Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/10470 K.2013/14602
Özet: Uyuşmazlık, bir kişinin başkasına ait kimlik bilgilerini kullanarak soruşturma ve kovuşturmayı engelleme amacıyla suç işlemesiyle ilgiliydi; mahkeme, bu eylemin TCK 268. maddeye uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasına hükmederek mahkumiyeti iptal etti.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Hüküm: TCK'nın 268. maddesi delaletiyle 267/1, 62, 58/6, 53/1-2-3 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan suçun oluşması için, failin, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği, somut olayda; yapılan asayiş uygulaması nedeniyle görevli polis memurları tarafından kimliği sorulan sanığın, hakkındaki yakalama kararlarının infazını engellemek amacıyla Adem Doğanoğlu'nun kimlik bilgilerini vermekten ibaret eyleminin; TCK'nın 206. maddesindeki "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 26.11.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Suç tarihinden 8 ay önce Sincan Yarı Açık Cezaevinden firar eden ve emniyet görevlilerince yapılan kontrol sırasında yakalanmamak için kendisini arkadaşı olan ... olarak tanıtan, daha sonra durumundan şüphelenilmesi üzerine parmak izi araştırması sonucu gerçek kimliği tespit edilen ve GBT kaydı sorgulamasında 4 ayrı yakalama müzekkeresi ile arandığı anlaşılan sanığın eyleminin; TCK'nın 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğuna ilişkin sayın çoğunluğun görüşlerine aşağıdaki arz edilen nedenlerle katılmıyorum. Şöyle ki;
1- Cezaevinden kaçma TCK'nın 292. maddesinde yer alan hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu oluşturur.
2- Bu suç Cumhuriyet savcıları tarafından re'sen soruşturulan bir suçtur.
3- Bu nedenle sanık hakkında hükümlü ve tutuklunun kaçması suçundan bir soruşturmanın var olduğunun kabulü gerekir.
4- Sanığın hakkında var olan hükümlü ve tutuklunun kaçması suçunun soruşturmasından kurtulmak, soruşturma yapılmasını engellemek maksadıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması, TCK'nın 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu oluşturur.
5- Resmi belge düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için sahte olarak düzenlenen resmi bir belgenin bulunması zorunludur.
6- Somut olayda ise sahte olarak düzenlenen bir yakalama tutanağı dahi bulunmamaktadır.
7- Dolayısıyla resmi belge düzenlenmesinde yalan beyan suçu oluşmamıştır.
Sonuç olarak, yerel mahkeme suç vasfını doğru tayin ettiğinden, doğru olan kararın onanması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun hükmün suç vasfında yanılgı nedeniyle bozulmasına ilişkin görüşlerine karşıyım.26.11.2013
Suç: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Hüküm: TCK'nın 268. maddesi delaletiyle 267/1, 62, 58/6, 53/1-2-3 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan suçun oluşması için, failin, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği, somut olayda; yapılan asayiş uygulaması nedeniyle görevli polis memurları tarafından kimliği sorulan sanığın, hakkındaki yakalama kararlarının infazını engellemek amacıyla Adem Doğanoğlu'nun kimlik bilgilerini vermekten ibaret eyleminin; TCK'nın 206. maddesindeki "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 26.11.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Suç tarihinden 8 ay önce Sincan Yarı Açık Cezaevinden firar eden ve emniyet görevlilerince yapılan kontrol sırasında yakalanmamak için kendisini arkadaşı olan ... olarak tanıtan, daha sonra durumundan şüphelenilmesi üzerine parmak izi araştırması sonucu gerçek kimliği tespit edilen ve GBT kaydı sorgulamasında 4 ayrı yakalama müzekkeresi ile arandığı anlaşılan sanığın eyleminin; TCK'nın 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğuna ilişkin sayın çoğunluğun görüşlerine aşağıdaki arz edilen nedenlerle katılmıyorum. Şöyle ki;
1- Cezaevinden kaçma TCK'nın 292. maddesinde yer alan hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu oluşturur.
2- Bu suç Cumhuriyet savcıları tarafından re'sen soruşturulan bir suçtur.
3- Bu nedenle sanık hakkında hükümlü ve tutuklunun kaçması suçundan bir soruşturmanın var olduğunun kabulü gerekir.
4- Sanığın hakkında var olan hükümlü ve tutuklunun kaçması suçunun soruşturmasından kurtulmak, soruşturma yapılmasını engellemek maksadıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması, TCK'nın 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu oluşturur.
5- Resmi belge düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için sahte olarak düzenlenen resmi bir belgenin bulunması zorunludur.
6- Somut olayda ise sahte olarak düzenlenen bir yakalama tutanağı dahi bulunmamaktadır.
7- Dolayısıyla resmi belge düzenlenmesinde yalan beyan suçu oluşmamıştır.
Sonuç olarak, yerel mahkeme suç vasfını doğru tayin ettiğinden, doğru olan kararın onanması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun hükmün suç vasfında yanılgı nedeniyle bozulmasına ilişkin görüşlerine karşıyım.26.11.2013
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.