‹ Ana sayfa
Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/17690 K.2011/1150

Esas No: 2010/17690 · Karar No: 2011/1150 · Karar Tarihi: 21.02.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, patlayıcı madde bulundurma, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bombalama suretiyle öldürmeye teşebbüs suçlarından hüküm giyilmesidir. Mahkeme, sanıkları ilgili TCK maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı vererek, temyiz itirazlarını reddederek kararını onaylamıştır.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, Patlayıcı madde bulundurma, Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve bombalama suretiyle öldürmeye teşebbüs, Kamu malına zarar verme
Hüküm: 1- Sanık ... hakkında:
a) 5237 sayılı TCK’nın 302/1, 62, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet,
b) 5237 sayılı TCK’nın 174/1, 174/2, 3713 sayılı Kanunun 5/2, 62/1, 52/2-4, 53/1-2-3, 63 (iki kez) maddeleri gereğince mahkumiyet,
c) 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a, 152/2-a, 3713 sayılı Kanunun 5, 62/1, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet,
d) 5237 sayılı TCK’nın 82/1-g, 35, 62/1, 53/1-2-3, 63. (iki kez) maddeleri gereğince Mahkumiyet,
2- Sanık ... hakkında:
a) 5237 sayılı TCK’nın 302/1, 31/3, 62/1, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet,
b) 5237 sayılı TCK’nın 174/1, 174/2, 3713 sayılı Kanunun 5/2, 31/3, 62/1, 52/2-4 (iki kez) maddeleri gereğince mahkumiyet,
c) 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a, 152/2-a, 3713 sayılı Kanunun 5, 31/3, 62/1, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet,
d- 5237 sayılı TCK’nın 82/1-g, 35, 31/3, 62/1, 63. (iki kez) maddeleri gereğince mahkumiyet

Sanık ... müdafiine yöntemine uygun olarak tebligat yapıldığı halde duruşmaya gelmediği ve bir mazeret de bildirmediğinden her iki sanık yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:

5237 sayılı TCK’nın 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, patlayıcı madde bulundurma ve kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve bombalama suretiyle öldürmeye teşebbüs suçlarından mahkûm olan sanık hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.

1- Sanık ... hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve bombalama suretiyle öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;

Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve bombalama suretiyle öldürmeye teşebbüs edildiği iddia ve kabul edilmiş olması karşısında sanık hakkında TCK’nın 82/1-c bendinin de uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın faaliyeti çerçevesinde suç işlediği silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenilmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve bombalama suretiyle öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği kabul edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, kısmen re’sen de temyize tabi olan hükümlerin ONANMASINA,

2- Patlayıcı madde bulundurma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıdaki husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

3713 sayılı Kanunun 4. maddesinde 5532 sayılı Kanun ile gerçekleştirilen düzenlemenin suç tarihinden sonra yürürlüğe girmesi karşısında, sanığa atılı silahlı terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde patlayıcı madde bulundurma suçları nedeniyle tayin olunan cezaların sadece TCK’nın 174/2. maddesi uyarınca yarı oranında arttırılacağı gözetilmeden, 3713 sayılı Kanunun 5532 sayılı Kanun ile değişik 5/2. maddesi uyarınca arttırılarak fazla ceza tayini,

Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,

Sanık hakkında 31.10.2005 ve 14.11.2005 tarihlerinde, patlayıcı maddeleri bulundurma suçlarından ayrı ayrı verilen temel hapis cezalarının TCK’nın 174/2. maddesi uyarınca yarı oranında artırılarak 7 yıl 6 ay hapis ve 450 gün adli para cezasına, TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca sanığa verilen cezalardan 1/6 oranında indirim yapılarak 6 yıl 3 ay hapis ve 375 gün adli para cezasına, gün adli para cezasının da TCK'nın 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20 TL'den paraya çevrilmesi ile sonuç cezaların 6 yıl 3 ay hapis ve 7.500 TL adli para cezasına indirilmesi suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3- Sanık ... hakkında kamu malına zarar verme ve sanık ... hakkında atılı tüm suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyizlerle ilgili olarak;

a) Sanık ...'nin tek eylemiyle ve bomba patlatmak suretiyle, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve bombalama suretiyle öldürmeye teşebbüs ve kamu malına zarar verme suçlarını işlediği anlaşıldığından farklı neviden fikri içtima kuralları gereği 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesi hükmü karşısında sadece daha ağır cezayı gerektiren kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve bombalama suretiyle öldürmeye teşebbüs etme suçundan sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden ayrıca kamu malına zarar verme suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı,

b) Sanık ...’ın suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğunun anlaşılması karşısında, hükümden sonra 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6008 sayılı “Terörle Mücadele Kanunu İle Bazı kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un ilgili maddeleriyle 3713 sayılı Kanunda ve 5271 sayılı CMK'da yapılan değişiklikler karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?