‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku Miras Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/6989 K.2012/6143

Esas No: 2011/6989 · Karar No: 2012/6143 · Karar Tarihi: 19.09.2012
Özet: Uyuşmazlık, 103 ada 22 parsel ve 184 ada 3 parsel sayılı taşınmazların miras paylarının tapuya tescili konusunda davacının açtığı ayrı ayrı davalarla ilgilidir; mahkeme, davalıların tutunduğu tapu kayıtlarını yeterli bulmadan, miras bırakanların ortak paylarına ilişkin tescilin yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Mahkemenin sonucu olarak, davanın kısmen kabul edilerek 103 ada 22 parsel ve 184 ada 3 parsel taşınmazlarının ilgili mirasçıların adına tapuya tesciline karar verilmiş, ancak bu karar temyiz yoluyla iptal edilmiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 103 ada 22 parsel sayılı 1176,35 m2 yüzölçümündeki taşınmaz eşit paylarla davalılar ... ve paydaşları adına, 184 ada 3 parsel sayılı 586,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı ... adına miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak miras payının adına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek ve usüle ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazların payları oranında miras bırakan ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara ait olmadığı, taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... ...'dan kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kayıtlarının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetmemeye imkan vermediğinden yetersizdir.

O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı tarafın tutunduğu 1.11.1967 tarih 1 sayılı sicilden gelen 16.7.1976 tarih 30 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa, dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların sözleri ile tesbit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, öte yandan davalı tarafın tutunduğu 19.11.1955 tarih 22 sayılı sicilden gelen 13.10.1983 tarih 22 sayılı tapu kaydının ise doğu sınırında Eskipazar Çayı'nı, batı sınırında ise Hark okuduğu, aradaki karayolunun bu tapunun ifrazı sonucu 1977 yıllarında yapıldığı gözönüne alındığında davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının 184 ada 3 parsel sayılı taşınmazı da kapsayıp kapsamadığı üzerinde durulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.

Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; HUMK'un 74. maddesi (6100 sayılı HMK.26) hükmü de nazara alındığında davacı ...'ın miras payına yönelik dava açtığı gözönüne alındığında davacının payı ile sınırlı olarak hüküm kurulması ve kalan payların tespit malikleri üzerinde bırakılması gerekirken, talep aşılarak tüm dava konusu taşınmazların ortak miras bırakan ... ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz, davalılar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 19.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?