Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/2926 K.2011/4405
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın dört Afgan göçmenini yasa dışı yollarla sınırdan geçirmesiyle ilgili göçmen kaçakçılığı suçundan hüküm giymesidir; (2) Mahkeme, 2271 TL adli para cezasının yeterli olmadığını kabul ederek ve karma uygulama hatalarını düzelterek, sanığın cezalandırılmasını bozarak yeni bir karar vermeye karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suç tarihi itibariyle hükmolunan temel adli para cezasının 2271 Türk Lirasından az olamayacağının gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Ceza Kanununun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak sonuçların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti ve lehe olan yasanın bir bütün halinde uygulanması gerektiği gözetilmeden 765 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edildiği halde 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi uygulanarak karma uygulama yapılması,
2- Sanığın, dört Afgan göçmenini menfaat karşılığı yasa dışı yollarla sınırdan geçirdikten sonra yakalandığı, Bulgaristan'da yargılanarak cezalandırılmasına karar verilen olayda; göçmen kaçakçılığı suçunun seçimlik hareketlerinden biri olan yurt dışına göçmen çıkarma fiilinin suç tarihi itibariyle icra hareketlerinin göçmenlerin yurt dışına çıkarılıp yabancı ülke sınırlarına girilmekle tamamlandığı, Bulgaristan tarafından "yurda kaçak göçmen sokmak" şeklinde nitelendirilerek sanığın cezalandırılmasının fiilin her iki ülke yönünden suç olarak kabulü nedeniyle Türkiye'de işlenen göçmen kaçakçılığı suçuna engel teşkil etmeyeceği cihetle sanığın bu suçtan cezalandırılması gerektiği ancak; TCK.nun 188/2. maddesi hükmü de gözetilerek mülkilik, koruma, faile göre şahsilik ile evrenselllik ilkeleri yönünden mükerrer infazın önlenmesi, adalet ve hakkaniyet esasları gözetilerek yabancı ülke mahkemesince verilen karara ilişkin infaz evrakı araştırılıp yurt dışında gözaltında, tutukluluk veya hükümlülükte geçirdiği süreler saptanarak bu cezasından mahsubu gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 06.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suç tarihi itibariyle hükmolunan temel adli para cezasının 2271 Türk Lirasından az olamayacağının gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Ceza Kanununun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak sonuçların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti ve lehe olan yasanın bir bütün halinde uygulanması gerektiği gözetilmeden 765 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edildiği halde 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi uygulanarak karma uygulama yapılması,
2- Sanığın, dört Afgan göçmenini menfaat karşılığı yasa dışı yollarla sınırdan geçirdikten sonra yakalandığı, Bulgaristan'da yargılanarak cezalandırılmasına karar verilen olayda; göçmen kaçakçılığı suçunun seçimlik hareketlerinden biri olan yurt dışına göçmen çıkarma fiilinin suç tarihi itibariyle icra hareketlerinin göçmenlerin yurt dışına çıkarılıp yabancı ülke sınırlarına girilmekle tamamlandığı, Bulgaristan tarafından "yurda kaçak göçmen sokmak" şeklinde nitelendirilerek sanığın cezalandırılmasının fiilin her iki ülke yönünden suç olarak kabulü nedeniyle Türkiye'de işlenen göçmen kaçakçılığı suçuna engel teşkil etmeyeceği cihetle sanığın bu suçtan cezalandırılması gerektiği ancak; TCK.nun 188/2. maddesi hükmü de gözetilerek mülkilik, koruma, faile göre şahsilik ile evrenselllik ilkeleri yönünden mükerrer infazın önlenmesi, adalet ve hakkaniyet esasları gözetilerek yabancı ülke mahkemesince verilen karara ilişkin infaz evrakı araştırılıp yurt dışında gözaltında, tutukluluk veya hükümlülükte geçirdiği süreler saptanarak bu cezasından mahsubu gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 06.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.