Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/5198 K.2012/8478
Özet: (1) Taraflar arasında 190 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhtesatların aidiyetinin tespiti konusunda uyuşmazlık yaşanmıştır; (2) Mahkeme, hak düşürücü sürenin (10 yıl) geçmesi nedeniyle davayı tamamen reddederek kararını bozmuş ve temyiz itirazlarını kabul etmiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Nejla Berberoğlu tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, niteliği ve içeriği itibariyle 190 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; verilen karar dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı belirtilmiştir. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemelerce kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur. Davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığının belirlenmesi halinde davanın esasına girilmeyerek salt bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bu halde davalı tarafın davayı kabulü dahi sonuç doğurmaz.
Somut olaya gelince; mahkemece davacıya aidiyetinin tespitine karar verilen uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda (A1) ve (A2) harfleri ile işaretli bina niteliğindeki muhdesatın tespitinin kesinleştiği 06.02.1979 tarihi ile davanın açıldığı 12.03.2007 tarihleri arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde sözü edilen kamu düzenine ilişkin 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, muhdesatın tespit sonrasında yaptırıldığının ispat edilemediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken yasal düzenlemeler gözardı edilerek yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz, davalılardan Nejla Berberoğlu'nun temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalı Nejla Berberoğlu'na iadesine, 28.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Dava, niteliği ve içeriği itibariyle 190 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; verilen karar dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı belirtilmiştir. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemelerce kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur. Davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığının belirlenmesi halinde davanın esasına girilmeyerek salt bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bu halde davalı tarafın davayı kabulü dahi sonuç doğurmaz.
Somut olaya gelince; mahkemece davacıya aidiyetinin tespitine karar verilen uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda (A1) ve (A2) harfleri ile işaretli bina niteliğindeki muhdesatın tespitinin kesinleştiği 06.02.1979 tarihi ile davanın açıldığı 12.03.2007 tarihleri arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde sözü edilen kamu düzenine ilişkin 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, muhdesatın tespit sonrasında yaptırıldığının ispat edilemediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken yasal düzenlemeler gözardı edilerek yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz, davalılardan Nejla Berberoğlu'nun temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalı Nejla Berberoğlu'na iadesine, 28.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.