‹ Ana sayfa
Yargıtay7. Hukuk DairesiBorçlar Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/1824 K.2012/6663

Esas No: 2012/1824 · Karar No: 2012/6663 · Karar Tarihi: 03.10.2012
Özet: Uyuşmazlık, davacı tarafın tapuda paydaş olmadığı halde 144 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhtesatların aidiyetinin tespitine ilişkin bir eda davasıydı; mahkeme, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesi gereğince 10‑yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ve davacının hukuki yararı olmadığını belirterek davayı reddetti.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava niteliği ve içeriği itibariyle davacı tarafın paydaşı olmadığı tapuda kayıtlı 144 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatların aidiyetinin tespitine ilişkindir.

3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur.

Somut olaya gelince; dava konusu uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 26.04.2011 tarihli raporda sarı renge boyalı taşınmazın batısında kalan eski evin kadastro tespitinden önce meydana getirildiği, muhdesatın üzerinde bulunduğu 144 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tespitinin kesinleştiği 11.04.1996 günü ile davanın açıldığı 05.06.2008 günü arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde sözü edilen kamu düzenine ilişkin, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, kadastro tespitinden sonra yapıldığı belirlenen anılan raporda kırmızı renge boyalı ve taşınmazın doğusunda kalan yeni ev ile ağaçlar yönünden ise; incelenen dava dosyası kapsamı ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre 144 ada 9 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına müstakilen tapuya kayıtlı olduğu, davacının tapuda paydaş olmadığı, saptanan bu hukuksal olgu karşısında somut olayda davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açabileceği tartışmasızdır. Bu nitelikteki dava ise eda davası niteliğindedir. Eda davası açılmasının mümkün bulunduğu hallerde muhdesat aidiyetinin tespitine ilişkin tespit davası açılmasına yasal olanak bulunmamaktadır.

Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, hak düşürücü süreye ilişkin yanılgı sonuca etkili olmadığından, davacı ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile gerekçesi bakımından yanılgılı ancak sonucu bakımından doğru olan hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 03.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?