Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/7543 K.2010/12103
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, patlayıcı madde bulundurma, patlayıcı madde kullanma, resmi belgede sahtecilik, mala zarar verme ve silahla kasten yaralama suçlarından hüküm giymesiyle ilgilidir. (2) Mahkeme, sanığı 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca mahkum etti ancak 04.03.2006 tarihli patlayıcı madde kullanma, mala zarar verme ve silahla kasten yaralama suçlarından beraat ettirdi.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, Patlayıcı madde bulundurma, Patlayıcı madde kullanma, Resmi belgede sahtecilik, Mala zarar verme, Silahla kasten yaralama
Hüküm: 1- 5237 sayılı TCK'nın 302/1, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
2- 5237 sayılı TCK'nın 204/1, 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
3- 5237 sayılı TCK'nın 174/1, 174/2, 62, 52, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
4- 04.03.2006 tarihli patlayıcı madde kullanma, mala zarar verme ve silahla kasten yaralama eylemlerinden: Beraat
Duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 302/2. maddesindeki "Bu suçun, işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur" şeklindeki hükme göre, sanık tarafından 31.03.2006 tarihinde herkesin gelip geçtiği caddeye çiçek saksısı içinde bırakılan ve tanık...'in bulunduğu yerden alarak evine götürdüğü bombanın patlamasının, ölüm sonucunu doğurabilecek mahiyette olduğunun ekspertiz raporuyla belirlenmiş olması karşısında, sanık hakkında insan öldürmeye teşebbüs suçundan da zamanaşımı süresince dava açılıp, hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfı tayin edilmiş, patlayıcı madde bulundurma ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübutu kabul olunmuş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanığa yüklenen 04.03.2006 tarihli patlayıcı madde kullanma, mala zarar verme ve silahla kasten yaralama suçlarının sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçeleri ve duruşmalı inceleme sırasında sanık müdafiinin ileri sürdüğü yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, kısmen re'sen de temyize tabi olan mahkumiyet ve beraata ilişkin hükümlerin ONANMASINA, 02.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
TEFHİM ŞERHİ:
02.12.2010 günü verilen iş bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ...'in huzurunda, duruşmada sanık ...'in savunmasını yapmış bulunan Av. ...'ın yokluğunda 08.12.2010 tarihinde usulen ve açık olarak tefhim olundu.
Suç: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, Patlayıcı madde bulundurma, Patlayıcı madde kullanma, Resmi belgede sahtecilik, Mala zarar verme, Silahla kasten yaralama
Hüküm: 1- 5237 sayılı TCK'nın 302/1, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
2- 5237 sayılı TCK'nın 204/1, 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
3- 5237 sayılı TCK'nın 174/1, 174/2, 62, 52, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
4- 04.03.2006 tarihli patlayıcı madde kullanma, mala zarar verme ve silahla kasten yaralama eylemlerinden: Beraat
Duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 302/2. maddesindeki "Bu suçun, işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur" şeklindeki hükme göre, sanık tarafından 31.03.2006 tarihinde herkesin gelip geçtiği caddeye çiçek saksısı içinde bırakılan ve tanık...'in bulunduğu yerden alarak evine götürdüğü bombanın patlamasının, ölüm sonucunu doğurabilecek mahiyette olduğunun ekspertiz raporuyla belirlenmiş olması karşısında, sanık hakkında insan öldürmeye teşebbüs suçundan da zamanaşımı süresince dava açılıp, hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfı tayin edilmiş, patlayıcı madde bulundurma ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübutu kabul olunmuş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanığa yüklenen 04.03.2006 tarihli patlayıcı madde kullanma, mala zarar verme ve silahla kasten yaralama suçlarının sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçeleri ve duruşmalı inceleme sırasında sanık müdafiinin ileri sürdüğü yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, kısmen re'sen de temyize tabi olan mahkumiyet ve beraata ilişkin hükümlerin ONANMASINA, 02.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
TEFHİM ŞERHİ:
02.12.2010 günü verilen iş bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ...'in huzurunda, duruşmada sanık ...'in savunmasını yapmış bulunan Av. ...'ın yokluğunda 08.12.2010 tarihinde usulen ve açık olarak tefhim olundu.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.