Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/8013 K.2012/6198
Özet: (1) Taraflar arasında, 106 ada üzerindeki çeşitli parsellerin mera niteliğiyle sınırlandırılması ve bu taşınmazların kamu malı olarak tespit edilmesi konusundaki uyuşmazlık; (2) Mahkeme, kadastro tespiti ve deliller doğrultusunda taşınmazları mera olarak sınırlayıp özel siciline tescil etmeyi reddederek, davacıların talebini kabul etmedi.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 106 ada 2,3,4,5,6,7,8,9,10,11 ve 12 parsel sayılı sırasıyla 9063.90 m², 8021.54 m², 4880.67 m², 13142.40 m², 4895.97 m², 3341.57 m², 2226.12 m², 9124.81 m², 810.38 m², 1886.14 m² ve 2591.04 m² yüzölçümündeki taşınmazlar mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiş, 106 ada 3 ve 12 parsel sayılı taşınmazların ..., 106 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ... diğer taşınmazların ise ...'nün kullanımında olduğu tutanağın beyanlar hanesinde belirtilmiştir. Davacılar ... ve ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazların tespit gibi mera olarak sınrlandırılmasına, özel siciline tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Gerçekten çekişmeli taşınmazların sınırlarında eylemli biçimde kamu malı niteliğinde 106 ada 68 sayılı mera parseli bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazlar ile sınırlarını oluşturan komşu mera taşınmazı arasında doğal ya da yapay nitelikte, ayırıcı unsur olarak bir sınır yeri tarif edilmemiştir. Öte yandan kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Hal böyle olunca; çekişmeli taşınmazların sınırını oluşturan komşu, mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen taşınmaza el atılarak kazanıldığının kabulü gerekir.
Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar ... ve ...'nün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 2,75 TL harcın davacılardan alınmasına, 20.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 106 ada 2,3,4,5,6,7,8,9,10,11 ve 12 parsel sayılı sırasıyla 9063.90 m², 8021.54 m², 4880.67 m², 13142.40 m², 4895.97 m², 3341.57 m², 2226.12 m², 9124.81 m², 810.38 m², 1886.14 m² ve 2591.04 m² yüzölçümündeki taşınmazlar mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiş, 106 ada 3 ve 12 parsel sayılı taşınmazların ..., 106 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ... diğer taşınmazların ise ...'nün kullanımında olduğu tutanağın beyanlar hanesinde belirtilmiştir. Davacılar ... ve ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazların tespit gibi mera olarak sınrlandırılmasına, özel siciline tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Gerçekten çekişmeli taşınmazların sınırlarında eylemli biçimde kamu malı niteliğinde 106 ada 68 sayılı mera parseli bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazlar ile sınırlarını oluşturan komşu mera taşınmazı arasında doğal ya da yapay nitelikte, ayırıcı unsur olarak bir sınır yeri tarif edilmemiştir. Öte yandan kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Hal böyle olunca; çekişmeli taşınmazların sınırını oluşturan komşu, mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen taşınmaza el atılarak kazanıldığının kabulü gerekir.
Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar ... ve ...'nün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 2,75 TL harcın davacılardan alınmasına, 20.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.