Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/3973 K.2012/4146
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 15.620 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü;
Kadastro sırasında dava konusu 25 ada 3, 12 ve 26 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar malikleri bilinmediğinden davalı ... adına tespit edilerek 28.1.1953 tarihinde tespitleri kesinleşmiştir. Dava konusu 25 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ise davalı olduğu gerekçesiyle malikhanesi ve yüzölçümü açık bırakılmak, intifa hakkının Milli Savunma Bakanlığa ait olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları tapu kaydına ve miras yolu ile gelen hakka dayanarak dava konusu taşınmazların mülkiyetinin kendilerine ait olduğunun tespiti istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu 25 ada 3, 12 ve 26 ada 1 parsel sayılı taşınmazların askı tarihinin 27.11.1952-28.1.1953 günleri arasında yapıldığı, davanın askı ilan süresi dolduktan ve bu taşınmazların tesipiti kesinleştikten sonra 13.8.2007 günü açıldığı gözönünde tutulduğunda, davanın kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğinde olduğu tartışmasızdır. Görev kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi zorunludur. Mahkemece 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 25. ve 26. maddesi hükümleri gözönünde tutularak uyuşmazlığın çözümlenmesinin Kadastro Mahkemesinin görevi dışında kaldığı kabul edilmiş ve gerekçesi hükümde gösterilmiştir. Bu nedenlerle davacı ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile dava konusu 25 ada 3, 12 ve 26 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 2,75 TL harcın hükmü temyiz eden davacı ... ve arkadaşlarından alınmasına,
2-Davacı ... ve arkadaşlarının dava konusu 25 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava konusu 25 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı olduğu gerekçesiyle yüzölçümü ve malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edildiğine ve davalı olduğu bildirilen ilgili Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin 1953/82 E. sayılı dava dosyası ve kaydının da bulunmadığına göre Kadastro Mahkemesi görevlidir. Hal böyle olunca taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 11. maddesi hükmü uyarınca 30 günlük askı ilanı yapılmalı, bundan sonra duruşma oturumu açılmalı, tespitte adı geçen ...’nin kardeşi ... dahil taraflardan davaya karşı diyecekleri delilleri ayrı ayrı sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, daha sonra aktarılan davanın kapsamı olan taşınmaz başında yerel bilirkişi ve uzman bilirkişi fen memuru tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde keşif yapılmalı, davaya konu olan taşınmaz zeminde yerel bilirkişiye açıkça göstertilmeli, bundan sonra fen memurundan yerel bilirkişinin gösterdiği taşınmaza geniş kapsamlı kadastro haritasını ablike etmesi istenmeli, bu yolla davaya konu yapılan taşınmaz duraksamasız belirlenmeli, aktarılan davanın kapsamı saptandıktan sonra iddia ve savunma doğrultusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, uyuşmazlığın aktarılan davanın kapsamı ile sınırlı olarak çözümleneceği düşünülmeli, aktarılan davanın kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmaz bölümleri bulunduğu takdirde aktarılan davanın kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşınmazların olağan yönteme göre kadastrolarının tamamlanması için tutanak ve eki belgelerin Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verileceği düşünülmeli, davalı ...'nin dava konusu taşınmazı kamulaştırdığına dair Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.6.1972 tarih ve 1966/10-1972/370 E.-K. ile Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.3.1984 tarih ve 1977/365-1984/148 E.-K. sayılı dava dosyaları gözönünde tutulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek işin esası hakkında bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek dava konusu 25 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili görevsizlik karar verilmesi isabetsiz, davacı ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile dava konusu 25 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün BOZULMASINA, 04.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 25 ada 3, 12 ve 26 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar malikleri bilinmediğinden davalı ... adına tespit edilerek 28.1.1953 tarihinde tespitleri kesinleşmiştir. Dava konusu 25 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ise davalı olduğu gerekçesiyle malikhanesi ve yüzölçümü açık bırakılmak, intifa hakkının Milli Savunma Bakanlığa ait olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları tapu kaydına ve miras yolu ile gelen hakka dayanarak dava konusu taşınmazların mülkiyetinin kendilerine ait olduğunun tespiti istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu 25 ada 3, 12 ve 26 ada 1 parsel sayılı taşınmazların askı tarihinin 27.11.1952-28.1.1953 günleri arasında yapıldığı, davanın askı ilan süresi dolduktan ve bu taşınmazların tesipiti kesinleştikten sonra 13.8.2007 günü açıldığı gözönünde tutulduğunda, davanın kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğinde olduğu tartışmasızdır. Görev kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi zorunludur. Mahkemece 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 25. ve 26. maddesi hükümleri gözönünde tutularak uyuşmazlığın çözümlenmesinin Kadastro Mahkemesinin görevi dışında kaldığı kabul edilmiş ve gerekçesi hükümde gösterilmiştir. Bu nedenlerle davacı ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile dava konusu 25 ada 3, 12 ve 26 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 2,75 TL harcın hükmü temyiz eden davacı ... ve arkadaşlarından alınmasına,
2-Davacı ... ve arkadaşlarının dava konusu 25 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava konusu 25 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı olduğu gerekçesiyle yüzölçümü ve malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edildiğine ve davalı olduğu bildirilen ilgili Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin 1953/82 E. sayılı dava dosyası ve kaydının da bulunmadığına göre Kadastro Mahkemesi görevlidir. Hal böyle olunca taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 11. maddesi hükmü uyarınca 30 günlük askı ilanı yapılmalı, bundan sonra duruşma oturumu açılmalı, tespitte adı geçen ...’nin kardeşi ... dahil taraflardan davaya karşı diyecekleri delilleri ayrı ayrı sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, daha sonra aktarılan davanın kapsamı olan taşınmaz başında yerel bilirkişi ve uzman bilirkişi fen memuru tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde keşif yapılmalı, davaya konu olan taşınmaz zeminde yerel bilirkişiye açıkça göstertilmeli, bundan sonra fen memurundan yerel bilirkişinin gösterdiği taşınmaza geniş kapsamlı kadastro haritasını ablike etmesi istenmeli, bu yolla davaya konu yapılan taşınmaz duraksamasız belirlenmeli, aktarılan davanın kapsamı saptandıktan sonra iddia ve savunma doğrultusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, uyuşmazlığın aktarılan davanın kapsamı ile sınırlı olarak çözümleneceği düşünülmeli, aktarılan davanın kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmaz bölümleri bulunduğu takdirde aktarılan davanın kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşınmazların olağan yönteme göre kadastrolarının tamamlanması için tutanak ve eki belgelerin Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verileceği düşünülmeli, davalı ...'nin dava konusu taşınmazı kamulaştırdığına dair Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.6.1972 tarih ve 1966/10-1972/370 E.-K. ile Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.3.1984 tarih ve 1977/365-1984/148 E.-K. sayılı dava dosyaları gözönünde tutulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek işin esası hakkında bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek dava konusu 25 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili görevsizlik karar verilmesi isabetsiz, davacı ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile dava konusu 25 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün BOZULMASINA, 04.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.