Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/640 K.2012/420
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Mala zarar verme, hırsızlık
Hüküm: 1- TCK'nın 152/1-a, 31/2, 62, 50/3, 50/1-a, 52, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK'nın 142/1-a, 143, 31/2, 62, 50/3, 50/1-a, 52, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 18 yaşından küçük olması nedeniyle gizli yapılması gereken bir kısım oturumların açık yapılmış olması ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 25/1. maddesindeki "Çocuk Mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz" hükmüne aykırı olarak sanık hakkında yapılan bazı duruşmalara Cumhuriyet savcısının katılması telafisi mümkün bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesine göre çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup bu nedenle hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının 2. bendinin 7. paragrafından “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresinin çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Mala zarar verme, hırsızlık
Hüküm: 1- TCK'nın 152/1-a, 31/2, 62, 50/3, 50/1-a, 52, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK'nın 142/1-a, 143, 31/2, 62, 50/3, 50/1-a, 52, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 18 yaşından küçük olması nedeniyle gizli yapılması gereken bir kısım oturumların açık yapılmış olması ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 25/1. maddesindeki "Çocuk Mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz" hükmüne aykırı olarak sanık hakkında yapılan bazı duruşmalara Cumhuriyet savcısının katılması telafisi mümkün bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesine göre çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup bu nedenle hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının 2. bendinin 7. paragrafından “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresinin çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.