Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/21876 K.2010/11652
Özet: Adli sicil kaydının hangi mahkûmiyet ilamının söz konusu hükme esas alındığı belirtilmemiş, Yargıtay Kararı uyarınca adli para cezasının sınırının 450 TL aşkını geçerek sanığa fazla ceza tayin edilmesi, ve kanuna aykırı suç vasfı yanılgısının oluşması nedeniyle, mahkeme kararını bozmuştur.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Kamu malına zarar verme, Kamu görevlisine hakaret
Hüküm: 1- Kamu malına zarar verme suçundan; 765 sayılı
TCK’nın 516/3, 522/1, 81/1. maddeleri uyarınca mahkûmiyet,
2-Kamu görevlisine hakaret suçundan; 765 sayılı
TCK’nın 266/1, 81/1. maddeleri uyarınca mahkûmiyet, (İki kez)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- 765 sayılı TCK'nın 81/1. maddesinin uygulanması sırasında adli sicil kaydındaki hangi mahkûmiyet ilamının hükme esas alındığının belirtilmemesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce sonradan benimsenen 13.12.2005 tarih 2005/8-2005/164 sayılı kararına göre suç tarihi itibariyle her iki suçtan tayin olunan adli para cezasının 5252 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca 450 TL'yi geçemeyeceği gözetilmeden sanık hakkında fazla ceza tayini,
4- 765 sayılı TCK'nın 516/2. madde 3. bendinin kamu hizmetine ayrılmış binalarla eklentilerine veya bunların mütemmim cüz'ünü teşkil eden taşınır nitelikteki eşya ve parçalarına zarar verilmesi halinde uygulanabileceği, polis ekip otosunun camının kırılmasına neden olan sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın 516/ilk maddesine uyan suçu oluşturduğu ve takibinin şikâyete bağlı olduğu, sanık hakkında bu suçtan şikâyette bulunmadığı, bu nedenle davanın düşürülmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, Üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 10.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Kamu malına zarar verme, Kamu görevlisine hakaret
Hüküm: 1- Kamu malına zarar verme suçundan; 765 sayılı
TCK’nın 516/3, 522/1, 81/1. maddeleri uyarınca mahkûmiyet,
2-Kamu görevlisine hakaret suçundan; 765 sayılı
TCK’nın 266/1, 81/1. maddeleri uyarınca mahkûmiyet, (İki kez)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- 765 sayılı TCK'nın 81/1. maddesinin uygulanması sırasında adli sicil kaydındaki hangi mahkûmiyet ilamının hükme esas alındığının belirtilmemesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce sonradan benimsenen 13.12.2005 tarih 2005/8-2005/164 sayılı kararına göre suç tarihi itibariyle her iki suçtan tayin olunan adli para cezasının 5252 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca 450 TL'yi geçemeyeceği gözetilmeden sanık hakkında fazla ceza tayini,
4- 765 sayılı TCK'nın 516/2. madde 3. bendinin kamu hizmetine ayrılmış binalarla eklentilerine veya bunların mütemmim cüz'ünü teşkil eden taşınır nitelikteki eşya ve parçalarına zarar verilmesi halinde uygulanabileceği, polis ekip otosunun camının kırılmasına neden olan sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın 516/ilk maddesine uyan suçu oluşturduğu ve takibinin şikâyete bağlı olduğu, sanık hakkında bu suçtan şikâyette bulunmadığı, bu nedenle davanın düşürülmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, Üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 10.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.