Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku Miras Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/4716 K.2012/3288
Özet: Uyuşmazlık, 138 ada 41 parsel ve 209 ada 103 parsel sayılı taşınmazların miras payı üzerinden davacıların sahip olduğu hakların zilyetliğinin devriyle ilgiliydi; Mahkeme, davacıların miras hakkının kalmadığını kabul ederek kararını onayladı, harçları davacılardan tahsil etti ve temyiz itirazlarını reddetti.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 138 ada 41 parsel sayılı 676,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 209 ada 103 parsel sayılı 1028,30 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise satın almaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları miras payına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, taraflar yargılama sırasında da bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Hal böyle olunca taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığı, menkul mal hükümlerine tabi olduğu, yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur.
Dava ve temyize konu 209 ada 103 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 138 ada 41 parsel sayılı taşınmazın belirli bölümünün davacıların miras bırakanı tarafından davalı ...'ye 8.12.1983 tarihli senet ile satılarak zilyetliğinin teslim edildiği, 138 ada 41 parsel sayılı taşınmazın geri kalan bölümünün ise davalının babası ... tarafından dava dışı ...'dan satın alınarak davalı ...'ye bağışlanıp zilyetliğinin kısa elden teslim edildiği, zilyet davalı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Dava konusu taşınmazların davacıların murisine ait bölümlerinin davalıya satılarak zilyetliği devredildiğine göre, davacıların terekeden gelen bir miras haklarının kalmadığının kabulü gerekir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacılar ... ve arkadaşlarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 16,25 TL harcın davacılardan alınmasına, 09.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 138 ada 41 parsel sayılı 676,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 209 ada 103 parsel sayılı 1028,30 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise satın almaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları miras payına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, taraflar yargılama sırasında da bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Hal böyle olunca taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığı, menkul mal hükümlerine tabi olduğu, yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur.
Dava ve temyize konu 209 ada 103 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 138 ada 41 parsel sayılı taşınmazın belirli bölümünün davacıların miras bırakanı tarafından davalı ...'ye 8.12.1983 tarihli senet ile satılarak zilyetliğinin teslim edildiği, 138 ada 41 parsel sayılı taşınmazın geri kalan bölümünün ise davalının babası ... tarafından dava dışı ...'dan satın alınarak davalı ...'ye bağışlanıp zilyetliğinin kısa elden teslim edildiği, zilyet davalı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Dava konusu taşınmazların davacıların murisine ait bölümlerinin davalıya satılarak zilyetliği devredildiğine göre, davacıların terekeden gelen bir miras haklarının kalmadığının kabulü gerekir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacılar ... ve arkadaşlarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 16,25 TL harcın davacılardan alınmasına, 09.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.