Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku Miras Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/6400 K.2012/9504
Özet: (1) Uyuşmazlık, 135 ada 65 parsel sayılı taşınmazın miras bırakanı ……’a ait olduğu iddiasıyla davacıların bu miras paylarına ilişkin tescil talebidir; (2) Mahkeme, davacılar tarafından yapılan temyiz itirazlarını reddederek kararını onaylayarak, taşınmazın mirasçıları adına paylara oranında tapuya tescil kararıyla birlikte hükmün ONANMASINA karar vermiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 135 ada 65 parsel sayılı 928,96 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ..., ..., ... ve ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın miras bırakan ... ... ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 29/2. maddesi hükmüne göre bir mirasçı diğerlerinin muvafakatı olmadan tereke adına dava açabilir, yalnız başına davaya devam edebilir ve taşınmazın tereke adına tescili istemini sağlayabilir.
Somut olayda, hükmü temyiz eden davacılar dava ve temyize konu 135 ada 65 parsel sayılı taşınmazın miras bırakanları ... ... ...'a ait olduğu iddiasını ileri sürerek dava açmışlardır. Bundan ayrı olarak hükmü temyiz eden davacılar dava konusu taşınmazın ... ... ... mirasçıları arasında usulüne uygun olarak yapılan paylaşımla kendilerine isabet ettiği iddiasında bulunmamışlardır. Bir an için hükmü temyiz eden davacıların az yukarıda vurgulanan 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 29. maddesi gereği tereke adına dava açmadıkları, davalarının miras paylarına yönelik olduğu düşünülse dahi somut olayda paylaşıma dayanmadıklarından ancak hükmü temyiz eden davacıların veraset ilamındaki hisseleri yönünden hüküm kurulması zorunlu olacaktır. Bu hale göre mahkemece oluşturulan hükmün kapsam ve gerekçesi, davacıların somut olayda paylaşıma dayanmadıkları, miras bırakanın hükmü temyiz eden davacılar dışında başkaca mirasçılarının da bulunması ve hükmü temyiz edenlerin davadaki sıfatları ile temyiz dilekçesinin kapsamı gözetildiğinde mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacılar ...,... ve ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 18.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 135 ada 65 parsel sayılı 928,96 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ..., ..., ... ve ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın miras bırakan ... ... ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 29/2. maddesi hükmüne göre bir mirasçı diğerlerinin muvafakatı olmadan tereke adına dava açabilir, yalnız başına davaya devam edebilir ve taşınmazın tereke adına tescili istemini sağlayabilir.
Somut olayda, hükmü temyiz eden davacılar dava ve temyize konu 135 ada 65 parsel sayılı taşınmazın miras bırakanları ... ... ...'a ait olduğu iddiasını ileri sürerek dava açmışlardır. Bundan ayrı olarak hükmü temyiz eden davacılar dava konusu taşınmazın ... ... ... mirasçıları arasında usulüne uygun olarak yapılan paylaşımla kendilerine isabet ettiği iddiasında bulunmamışlardır. Bir an için hükmü temyiz eden davacıların az yukarıda vurgulanan 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 29. maddesi gereği tereke adına dava açmadıkları, davalarının miras paylarına yönelik olduğu düşünülse dahi somut olayda paylaşıma dayanmadıklarından ancak hükmü temyiz eden davacıların veraset ilamındaki hisseleri yönünden hüküm kurulması zorunlu olacaktır. Bu hale göre mahkemece oluşturulan hükmün kapsam ve gerekçesi, davacıların somut olayda paylaşıma dayanmadıkları, miras bırakanın hükmü temyiz eden davacılar dışında başkaca mirasçılarının da bulunması ve hükmü temyiz edenlerin davadaki sıfatları ile temyiz dilekçesinin kapsamı gözetildiğinde mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacılar ...,... ve ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 18.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.