Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/25224 K.2025/2630
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan mahkum edildiği kararın ille itirazla yeniden imha edilip hapis cezasının kaldırılması talepleriyle ilgilidir. Mahkeme, itirazı bozup kararı yeniden onaylayarak sanığın hapis cezasının iptal edilmesini ve 500 TL adli para cezasının dayatılmasını kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2012/79 E., 2013/29 K.
SUÇ: 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İTİRAZA KONU
KARAR: Düzeltilerek onama
İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 17.09.2013 tarihli ve 2013/8772 Esas, 2013/22749 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve 2024/88884 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık ... hakkında Pınarbaşı Asliye Ceza Mahkemesince 30.07.2008 tarih ve 2007/103 Esas, 2008/125 Karar sayılı kararla 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanma koşullarının oluşmadığına, ihbara konu suç kesinleşmeden bildirimde bulunulduğuna, düzeltilerek onama kararının kaldırılarak hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanık ... hakkında, Pınarbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2007 tarih ve 2007/211 Esas sayılı iddianamesi ile 6136 sayılı Kanun' a aykırılık suçundan açılan davada, Pınarbaşı Asliye Ceza Mahkemesince 30.07.2008 tarih ve 2007/103 Esas, 2008/125 Karar sayılı karar ile sanığın, 6136 sayılı Kanunun 13/1, 5237 sayılı Kanunun 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanunun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar 01.07.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2012 tarih ve 2011/200 Esas, 2012/184 Karar sayılı ilamı ile sanığın 07.12.2009 tarihinde işlediği hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından dolayı mahkumiyet kararı verilip 15.05.2012 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği belirtilerek, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğinden bahisle Pınarbaşı Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmuştur.
Sanığın denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle 5271 sayılı Kanunun 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanabilmesi için kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunması zorunlu olup, Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin ihbarı üzerine, Pınarbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2013 tarih ve 2012/79 Esas, 2013/29 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanunun 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına, sanığın 6136 sayılı Kanunun 13/1, 5237 sayılı Kanunun 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmişse de, sanığın denetim süresinde işlediği ihbara konu suça yönelik temyiz isteminde bulunduğu ve ihbara konu suçun hükmün açıklandığı tarihte kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında Pınarbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin hükmü açıkladığı 05.02.2013 tarihinde 5271 sayılı Kanunun 231/11. maddesi uyarınca hükmü açıklama koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle yazılı biçimde hükmün açıklanmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 17.09.2013 tarihli ve 2013/8772 Esas, 2013/22749 Karar sayılı düzeltilerek onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Pınarbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2013 tarih ve 2012/79 Esas, 2013/29 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.
SAYISI: 2012/79 E., 2013/29 K.
SUÇ: 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İTİRAZA KONU
KARAR: Düzeltilerek onama
İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 17.09.2013 tarihli ve 2013/8772 Esas, 2013/22749 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve 2024/88884 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık ... hakkında Pınarbaşı Asliye Ceza Mahkemesince 30.07.2008 tarih ve 2007/103 Esas, 2008/125 Karar sayılı kararla 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanma koşullarının oluşmadığına, ihbara konu suç kesinleşmeden bildirimde bulunulduğuna, düzeltilerek onama kararının kaldırılarak hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanık ... hakkında, Pınarbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2007 tarih ve 2007/211 Esas sayılı iddianamesi ile 6136 sayılı Kanun' a aykırılık suçundan açılan davada, Pınarbaşı Asliye Ceza Mahkemesince 30.07.2008 tarih ve 2007/103 Esas, 2008/125 Karar sayılı karar ile sanığın, 6136 sayılı Kanunun 13/1, 5237 sayılı Kanunun 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanunun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar 01.07.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2012 tarih ve 2011/200 Esas, 2012/184 Karar sayılı ilamı ile sanığın 07.12.2009 tarihinde işlediği hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından dolayı mahkumiyet kararı verilip 15.05.2012 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği belirtilerek, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğinden bahisle Pınarbaşı Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmuştur.
Sanığın denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle 5271 sayılı Kanunun 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanabilmesi için kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunması zorunlu olup, Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin ihbarı üzerine, Pınarbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2013 tarih ve 2012/79 Esas, 2013/29 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanunun 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına, sanığın 6136 sayılı Kanunun 13/1, 5237 sayılı Kanunun 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmişse de, sanığın denetim süresinde işlediği ihbara konu suça yönelik temyiz isteminde bulunduğu ve ihbara konu suçun hükmün açıklandığı tarihte kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında Pınarbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin hükmü açıkladığı 05.02.2013 tarihinde 5271 sayılı Kanunun 231/11. maddesi uyarınca hükmü açıklama koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle yazılı biçimde hükmün açıklanmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 17.09.2013 tarihli ve 2013/8772 Esas, 2013/22749 Karar sayılı düzeltilerek onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Pınarbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2013 tarih ve 2012/79 Esas, 2013/29 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.