Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/8474 K.2013/23331
Özet: Köy yolunda yapılan hakkı olmayan yere tecavüz suçlamasıyla sanıklara yönelik hâkim, eksik araştırma ve yanlış hukuki uygulamalar nedeniyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesine göre bu hükmü bozmaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- İddianamede, köy yolu olduğu belirtilen sanığın tecavüz ettiği iddia olunan yerin varsa kadastro paftası zemine uygulanarak taşınmazın niteliği ve aidiyeti öteden beri köylünün ortak kullanımına bırakılmış mera, harman yeri, eğrek yeri, yol ve sulak gibi yerlerden olup olmadığı, tecavüzün ne suretle vukubulduğu ve sanığın tecavüzünün katılanın kullanımını engelleyip engellemediği, tecavüzün devam edip etmediği yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişi ve tanıklardan da sorulup tereddüde yer vermeyecek şekilde kesin olarak saptanarak, hükümden sonra yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasa ile TCK.nun 154/1. madde ve fıkrasında yapılan değişiklik de gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, mahkemece keşif yapılmaksızın eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de; 5237 sayılı TCK.nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca, sanığın yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321 maddesi gereğince (BOZULMASINA), 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- İddianamede, köy yolu olduğu belirtilen sanığın tecavüz ettiği iddia olunan yerin varsa kadastro paftası zemine uygulanarak taşınmazın niteliği ve aidiyeti öteden beri köylünün ortak kullanımına bırakılmış mera, harman yeri, eğrek yeri, yol ve sulak gibi yerlerden olup olmadığı, tecavüzün ne suretle vukubulduğu ve sanığın tecavüzünün katılanın kullanımını engelleyip engellemediği, tecavüzün devam edip etmediği yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişi ve tanıklardan da sorulup tereddüde yer vermeyecek şekilde kesin olarak saptanarak, hükümden sonra yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasa ile TCK.nun 154/1. madde ve fıkrasında yapılan değişiklik de gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, mahkemece keşif yapılmaksızın eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de; 5237 sayılı TCK.nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca, sanığın yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321 maddesi gereğince (BOZULMASINA), 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.