‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/871 K.2011/3241

Esas No: 2011/871 · Karar No: 2011/3241 · Karar Tarihi: 10.05.2011
Özet: Uyuşmazlık, taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti için açılan davada, alacaklı tarafından borçluya ait pay üzerine haciz konulması ve miras bırakanların bu muhdesatı talep etmesiyle ilgilidir. Mahkeme, hukuki yararın bulunmadığını belirterek davayı reddetti ve kararın bozulmasına karar vererek peşin ödenen harcın iadesini hükmetti.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tepitine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.

Toplanan delillerden, davacı tarafın paydaş olduğu taşınmaz hakkında, davalı (alacaklı) ... tarafından davalı (borçlu) ...’in payı üzerine haciz konulduğunu, ne var ki taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın miras bırakanları tarafından meydana getirildiğini öne sürerek aidiyetinin tespiti istemiyle görülen davayı açtıkları anlaşılmaktadır.

Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.

Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur.

Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz hakkında yapılan bir kamulaştırma işlemi veya açılmış bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan HUMK 567 ve Kamulaştırma Kanunun 19. maddesi hükmünün somut olayda uygulanmasına imkan olmadığı gözetildiğinde, davacı tarafın tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığı kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca; mahkemece hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz, davalılardan ...’ün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 891,90 TL harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 10.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?