‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi İcra ve İflas Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/2136 K.2011/2411

Esas No: 2011/2136 · Karar No: 2011/2411 · Karar Tarihi: 12.04.2011
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tepitine ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosyada toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.

Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Bu kuralın aksi anlamından, dava konusu taşınmaz hakkında yapılan bir kamulaştırma işlemi veya açılmış bir ortaklığın giderilmesi davası bulunduğu taktirde, tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan HUMK 567 ve Kamulaştırma Kanunun 19. maddesi hükmünün açılan davada uygulanacağı, bu hallerde tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu kuşkusuzdur.

Somut olaya gelince; toplanan delilerden ve getirtilen Şanlıurfa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/987 esas sayılı dava dosyası örneğinden dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu 144 parsel sayılı taşınmaz hakkında taraflar arasında görülmekte olan derdest ortaklığın giderilmesi davasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davada hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve ret gerekçesine delil olarak da Şanlıurfa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.09.2008 gün ve 2007/399-2008/813 E.K sayılı kesinleşmiş dosyasına dayanılmış ise de anılan dosyada verilen kararın elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi istemine ilişkin olduğu, anılan davanın açıklanan bu niteliği gözetildiğinde görülen davada hukuki yarar bulunmadığı sonucunu doğurmayacağı kuşkusuzdur.

Şu halde; taraflar arasında görülmekte olan derdest bir ortaklığın giderilmesi davası bulunması karşısında eldeki davanın açılmasında da davacı tarafın hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir.

Hal böyle olunca; az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutularak davanın esasına girilmeli, taraflarca gösterilen tüm deliller toplanmalı, daha sonra sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece davada hukuki yarar bulunduğu gözetilmeden, aksine düşüncelerle ve buna ilişkin delillerin taktirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 91,05 TL harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 05.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?