Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/13867 K.2012/11574
Özet: (1) Uyuşmazlık, İstanbul Kriminal Polis Laboratuarı tarafından hazırlanan ve onaylanmamış 31.05.2005 tarihli ekspertiz raporu ile ilgili olarak 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık Salih Zeki Cabbar’ın yargılamasıdır; (2) Mahkeme, eksik araştırma ve belgelendirme hataları nedeniyle kararın geçersiz olduğunu kabul ederek, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesine göre kararı bozmuş ve davayı yeniden açmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sonradan değiştirilmesini önlemek, delil olma yeteneğini ve güveni sağlamak için hükme esas alınan 31.05.2005 tarihli ekspertiz raporunun ve soruşturma belge örneklerinin Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik hükümleri uyarınca onaylanmış olması gerektiği gözetilmeden, ekspertiz raporu, yakalama ve zaptetme tutanağının onaysız belge fotokopilerine dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre ise;
a- İstanbul Kriminal Polis Laboratuarı Müdürlüğünün 31.05.2005 tarih, 2005/6278 uzmanlık numaralı Ekspertiz Raporuna göre, 28.04.2005 günü saat 17.00 sıralarında Şişli İzzetpaşa Mah. Gürün cad. üzerinde Salih Zeki Cabbar isimli şahsın yaralanması olayında ele geçen "2" adet 9 mm çaplı Parabellum tipi kovanın dava konusu tabancadan atıldığının belirtilmesi karşısında, mükerrer davanın önlenmesi açısından sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan açılmış bir dava bulunup bulunmadığı, iddianame tarihi kesin biçimde saptanıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırmayla yazılı biçimde karar verilmesi,
b- 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrasındaki “lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü uyarınca 765 sayılı TCK ile 647 sayılı Yasa ve 5237 sayılı TCK.nun bir bütün olarak olaya uygulanıp değerlendirilme yapıldıktan sonra lehe olan hüküm belirlenerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, denetime olanak verecek biçimde herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 09.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sonradan değiştirilmesini önlemek, delil olma yeteneğini ve güveni sağlamak için hükme esas alınan 31.05.2005 tarihli ekspertiz raporunun ve soruşturma belge örneklerinin Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik hükümleri uyarınca onaylanmış olması gerektiği gözetilmeden, ekspertiz raporu, yakalama ve zaptetme tutanağının onaysız belge fotokopilerine dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre ise;
a- İstanbul Kriminal Polis Laboratuarı Müdürlüğünün 31.05.2005 tarih, 2005/6278 uzmanlık numaralı Ekspertiz Raporuna göre, 28.04.2005 günü saat 17.00 sıralarında Şişli İzzetpaşa Mah. Gürün cad. üzerinde Salih Zeki Cabbar isimli şahsın yaralanması olayında ele geçen "2" adet 9 mm çaplı Parabellum tipi kovanın dava konusu tabancadan atıldığının belirtilmesi karşısında, mükerrer davanın önlenmesi açısından sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan açılmış bir dava bulunup bulunmadığı, iddianame tarihi kesin biçimde saptanıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırmayla yazılı biçimde karar verilmesi,
b- 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrasındaki “lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü uyarınca 765 sayılı TCK ile 647 sayılı Yasa ve 5237 sayılı TCK.nun bir bütün olarak olaya uygulanıp değerlendirilme yapıldıktan sonra lehe olan hüküm belirlenerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, denetime olanak verecek biçimde herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 09.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.