Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/12759 K.2010/350
Özet: Kazanılan 466 sayılı Kanun kapsamında tazminat talebiyle açılan davada, 264,69 TL maddi ve 4700 TL manevi tazminatın, haksız tutuklama tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi hususunda mahkeme kararını kabul etti.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi
Hüküm: 264,69 TL maddi ve 4700 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.03.2000 gün ve 2000/8-44-48 E-K. sayılı kararı da gözetilerek; tazminat istemine ilişkin davanın, beraat kararının verildiği tarihten itibaren uzunca bir süre geçtikten sonra açıldığı, davanın bu süre içinde hakkındaki hükmün kesinleştiğini bilmediğinden söz edilmesinin hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, bu durumda davanın 466 sayılı Kanunun 2. maddesinde öngörülen süre içinde açıldığının kabulünün mümkün olamayacağı gözetilmeden davanın süre yönünden reddi yerine kabulüne karar verilmesi,
Kanuna aykırı, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 19.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi
Hüküm: 264,69 TL maddi ve 4700 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.03.2000 gün ve 2000/8-44-48 E-K. sayılı kararı da gözetilerek; tazminat istemine ilişkin davanın, beraat kararının verildiği tarihten itibaren uzunca bir süre geçtikten sonra açıldığı, davanın bu süre içinde hakkındaki hükmün kesinleştiğini bilmediğinden söz edilmesinin hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, bu durumda davanın 466 sayılı Kanunun 2. maddesinde öngörülen süre içinde açıldığının kabulünün mümkün olamayacağı gözetilmeden davanın süre yönünden reddi yerine kabulüne karar verilmesi,
Kanuna aykırı, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 19.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.