Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/298 K.2013/3543
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın iftira suçundan mahkumiyet kararı üzerine temyiz başvurusu ve bu başvurunun geçersiz tebliğ nedeniyle kabul edilip edilmediğiydı; Mahkeme, sanığın temyiz hakkının yasal sürede kullanıldığını kabul ederek, iftira suçunun unsurlarını oluşturmadığını belirtti ve mahkumiyet kararını bozdu.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: İftira
Hüküm: TCK'nın 267/1, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Temyiz edenler: Sanık müdafi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararın tebliğine ilişkin olarak gönderilen belgenin ''sanığın hapiste olduğu'' yolundaki şerhle iade edilmesi ve UYAP kayıtlarından sanığın tutuklu olarak cezaevinde bulunduğu anlaşılmasına karşın, terkettiği önceki konutunda Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin hukuken geçersiz olması nedeniyle, sanığın öğrenme tarihinden itibaren yasal süresi içinde müdafii marifetiyle yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerektiği, somut olayda; sanığın, Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/858 esas, 2008/146 sayılı kararı ile 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararını temyiz ederken verdiği 08.04.2008 havale tarihli dilekçesinde "Yerel mahkeme hakiminin yargılama sırasında ifadem alınırken önünü ilikle lan şeklindeki beyanına mukabil, siz bana neden lan diyorsunuz diye cevabıma aşırı tepki gösteren hakimin yargılamayı şahsileştirerek kanuni ve yasal olmayan, hukuka dayanmayan aleyhe tutumu aleyhime haksız ceza verilmesine neden olmuştur." biçimindeki açıklamalarının yasal temyiz hakkını kullanmaktan ibaret olup, iftira suçunun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: İftira
Hüküm: TCK'nın 267/1, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Temyiz edenler: Sanık müdafi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararın tebliğine ilişkin olarak gönderilen belgenin ''sanığın hapiste olduğu'' yolundaki şerhle iade edilmesi ve UYAP kayıtlarından sanığın tutuklu olarak cezaevinde bulunduğu anlaşılmasına karşın, terkettiği önceki konutunda Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin hukuken geçersiz olması nedeniyle, sanığın öğrenme tarihinden itibaren yasal süresi içinde müdafii marifetiyle yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerektiği, somut olayda; sanığın, Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/858 esas, 2008/146 sayılı kararı ile 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararını temyiz ederken verdiği 08.04.2008 havale tarihli dilekçesinde "Yerel mahkeme hakiminin yargılama sırasında ifadem alınırken önünü ilikle lan şeklindeki beyanına mukabil, siz bana neden lan diyorsunuz diye cevabıma aşırı tepki gösteren hakimin yargılamayı şahsileştirerek kanuni ve yasal olmayan, hukuka dayanmayan aleyhe tutumu aleyhime haksız ceza verilmesine neden olmuştur." biçimindeki açıklamalarının yasal temyiz hakkını kullanmaktan ibaret olup, iftira suçunun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.