Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku Miras Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/1767 K.2012/4105
Özet: Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölümünden sonra mirasçıların taşınmazları paylaşıp paylaşmadığı ve hangi payların kimlere ait olduğuna dairydı; Mahkeme, davalıların talebini kabul ederek ilgili parsellerin 3/4’ünü davalıya, kalan 1/4’ünü ise davacının mirasçılarına tapuya tescil ettirdi.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 135 ada 1, 15, 158 ada 2, 160 ada 23, 203 ada 12, 15 ve 138 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına, 135 ada 13, 156 ada 3, 158 ada 1, 160 ada 14, 203 ada 10, 13 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına, 135 ada 14, 156 ada 4, 158 ada 3, 203 ada 11, 14, 133 ada 14 ve 138 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir. Davacı ... (...) miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne 135 ada 1, 15, 158 ada 2, 160 ada 23, 203 ada 12, 15 ve 138 ada 4 parsel sayılı taşınmazların 3/4 payın davalı ... adına, kalan 1/4 payın ... mirasçıları adlarına, 135 ada 13, 158 ada 1, 160 ada 14, 203 ada 10, 13 parsel sayılı taşınmazların 3/4 payın davalı ... adına, kalan 1/4 payın ... mirasçıları adlarına, 135 ada 14, 156 ada 4, 158 ada 3, 203 ada 11, 14, 133 ada 14 ve 138 ada 3 parsel sayılı taşınmazların 3/4 payın davalı ... adına kalan 1/4 payın ... mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların ortak miras bırakan ...'e ait olduğu mirasının paylaşılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Mahallinde yapılan keşifte iki tanık dinlenmiş yerel bilirkişi ve tespit bilirkişileri dinlenilmemiş bunun nedenleri hüküm yerinde gösterilmemiştir. Öte yandan davalılar 160 ada 13, 159 ada 7, 134 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların paylaşımla davacının miras bırakanı ... ile diğer mirasçılara kaldığını öne sürmüşler, teknik bilirkişi de ibraz ettiği raporda başka taşınmazların da paylaşımla davacı miras bırakanı ve diğer mirasçılara kaldığını beyan ettiği halde bu husus araştırılmamıştır.
Dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ...'den kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının, kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgular da dikkate alındığında, yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davalıların ve bilirkişinin bildirdiği taşınmazların, kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazların hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında aynı nitelikte Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği gözönüne alınarak dava dosyalarının birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan davalar varsa, deliller değerlendirilirken sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak, yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı, özellikle, sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların, tesbit tutanakları içeriğinde paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre, deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz, ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı gözönünde tutulmalı, bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi dava konusu 156 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında olumlu olumsuz hüküm kurulmaması ve kabule göre de infazda tereddüt oluşturacak şekilde bir kısım payın ... mirasçılarının adları ve payları belirtilmeden tescile karar verilmesi dahi isabetsiz davalılar ... ve paydaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 31.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 135 ada 1, 15, 158 ada 2, 160 ada 23, 203 ada 12, 15 ve 138 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına, 135 ada 13, 156 ada 3, 158 ada 1, 160 ada 14, 203 ada 10, 13 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına, 135 ada 14, 156 ada 4, 158 ada 3, 203 ada 11, 14, 133 ada 14 ve 138 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir. Davacı ... (...) miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne 135 ada 1, 15, 158 ada 2, 160 ada 23, 203 ada 12, 15 ve 138 ada 4 parsel sayılı taşınmazların 3/4 payın davalı ... adına, kalan 1/4 payın ... mirasçıları adlarına, 135 ada 13, 158 ada 1, 160 ada 14, 203 ada 10, 13 parsel sayılı taşınmazların 3/4 payın davalı ... adına, kalan 1/4 payın ... mirasçıları adlarına, 135 ada 14, 156 ada 4, 158 ada 3, 203 ada 11, 14, 133 ada 14 ve 138 ada 3 parsel sayılı taşınmazların 3/4 payın davalı ... adına kalan 1/4 payın ... mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların ortak miras bırakan ...'e ait olduğu mirasının paylaşılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Mahallinde yapılan keşifte iki tanık dinlenmiş yerel bilirkişi ve tespit bilirkişileri dinlenilmemiş bunun nedenleri hüküm yerinde gösterilmemiştir. Öte yandan davalılar 160 ada 13, 159 ada 7, 134 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların paylaşımla davacının miras bırakanı ... ile diğer mirasçılara kaldığını öne sürmüşler, teknik bilirkişi de ibraz ettiği raporda başka taşınmazların da paylaşımla davacı miras bırakanı ve diğer mirasçılara kaldığını beyan ettiği halde bu husus araştırılmamıştır.
Dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ...'den kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının, kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgular da dikkate alındığında, yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davalıların ve bilirkişinin bildirdiği taşınmazların, kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazların hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında aynı nitelikte Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği gözönüne alınarak dava dosyalarının birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan davalar varsa, deliller değerlendirilirken sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak, yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı, özellikle, sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların, tesbit tutanakları içeriğinde paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre, deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz, ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı gözönünde tutulmalı, bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi dava konusu 156 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında olumlu olumsuz hüküm kurulmaması ve kabule göre de infazda tereddüt oluşturacak şekilde bir kısım payın ... mirasçılarının adları ve payları belirtilmeden tescile karar verilmesi dahi isabetsiz davalılar ... ve paydaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 31.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.