Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/5710 K.2013/9801
Özet: Mahkeme, sanığın muhafaza görevini kötüye kullanmakla suçlandığını, 289/1, 50/1-a, 52/2-4 maddelerine göre mahkumiyet yaptığını ancak tespit edilen hatalı borç ödeme tarihi ve mülk havuzunun sahibi olup olmadığı sorularını değerlendirmeden uygulanan 5 günü 90 güne çıkararak hükmü bozmakta, karar 24.06.2013’te oybirliğiyle alındı.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Muhafaza görevini kötüye kullanma
Hüküm: TCK'nın 289/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Takibe konu borcun ödendiği yönündeki savunma ve müşteki vekilinin borcun satıştan sonra ödendiği şeklindeki beyanı nazara alınarak, borcun ödeme tarihi tespit edilerek TCK'nın 289. maddesinin 2. fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
2- Sanığın, haczedilen malların sahibi olup olmadığı saptanıp hakkında TCK'nın 289. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince cezada indirim yapılması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmemesi,
3- TCK'nın 289/1. maddesinde seçimlik ceza öngörülmeyip hapis ve adli para cezasının birlikte uygulanması gerektiği, adli para cezasının alt sınırının hapis cezasının alt sınırının altında olamayacağına ilişkin TCK'nın 61/9. maddesindeki düzenlemenin ise Kanun maddesinde seçimlik ceza öngörüldüğü durumda uygulanabileceği gözetilmeden, mahkemece cezanın alt sınırdan tayin edildiği kabul edilmesine rağmen gün para cezasının TCK'nın 52/1. maddesi uyarınca 5 gün yerine 90 gün olarak fazla tayini,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 24.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Muhafaza görevini kötüye kullanma
Hüküm: TCK'nın 289/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Takibe konu borcun ödendiği yönündeki savunma ve müşteki vekilinin borcun satıştan sonra ödendiği şeklindeki beyanı nazara alınarak, borcun ödeme tarihi tespit edilerek TCK'nın 289. maddesinin 2. fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
2- Sanığın, haczedilen malların sahibi olup olmadığı saptanıp hakkında TCK'nın 289. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince cezada indirim yapılması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmemesi,
3- TCK'nın 289/1. maddesinde seçimlik ceza öngörülmeyip hapis ve adli para cezasının birlikte uygulanması gerektiği, adli para cezasının alt sınırının hapis cezasının alt sınırının altında olamayacağına ilişkin TCK'nın 61/9. maddesindeki düzenlemenin ise Kanun maddesinde seçimlik ceza öngörüldüğü durumda uygulanabileceği gözetilmeden, mahkemece cezanın alt sınırdan tayin edildiği kabul edilmesine rağmen gün para cezasının TCK'nın 52/1. maddesi uyarınca 5 gün yerine 90 gün olarak fazla tayini,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 24.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.