Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/7541 K.2012/13236
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Hükümlünün cezaevinden kaçması suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanunun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2009 tarihli ve 2004/11 esas, 2009/4 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ve sanığın cezasının aynı Kanunun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki düzenleme ile 3. fıkrasındaki "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." şeklindeki infaz rejimi ile ilgili düzenleme dikkate alındığında ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06.10.2006 tarihli ve 2006/7387 esas, 2006/7351 karar sayılı bu konuya ilişkin benzer bir ilamında da belirtildiği üzere, suçun işlendiği 13.01.2004 tarihinde yürürlükte bulunmayan 5237 sayılı Kanunun 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 08.06.2012 tarih ve 2012/10191/34441 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2012 tarih ve 2012/168017 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2009 tarih, 2004/11 esas ve 2009/4 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre uygulama yapılarak; hükmün 5237 sayılı TCK'nın tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin 10 ve 11. fıkralarının karardan çıkartılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Hükümlünün cezaevinden kaçması suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanunun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2009 tarihli ve 2004/11 esas, 2009/4 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ve sanığın cezasının aynı Kanunun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki düzenleme ile 3. fıkrasındaki "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." şeklindeki infaz rejimi ile ilgili düzenleme dikkate alındığında ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06.10.2006 tarihli ve 2006/7387 esas, 2006/7351 karar sayılı bu konuya ilişkin benzer bir ilamında da belirtildiği üzere, suçun işlendiği 13.01.2004 tarihinde yürürlükte bulunmayan 5237 sayılı Kanunun 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 08.06.2012 tarih ve 2012/10191/34441 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2012 tarih ve 2012/168017 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2009 tarih, 2004/11 esas ve 2009/4 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre uygulama yapılarak; hükmün 5237 sayılı TCK'nın tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin 10 ve 11. fıkralarının karardan çıkartılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.