Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/17967 K.2014/8679
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanarak suç işlemesi ve bu eylemin TCK 268/206 maddeleriyle ilgili yasal değerlendirmesidir. Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde görerek kararın bozulmasına karar verip hükmü iptal etti.
Tebliğname No: 9 - 2013/33594
Mahkemesi: Pendik 1. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi: 26.11.2012
Numarası: 2012/21 - 2012/1171
Suç: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç yerinin Pendik/İstanbul olarak yazılması gerekirken gösterilmemesi mahallinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için, failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, somut olayda; kolluk kuvvetleri tarafından yapılan kimlik kontrolü sırasında kimliğini ibraz etmesi istenilen sanığın hakkındaki yakalama kararlarının infazını engellemek için gerçek kimliği tespit edilene kadar 3 farklı kişinin kimlik bilgilerini beyan etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK’nın 206. maddesinde tanımlanan “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- 22.12.2011 tarihli tutanakta parmak izi tespiti yapılmadan önce iftirasından döndüğünün anlaşılması karşısında sanık hakkında TCK'nın 269/1. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Sanık hakkında TCK'nın 268/1. maddesi delaletiyle TCK'nın 267/1. maddesi uyarınca ceza tayini gerektiği halde, yazılı şekilde uygulama yapılması,
c- İddianamede uygulanması talep edilmediği halde, CMK'nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanması,
d- Sanığın en ağır cezayı içeren mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, birden fazla mahkumiyetin tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahkemesi: Pendik 1. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi: 26.11.2012
Numarası: 2012/21 - 2012/1171
Suç: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç yerinin Pendik/İstanbul olarak yazılması gerekirken gösterilmemesi mahallinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için, failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, somut olayda; kolluk kuvvetleri tarafından yapılan kimlik kontrolü sırasında kimliğini ibraz etmesi istenilen sanığın hakkındaki yakalama kararlarının infazını engellemek için gerçek kimliği tespit edilene kadar 3 farklı kişinin kimlik bilgilerini beyan etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK’nın 206. maddesinde tanımlanan “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- 22.12.2011 tarihli tutanakta parmak izi tespiti yapılmadan önce iftirasından döndüğünün anlaşılması karşısında sanık hakkında TCK'nın 269/1. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Sanık hakkında TCK'nın 268/1. maddesi delaletiyle TCK'nın 267/1. maddesi uyarınca ceza tayini gerektiği halde, yazılı şekilde uygulama yapılması,
c- İddianamede uygulanması talep edilmediği halde, CMK'nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanması,
d- Sanığın en ağır cezayı içeren mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, birden fazla mahkumiyetin tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.