Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/4580 K.2011/5703
Özet: (1) Sanık, 6136 sayılı yasaya aykırılık ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyetle ilgili temyiz başvurusunda bulunmuş; (2) Mahkeme, sanığın zararları ödeyeceği konusunda kanaat oluşmadığını belirterek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verip, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesine göre CMUK’nun 321. maddesi uyarınca temyiz kararı bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralama
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere; kasten yaralama suçundan verilen cezanın ertelenmesine
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyiz isteminin incelenmesinde:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.02.2008 gün ve 346-25 sayılı kararında da belirtildiği üzere "sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY'nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan, bu niteliği itibariyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisi olduğu" kabul edilmiş;
Koşullu bir düşme nedeni oluşturan "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" müessesesi (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce mahkemece değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde ise, cezanın kişiselleştirmesine ilişkin diğer hükümlerin uygulanmasının değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
O halde somut olayda; Öncelikle daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanığın, yaralama suçu bakımından mağdurun uğradığı zarar belirlenip zararı tamamen giderip gidermeyeceği hususu açıklığa kavuşturulup, gidermesi halinde her iki suçtan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususu yasal ve yeterli gerekçe ile tartışılıp, uygulanmaması yönünde bir kanaate ulaşıldığı takdirde diğer kişiselleştirme hükümlerinin değerlendirilmesi yoluna gidilmesi gerekirken, yüklenen suçlar uzlaşmaya tabi olmadığı halde "uzlaşmayı kabul etmemiş olması" ve yasak silah taşımak suçunun zarar doğurmaya elverişli bulunmadığı ve zararın giderilmesi koşulu aranmayacağı gözetilmeden, yaralama suçundan doğan zararın ne miktar olduğu da saptanıp sanığa sorulmadığı halde ve zararın karşılanması açısından CMK.nun 231/9. madde ve fıkrası hükmünün, sanık hakkında uygulanma olanağı bulunup bulunmadığı da değerlendirilmeden "şikayetçinin zararlarını ödeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşmadığından bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi (BOZULMASINA), 30.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralama
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere; kasten yaralama suçundan verilen cezanın ertelenmesine
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyiz isteminin incelenmesinde:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.02.2008 gün ve 346-25 sayılı kararında da belirtildiği üzere "sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY'nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan, bu niteliği itibariyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisi olduğu" kabul edilmiş;
Koşullu bir düşme nedeni oluşturan "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" müessesesi (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce mahkemece değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde ise, cezanın kişiselleştirmesine ilişkin diğer hükümlerin uygulanmasının değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
O halde somut olayda; Öncelikle daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanığın, yaralama suçu bakımından mağdurun uğradığı zarar belirlenip zararı tamamen giderip gidermeyeceği hususu açıklığa kavuşturulup, gidermesi halinde her iki suçtan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususu yasal ve yeterli gerekçe ile tartışılıp, uygulanmaması yönünde bir kanaate ulaşıldığı takdirde diğer kişiselleştirme hükümlerinin değerlendirilmesi yoluna gidilmesi gerekirken, yüklenen suçlar uzlaşmaya tabi olmadığı halde "uzlaşmayı kabul etmemiş olması" ve yasak silah taşımak suçunun zarar doğurmaya elverişli bulunmadığı ve zararın giderilmesi koşulu aranmayacağı gözetilmeden, yaralama suçundan doğan zararın ne miktar olduğu da saptanıp sanığa sorulmadığı halde ve zararın karşılanması açısından CMK.nun 231/9. madde ve fıkrası hükmünün, sanık hakkında uygulanma olanağı bulunup bulunmadığı da değerlendirilmeden "şikayetçinin zararlarını ödeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşmadığından bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi (BOZULMASINA), 30.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.