‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi İcra ve İflas Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/5601 K.2012/8818

Esas No: 2012/5601 · Karar No: 2012/8818 · Karar Tarihi: 04.12.2012
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 115 ada 22 parsel sayılı 443,05 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece özetle “dava konusu taşınmazın 115 ada 22 parsel olduğu, buna göre tarafların iddia ve delillerinin araştırılması“ gereğine değinen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, dava dışı 115 ada 21 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece taraflar arasında uyuşmazlığa konu sınırın davacı tarafından kanıtlamadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılamada taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Hal böyle olunca taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığı menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur.

Ne var ki; dosya içeriğine göre yerel bilirkişi ve dinlenen tutanak bilirkişilerinin beyanları soyut nitelikte gerekçesiz olaylara dayanmayan sözlerden ibaret olduğu gibi keşif zaptında ve uzman fen bilirkişi raporunda yazılı bulunan dava konusu taşınmaz numarası gözetildiğinde mahkemece yapılan keşfin dava konusu 115 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzerinde değil dava dışı olan ve davacı adına tespitli bulunan 115 ada 21 parsel sayılı taşınmaz üzerinde icra edildiği anlaşılmıştır. Öte yandan zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersizdir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.

O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu 115 ada 22 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı ve dayanağı belgelerin Kadastro Mahkemesinin 2010/15 esas sayılı dosyasında davalı olduğuna dair şerh verdirildikten sonra Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmesi, akabinde yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi fen elemanı tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde dava konusu 115 ada 22 parsel sayılı taşınmaz başında keşif yapılmalı, davacıdan dava konusu ettiği ve kendisine kaldığını iddia ettiği taşınmaz ya da taşınmaz bölümünü göstermesi sağlanarak uzman fen bilirkişi haritasına dava konusu alan işaretlenmeli, dava konusu taşınmaz ya da taşınmaz bölümünün öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz veya taşınmaz bölümü üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri yeniden taşınmaz başında dinlenerek tespitte saptanan hukuksal olgu ile hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık ile yapılması muhtemel keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, daha sonra mahkeme heyeti hazır olduğu halde, taşınmaz bizzat mahkemece görülüp, gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, dıştan komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi yapılmalı, komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise nizalı parsel yönünü sözü edilen kayıt ve belgelerin ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği üzerinde durulmalı, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye, elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, daha sonra davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre davacı taraf ile ortak miras bırakanı ölmüş ise ortak miras bırakanın varsa, dava dışı mirasçılarının onaylı nüfus kayıt örnekleri ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilerek kimlikleri bu yolla sağlıklı biçimde belirlenip ilgililer adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği, Kadastro, Tapu Sicil ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi dava konusu taşınmazın 115 ada 22 parsel sayılı olduğu gözetilmeksizin dava dışı 115 ada 21 parsel sayılı taşınmaz hakkında taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tescil hükmü kurulması dahi isabetsiz, davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 04.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?