Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/14774 K.2010/1677
Özet: Mahkemesi, 466 sayılı Kanun çerçevesinde tazminat talebiyle ilgili olarak, manevi tazminat miktarının makul ve makbul sınırlar içinde belirlenmesi, vekalet ücretinin maddi tazminat olarak ele alınması, faiz talebinin ilgili dönemlere göre hesaplanması sorularını değerlendirip, kanuna aykırı bulduğu gerekçelerle kararın BOZULMASINA karar verdi.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, bu ölçülere uymayacak miktarda çok manevi tazminata hükmedilmesi,
2-Tazminata esas olan ceza davasının karar tarihinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki maktu vekalet ücretinin maddi tazminat olarak hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Dava dilekçesinde manevi tazminat için faiz talep edilmediği halde faize hükmolunması ve maddi tazminat için dava dilekçesinde faizin başlangıcı gösterilmediği, bu nedenle dava tarihinden itibaren kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, tahliye tarihinden itibaren hesaplanan faize de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 09.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, bu ölçülere uymayacak miktarda çok manevi tazminata hükmedilmesi,
2-Tazminata esas olan ceza davasının karar tarihinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki maktu vekalet ücretinin maddi tazminat olarak hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Dava dilekçesinde manevi tazminat için faiz talep edilmediği halde faize hükmolunması ve maddi tazminat için dava dilekçesinde faizin başlangıcı gösterilmediği, bu nedenle dava tarihinden itibaren kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, tahliye tarihinden itibaren hesaplanan faize de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 09.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.