Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/18972 K.2010/1730
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların taksirle ölüme neden olma suçundan hüküm süresi ve zamanaşımı uygulaması ile ilgili iki ayrı mahkeme kararıdır; Mahkeme, 22 Eylül 2004 tarihli sorgudan itibaren geçerli olan zamanaşımını dikkate alarak ilk kararın bozulmasını ve ikinci kararın beraat sonucunu onaylamasını, üçüncü kararın ise kanun değişikliği ve hukuki durum yeniden tayini gerekçesiyle bozulmasına karar vermiştir.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanığın üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçu için kanunda öngörülen cezanın süresi itibariyle, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 5237 sayılı TCK’ya göre zamanaşımı yönünden lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde belirlenen zamanaşımı, sanığın sorgusunun yapıldığı 22.09.2004 tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiğinden hükmün BOZULMASINA, CMUK’nın 322. maddesine istinaden davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik incelemeye gelince;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün ONANMASINA,
3- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede ise;
a- Gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle CMK ‘nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi, kanuna aykırı,
b- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.03.2008 tarih, 2008/7-14 esas, 2008/50 sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanığın üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçu için kanunda öngörülen cezanın süresi itibariyle, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 5237 sayılı TCK’ya göre zamanaşımı yönünden lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde belirlenen zamanaşımı, sanığın sorgusunun yapıldığı 22.09.2004 tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiğinden hükmün BOZULMASINA, CMUK’nın 322. maddesine istinaden davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik incelemeye gelince;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün ONANMASINA,
3- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede ise;
a- Gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle CMK ‘nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi, kanuna aykırı,
b- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.03.2008 tarih, 2008/7-14 esas, 2008/50 sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.