Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/430 K.2011/772
Özet: (1) Taraflar arasında 135 ada 62 ve 63 parsel sayılı taşınmazların mera niteliğiyle sınırlandırılması ve bu taşınmazların kamu malı olarak kabul edilmesi konusundaki uyuşmazlık; (2) Mahkeme, dava dosyalarını birleştirerek taşınmazları meradan kazanılmış ve kamu malı niteliğinde mera olarak sınırlanmış, temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararını onaylamıştır.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 135 ada 62 parsel sayılı 5977 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ... mirasçılarının işgalinde olduğu, aynı ada 63 parsel sayılı 6076 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise ...’nın işgalinde olduğu beyanlar hanesinde belirtilmek suretiyle, dava dışı aynı ada 53, 54 ve 61 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan vergi kaydının miktar fazlası olarak mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır. Davacı ... 62 parsel sayılı taşınmaza, ... ise 63 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak tapu kaydına, satın almaya, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, dava konusu taşınmazların mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 135 ada 62 ve 63 parsel sayılı taşınmazların, davacı tarafın tutunduğu T. Evvel 1299 tarih 99 sayılı sicilden gelen 30.09.1947 tarih 139 ve 30.09.1947 tarih 261 sayılı tapu kayıtlarının kapsamında kalmadığı gibi, dava dışı aynı ada 53, 54 ve 61 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan 1938 tarih 140 tahrir numaralı vergi kaydı da dava konusu taşınmazlar yönünü mera olarak göstermiştir. Eylemli duruma aykırı düşen bilirkişi sözlerine değer verilemeyeceği ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımadığı dikkate alındığında kayıt miktar fazlası olan dava konusu taşınmazların meradan kazanıldığının ve kamu malı niteliğinde mera olduğunun kabulü zorunludur.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar ... ve ...’nın temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 84,80 TL harcın davacılardan alınmasına, 16.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 135 ada 62 parsel sayılı 5977 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ... mirasçılarının işgalinde olduğu, aynı ada 63 parsel sayılı 6076 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise ...’nın işgalinde olduğu beyanlar hanesinde belirtilmek suretiyle, dava dışı aynı ada 53, 54 ve 61 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan vergi kaydının miktar fazlası olarak mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır. Davacı ... 62 parsel sayılı taşınmaza, ... ise 63 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak tapu kaydına, satın almaya, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, dava konusu taşınmazların mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 135 ada 62 ve 63 parsel sayılı taşınmazların, davacı tarafın tutunduğu T. Evvel 1299 tarih 99 sayılı sicilden gelen 30.09.1947 tarih 139 ve 30.09.1947 tarih 261 sayılı tapu kayıtlarının kapsamında kalmadığı gibi, dava dışı aynı ada 53, 54 ve 61 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan 1938 tarih 140 tahrir numaralı vergi kaydı da dava konusu taşınmazlar yönünü mera olarak göstermiştir. Eylemli duruma aykırı düşen bilirkişi sözlerine değer verilemeyeceği ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımadığı dikkate alındığında kayıt miktar fazlası olan dava konusu taşınmazların meradan kazanıldığının ve kamu malı niteliğinde mera olduğunun kabulü zorunludur.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar ... ve ...’nın temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 84,80 TL harcın davacılardan alınmasına, 16.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.