Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/2835 K.2012/935
Özet: (1) Taraflar arasında ortak miras bırakan İsa’nın 1911 öncesinde ölen mülkünün, davacı tarafın 1968 tarihli satış senediyle ve tespit sırasında verilen muvafakatla taşınmazların (47 ve 48 parsel) davacı adına tespiti konusunda uyuşmazlık bulunuyordu. (2) Mahkeme, davacının davasını reddederek, taşınmazları davacı ve mirasçılarına tapuya tescil ettirmeyi kabul etti; temyiz itirazlarını ise yerinde bulup kararın düzeltilmesiyle onayladı.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... mirasçıları Nofa ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro Komisyonu kararıyla dava konusu 47 ve 48 parsel sayılı sırasıyla 557.250 m2 ve 64.625 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına, vergi kayıtlarına, miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ... ve davalıların miras bırakanları Dirrei ..., ... ... ve ... adına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı ... aynı tapu kaydına, harici satın almaya, tespit sırasında davalı tarafça verilen muvafakate ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı Dirrei ..., ... ... ve ... aleyhine dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı ..., davalı Dirrei ..., ... ... ve ...’un ölümleri üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Mahkemece davacının davasının reddine, dava konusu taşınmazların davacı ..., davalı Dirrei ..., ... ... ve ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları Nofa ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 47 ve 48 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ...’dan kaldığı, tarafların tutunduğu tespitte uygulanan Nisan 289 tarih ve 531 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uyduğu hususunda yanlar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yanlar arasındaki uyuşmazlık, ortak miras bırakan İsa tarafından dava konusu taşınmazların davacı ...’a satılıp teslim edilip edilmediği, davalı tarafça tespit sırasında dava konusu taşınmazların davacı ... adına tespitine muvafakat verip vermediği noktasındadır. Ortak miras bırakan İsa’nın 1327 (1911) tarihinden önce öldüğü dikkate alındığında davacı tarafın tutunduğu 29.05.1968 tarihli adi satış senedine değer verilemeyeceği, davalı Dirrei ..., ... ... ve ...’un tespit sırasında dava konusu taşınmazların davacı ... adına tespiti hususunda gerçekte muvafakat vermediği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiğine göre davacı ... mirasçıları Nofa ... ve paydaşlarının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Mahkemece davacının davası reddedildiğine göre dava konusu taşınmazların Tapulama Komisyon kararı gibi tapuya tescili yerine, paylar toplamı paydaya eşit olmayacak şekilde davacı ve davalı taraf mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz, davacı ... mirasçıları Nofa ... ve paydaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 3 ve 4. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine 3. bent olarak " Dava konusu 47 ve 48 parsel sayılı taşınmazların Kızıltepe Tapulama Komisyonunun 14.1.1966 tarih 49 ve 50 sayılı kararı gibi tapuya tesciline," sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 20.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro Komisyonu kararıyla dava konusu 47 ve 48 parsel sayılı sırasıyla 557.250 m2 ve 64.625 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına, vergi kayıtlarına, miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ... ve davalıların miras bırakanları Dirrei ..., ... ... ve ... adına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı ... aynı tapu kaydına, harici satın almaya, tespit sırasında davalı tarafça verilen muvafakate ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı Dirrei ..., ... ... ve ... aleyhine dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı ..., davalı Dirrei ..., ... ... ve ...’un ölümleri üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Mahkemece davacının davasının reddine, dava konusu taşınmazların davacı ..., davalı Dirrei ..., ... ... ve ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları Nofa ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 47 ve 48 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ...’dan kaldığı, tarafların tutunduğu tespitte uygulanan Nisan 289 tarih ve 531 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uyduğu hususunda yanlar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yanlar arasındaki uyuşmazlık, ortak miras bırakan İsa tarafından dava konusu taşınmazların davacı ...’a satılıp teslim edilip edilmediği, davalı tarafça tespit sırasında dava konusu taşınmazların davacı ... adına tespitine muvafakat verip vermediği noktasındadır. Ortak miras bırakan İsa’nın 1327 (1911) tarihinden önce öldüğü dikkate alındığında davacı tarafın tutunduğu 29.05.1968 tarihli adi satış senedine değer verilemeyeceği, davalı Dirrei ..., ... ... ve ...’un tespit sırasında dava konusu taşınmazların davacı ... adına tespiti hususunda gerçekte muvafakat vermediği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiğine göre davacı ... mirasçıları Nofa ... ve paydaşlarının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Mahkemece davacının davası reddedildiğine göre dava konusu taşınmazların Tapulama Komisyon kararı gibi tapuya tescili yerine, paylar toplamı paydaya eşit olmayacak şekilde davacı ve davalı taraf mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz, davacı ... mirasçıları Nofa ... ve paydaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 3 ve 4. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine 3. bent olarak " Dava konusu 47 ve 48 parsel sayılı taşınmazların Kızıltepe Tapulama Komisyonunun 14.1.1966 tarih 49 ve 50 sayılı kararı gibi tapuya tesciline," sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 20.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.