imzasının alındığını, olay günü de bu amaçla ekip arkadaşı ile G.A.'nın evine gittiklerini, ekip otosundan aşağıya inmeden G.A.'nın kendisinin oturduğu tarafa geldiğini, kontrol çizelgesini imzaladığını, G.A.'ya herhangi bir sorunun olup olmadığını sorduğunda kocası tarafından halen şiddet gördüğünü, onun kendisini eve kilitlediğini anlattığını; ancak şikayetçi olmayacağını söylediğini, şikayetçi olması durumunda gerekli işlemlerin yapılabileceğini kendisine anlattığını, o gün adresten taşınacaklarını söylediğini, yeni adresini polis merkezine bildirmediğini, bu nedenle polis merkezinden temin ettiği telefonla 18:00 sıralarında G.A.'yı aradığını, herhangi sıkıntısı olup olmadığını sorup, yeni adresini vermesi gerektiğini, bu adreste kontrole devam edeceklerini bildirdiğini, telefon görüşmesinde konuşmalar kesik kesik geldiğinden görüşmenin zorlukla yapıldığını, bu görüşmede yeni adresini bilmediğini söylediğinde G.A.'ya konuşmalar anlaşılmadığı için komşundan emanet bir telefon almasını, adresini öğrendikten sonra on dakika içinde tekrar arayacağını söylediğinde G.A.'nın on dakika sonra aramamasını, birlikte yaşadığı K.A.'nın eve geleceğini, saat 21:00'den sonra K.A. evden ayrıldığında aramasını söylediğini, istirahatli iken 21:00 sıralarında yeni adresini bildirmesi için tekrar aradığını, G.A.'nın komşusundan emanet telefon alamadığını, kapı kilitli olduğundan dolayı dışarı çıkamadığını anlatıp yeni adresini kendisine verdiğini, telefondaki arızadan sesi kesik kesik geldiği için üst üste birkaç kez arama yaparak görüşme yapabildiklerini, bu görüşmeler sırasında iddia edilen sözleri kesinlikle sarf etmediğini, sadece adres bilgisi için bu görüşmenin yapıldığını beyan ettiği; G.A.'nın davacının telefonla kendisini rahatsız ettiği yönündeki 28/06/2013 tarihli şikayet dilekçesi sonrasında savcılığa vermiş olduğu 16/08/2013 tarihli ek ifadede; davacının kendini rahatsız ettiğini; ancak kendisi şikayetçi olmak istemese de birlikte yaşadığı kişinin telkiniyle şikayetçi olduğunu, G.A.'nın 09/09/2013 tarihinde emniyet birimine verdiği ifadede; birlikte yaşadığı şahsın tehdidi ile davacının kendisine telefonla rahatsızlık verdiği yönünde şikayette bulunduğunu, ölümle tehdit edildiği ve ifade sırasında K.A. da yanında bulunduğu için savcılıkta verdiği ek ifadede önceki ifadesini değiştiremediğini, davacının kendisini adres değişikliği için aradığını, rahatsız etmediğini, G.A.'nın soruşturma aşamasında muhakkike verdiği 12/09/2013 tarihli son ifadede ise; davacının telefonda bekar olsan seni alırdım, sana telefon getireyim, benimle ilişki kurmak istersen ben buradayım ararsan görüşürüz şeklinde beyanlarda bulunduğunu, davacıdan şikayetçi olmadığını beyan ettiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; 27/06/2013 tarihli görev listesi uyarınca davacının 08:00-19:00 saatleri arasında görevli olduğu, arama kayıtlarının yer aldığı HTS raporuna göre davacının cep telefonu ile G.A.'yı 27/06/2013 günü mesai saati içerisinde ilk kez 18:16'da sonrasında ise mesai saati dışında 21:08, 21:09, 21:15, 21:31, 21:34, 21:46 olmak üzere toplamda 7 kez aradığı anlaşılmakla; HTS raporundaki kayıtlar incelendiğinde davacının görev gereği yaptığını iddia ettiği aramada adres bilgisi almaya çalışırken telefondaki arızadan dolayı bir kaç kez arama yapmak zorunda kaldığı yönündeki savunmasını destekler şekilde aramalardaki konuşma sürelerinin kısa ve aramalar arasındaki saat aralıklarının birbirine yakın olduğu, şikayetçi G.A.'nın vermiş olduğu tüm ifadelerin birbiriyle çeliştiği, davacıya isnat olunan fiille ilgili davacı hakkında cinsel taciz suçundan yapılan ceza yargılamasında müştekinin soruşturma aşamasında şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle davanın düşürülmesine karar verildiği, davacının üzerine atılı suçu işlediğine dair başkaca somut bir delilin bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının üzerine atılı fiilin sübuta ermediği kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla, davacıya isnat edilen eylemin sübut bulduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği sonucuna varılmakla dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.