Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/14926 K.2012/1966
Özet: (1) Sanığın mala zarar verme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından hüküm getirilmesi; (2) Mahkeme, bu iki suçu aynı fiilden ayrı ayrı cezalandırmanın kanuna aykırı olduğunu belirterek kararları bozmaya karar verdi.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Mala zarar verme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
Hüküm: 1- 6136 sayılı Kanunun 13/1, 5252 sayılı Kanunun 5/1, 765 sayılı Kanunun 59/2, 72, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- 765 sayılı Kanunun 516/1, 522, 59/2, 72, 647 sayılı Kanunun 4, 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- 5237 sayılı TCK'nın 170/1-c, 62, 50/1-a, 52/2-4, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında mala zarar verme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümlere ilişkin yapılan temyiz incelemesine gelince;
Sanığın, katılana ait araca ruhsatsız tabanca ile hukuksal anlamda tek fiil sayılan üç kez ateş etmek suretiyle zarar vermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin mala zarar verme ve korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçlarını oluşturacağı, 765 sayılı TCK'nın 264/7. madde ve fıkrasındaki "... eylemin başka bir suçu oluştursa bile..." şeklindeki düzenlemenin 5237 sayılı TCK'nın 170/1-c madde ve fıkrasında yer almadığı gözönüne alındığında 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince en ağır cezayı gerektiren fiilden tek hüküm kurulması ve lehe kanunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, aynı fiil nedeniyle genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ve mala zarar verme suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Mala zarar verme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
Hüküm: 1- 6136 sayılı Kanunun 13/1, 5252 sayılı Kanunun 5/1, 765 sayılı Kanunun 59/2, 72, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- 765 sayılı Kanunun 516/1, 522, 59/2, 72, 647 sayılı Kanunun 4, 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- 5237 sayılı TCK'nın 170/1-c, 62, 50/1-a, 52/2-4, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında mala zarar verme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümlere ilişkin yapılan temyiz incelemesine gelince;
Sanığın, katılana ait araca ruhsatsız tabanca ile hukuksal anlamda tek fiil sayılan üç kez ateş etmek suretiyle zarar vermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin mala zarar verme ve korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçlarını oluşturacağı, 765 sayılı TCK'nın 264/7. madde ve fıkrasındaki "... eylemin başka bir suçu oluştursa bile..." şeklindeki düzenlemenin 5237 sayılı TCK'nın 170/1-c madde ve fıkrasında yer almadığı gözönüne alındığında 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince en ağır cezayı gerektiren fiilden tek hüküm kurulması ve lehe kanunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, aynı fiil nedeniyle genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ve mala zarar verme suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.