Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/2722 K.2012/1370
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın mala zarar verme, tehdit ve hakaret suçlarından mahkum edilmesine ilişkin hapis ve adli para cezalarının yasal dayanakları, hesaplanması ve hüküm açıklanmasının geri bırakılması konularında yapılmış kararın bozulmasına yöneliktir. (2) Mahkeme, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle, tehdit suçundan verilen hapis cezasını ve diğer ilgili hükümlerin yasal eksiklikler nedeniyle bozarak yeni bir karar vermeyi kararlaştırmıştır.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Mala zarar verme, tehdit, hakaret
Hüküm: 1- TCK'nın 125/1, 43, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK'nın 106/1, 43, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- TCK'nın 151/1, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanığın yüklenen mala zarar verme suçunu işlediği konusunda mahkumiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- TCK'nın tehdit suçunu düzenleyen 106. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde yaptırım olarak hapis cezası öngörüldüğü halde temel cezanın adli para cezası olarak tayini,
3- Tayin edilen gün adli para cezalarının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4- Adli para cezalarının hesaplanmasında arttırım ve indirimlerin birim gün sayısı üzerinden yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
5- Yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, kanuna aykırı;
6- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın tür ve miktarı gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek tehdit suçundan sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK'nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca tehdit suçundan ceza miktarı itibariyle kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Mala zarar verme, tehdit, hakaret
Hüküm: 1- TCK'nın 125/1, 43, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK'nın 106/1, 43, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- TCK'nın 151/1, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanığın yüklenen mala zarar verme suçunu işlediği konusunda mahkumiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- TCK'nın tehdit suçunu düzenleyen 106. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde yaptırım olarak hapis cezası öngörüldüğü halde temel cezanın adli para cezası olarak tayini,
3- Tayin edilen gün adli para cezalarının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4- Adli para cezalarının hesaplanmasında arttırım ve indirimlerin birim gün sayısı üzerinden yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
5- Yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, kanuna aykırı;
6- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın tür ve miktarı gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek tehdit suçundan sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK'nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca tehdit suçundan ceza miktarı itibariyle kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.