‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2021/2475 K.2025/1071

Esas No: 2021/2475 · Karar No: 2025/1071 · Karar Tarihi: 20.02.2025
T.C. DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2475
Karar No : 2025/1071

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adlarına asaleten ..., ..., ...,...ve ...'a velayeten ..., ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'ın, balkondan düşmesi sonrasında kaldırıldığı Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen hatalı ve eksik müdahaleler ile gecikmeden dolayı vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla ... için 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, ... için 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, ..., ..., ..., ... ve ... 'ın her biri için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olay kapsamında düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporu ile dosya içeriğindeki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek, davacıların yakını ...'ın 26/04/2014 tarihinde evlerinin balkonundan düşmesi nedeniyle Bozova İlçe Hastanesine götürüldüğü, düzensiz solunumu, kusması olan hastanın BT ihtiyacı nedeniyle Dr. E. Ü. tarafından sevkine karar verildiği, hazır ambulans olmaması nedeniyle ailenin kendi isteği ile hastayı hastanede bekletmeden özel araçları ile Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdükleri, küçüğün acil servise ilk gelişinde muayenesi yapılarak, tetkikler istendiği, multidispliner bir şekilde ilgili branşların konsültasyonlarının yapıldığı, hastada saptanan travmanın ağırlığı dikkate alındığında sevkine karar verildiği, bu nedenle 112 ile görüşüldüğü, bu süreçte hastanın takip ve tedavisine devam edildiği, yapılan uygulamaların tıp kurallarına uygun olduğu ve yapılan tıbbi müdahalelerde davalı idareye atfedilebilecek herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, olayda hizmet kusurunun bulunduğu, tıbbi belgelerde çelişki olduğu, oluşan zararların tazmini gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
MADDİ

OLAY:
Davacıların yakını..., 26/04/2014 tarihinde evlerinin balkonundan düşmesi sonrasında Bozova Devlet Hastanesine götürülmüş, burada yapılan ilk muayene sonrasında bir üst sağlık kuruluşunda tedavi görmesi gerektiği belirtildiğinden ve hazırda ambulans olmaması nedeniyle ailesinin kendi isteğiyle özel araçla Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülmüştür. ...'ın acil servise ilk gelişinde muayenesi yapılarak, tetkikleri istenmiş, ilgili branşlardan konsültasyonları yapılmış, hastada saptanan travmanın ağırlığı dikkate alınarak ileri tetkik ve tedavi amacıyla sevkine karar verilmiş, bu nedenle 112 ile görüşülmüş, bu süreçte hastanın takip ve tedavisine devam edilmiş ancak kardiyak arrest geçiren ... tüm müdahalelere rağmen vefat etmiştir.

Bunun üzerine davacılar, olayda hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla tazminat ödenmesi talebiyle davalı idareye ön karar başvurusunda bulunmuş, başvurularının zımnen reddi üzerine bakılan davayı açmışlardır.

İdare Mahkemesince olayda hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunca düzenlenen... tarih ve ... karar numaralı raporda; " 26/04/2014 tarihinde yüksekten düşme ile götürüldüğü hastanede aynı gün öldüğü bildirilen ... kızı 2009 doğumlu ... adına düzenlenen adli ve tıbbi belgelere göre,
... küçüğün ölümünün; genel beden travmasına bağlı, sağ orbita tabanında, sağ orbita lateral duvarında kırıklar, beyin kanaması , iç organ (karaciğer, böbrek) hasarı ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, ...

...çocuğun 26/04/2014 tarihinde evlerinin balkonundan düşmesi nedeniyle Bozova İlçe Hastanesi'ne götürüldüğü, düzensiz solunumu, kusması olan hastanın BT ihtiyacı nedeniyle Dr. E. Ü. tarafından sevkine karar verildiği, hazır ambulans olmaması nedeniyle ailenin kendi isteği ile hastayı hastanede bekletmeden özel araçları ile Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdükleri, küçüğün acil servise ilk gelişinde muayenesi yapılarak, tetkikler istendiği, multidispliner bir şekilde ilgili branşların konsültasyonları yapıldığı, hastada saptanan travmanın ağırlığı dikkate alındığında sevkine karar verildiği, bu nedenle 112 ile görüşüldüğü, bu süreçte hastanın takip ve tedavisine devam edildiği, birlikte değerlendirildiğinde, uygulamaların tıp kurallarına uygun olduğu, kişinin muayene takip ve tedavisine katılan ilgili hekimlerin, yardımcı sağlık personelinin ve hastane idaresinin tıbbi uygulama hatası bulunmadığı..." yönünde görüş bildirilmiştir.

İdare Mahkemesince, anılan raporun hükme esas alınması suretiyle, yukarıda aktarılan gerekçeyle davanın reddine hükmedilmiş, anılan karara karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusu temyize konu karar ile reddedilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, başka bir ifadeyle zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

Diğer taraftan, idarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütmek yükümlülüğünün bulunduğu da tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminata ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli bir tutarı aşmaması gerekmektedir.

Dava konusu uyuşmazlıkta, davacılar yakını ...'a uygulanan tıbbi müdahalelerde kusur tespit edilememesi, davalı idarenin meydana gelen ölüm hadisesinde hizmet kusurunun bulunduğunun açıkça ortaya konulamaması karşısında, maddi tazminata hükmedilmesi koşulları oluşmamış ise de; dosya kapsamındaki hasta evrakı ve tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacıların yakını ...'ın Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesinin hangi servisinde öldüğü hususunda tıbbi belgeler ve sağlık personeli ifadeleri arasında çelişki olduğu, bir kısım tıbbi belgeler ve olay kapsamında idare tarafından aldırılan bilirkişi raporlarında ...'ın yoğun bakım ünitesine sevkinden sonra buradaki takip ve tedavileri devam ederken geçirdiği kardiyak arrest nedeniyle vefat ettiği bilgisine yer verilirken bir kısım tıbbi belgelerde "yakınlarına ulaşılamadı hasta acilde ex" ve "yakınlarına ulaşılamadı acilden ex geldi" şeklinde notların var olduğu görüldüğünden ve davacıların da dava konusu olayla ilgili temel iddiasının ...'a zamanında müdahale edilmeyerek ölümüne sebebiyet verildiği hususu olduğu dikkate alındığında hasta kayıtlarının tutulmasına dair yükümlülüğün tıbbi kayıtlar arasındaki bahsedilen çelişki nedeniyle tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmemesinden kaynaklı olarak yürütülen sağlık hizmetinin gereği gibi işletilmediği konusunda davacılarda oluşan endişe ve üzüntü nedeniyle meydana gelen manevi zararın karşılanması gerektiği açıktır.

Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, manevi tazminat isteminin reddine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı davacılar yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, maddi tazminat isteminin reddine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/02/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?