Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/5296 K.2010/5828
Özet: Uyuşmazlık, 5252 sayılı yasa uyarınca ağır para cezasının adli para cezasına dönüştürülmemesi ve ilgili kanunların failin lehine uygulanmaması konusundaki temyiz itirazlarıdır; mahkeme, bu eksiklikleri gidererek kararını bozmuş ve yeni bir hüküm vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
Suç tarihi itibariyle temel adli para cezasının 343 Türk Lirasından az olamayacağının gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- 5252 sayılı Yasanın 5/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmolunan ağır para cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK. nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrasındaki "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü uyarınca, tekerrürün, 5237 sayılı TCK.nun da artırım nedeni olarak düzenlenmediği ve aynı yasanın 7/3. madde ve fıkrası uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin de uygulanamayacağı, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin 765 sayılı TCK.nun 59. maddesine göre lehe bir düzenleme kabul edilerek ayrıca 5237 sayılı TCK.nun 50. ve 51. maddelerinin 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddelerine göre lehe seçenek yaptırımlar ve erteleme koşulları taşıdığı gözönüne alınarak sözü edilen lehe hükümlerin ikisinin birlikte uygulanma olanağı yoksa da bunlardan birinin uygulanması mümkün olabileceğinden, 5252 sayılı yasanın 9/3. maddesine uygun olarak, denetime elverişli şekilde karşılaştırma ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 13.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
Suç tarihi itibariyle temel adli para cezasının 343 Türk Lirasından az olamayacağının gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- 5252 sayılı Yasanın 5/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmolunan ağır para cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK. nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrasındaki "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü uyarınca, tekerrürün, 5237 sayılı TCK.nun da artırım nedeni olarak düzenlenmediği ve aynı yasanın 7/3. madde ve fıkrası uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin de uygulanamayacağı, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin 765 sayılı TCK.nun 59. maddesine göre lehe bir düzenleme kabul edilerek ayrıca 5237 sayılı TCK.nun 50. ve 51. maddelerinin 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddelerine göre lehe seçenek yaptırımlar ve erteleme koşulları taşıdığı gözönüne alınarak sözü edilen lehe hükümlerin ikisinin birlikte uygulanma olanağı yoksa da bunlardan birinin uygulanması mümkün olabileceğinden, 5252 sayılı yasanın 9/3. maddesine uygun olarak, denetime elverişli şekilde karşılaştırma ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 13.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.