Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku Miras Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/1552 K.2011/2245
Özet: Uyuşmazlık, miras bırakanın ölümünden sonra mirasçıların taşınmazları paylaşma şekli ve bu paylaşımdan doğan tescil haklarıyla ilgilidir. Mahkeme, mirasçılar arasında uygun bir paylaşmanın yapıldığını kabul ederek davayı reddetti, ilgili taşınmazların tespit malikleri adına tapuya tescili kararı verdi ve temyiz itirazlarını da onayladı.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 10.980 TL'yi geçmediği anlaşıldığından ve duruşma masraflarının eksik yatırıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü;
Kadastro sırasında 1, 102, 106, 107, 129, 202, 283, 284 ve 322 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 102, 106, 107, 129 ve 202 parsel sayılı taşınmazlar davalı ..., ..., ... ve ... adına, 1, 283 ve 284 parsel sayılı taşınmazlar davalı ..., ... ve ... adına, 322 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak ve usulüne uygun paylaşmanın yapılmadığını öne sürerek dava konusu taşınmazların 1/2 payının adına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tespit malikleri adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece, toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı, ...'dan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi kuralına bağlıdır.
Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapıldığı, dava konusu taşınmazların davalı tarafın miras payına isabet ettiği, davacı tarafın payına ise terekeye dahil dava dışı 152, 162, 319, 354, 382 ve 453 parsel sayılı taşınmazların isabet ettiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir. Öte yandan, paylaşmada, her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal ya da ekonomik yönden parasal değeri eşit, menkul mal isabet etmesi paylaşmanın koşulu değildir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı ... mirasçıları ... ve paydaşlarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 15,10 TL harcın hükmü temyiz eden davacılardan alınmasına, 07.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında 1, 102, 106, 107, 129, 202, 283, 284 ve 322 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 102, 106, 107, 129 ve 202 parsel sayılı taşınmazlar davalı ..., ..., ... ve ... adına, 1, 283 ve 284 parsel sayılı taşınmazlar davalı ..., ... ve ... adına, 322 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak ve usulüne uygun paylaşmanın yapılmadığını öne sürerek dava konusu taşınmazların 1/2 payının adına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tespit malikleri adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece, toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı, ...'dan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi kuralına bağlıdır.
Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapıldığı, dava konusu taşınmazların davalı tarafın miras payına isabet ettiği, davacı tarafın payına ise terekeye dahil dava dışı 152, 162, 319, 354, 382 ve 453 parsel sayılı taşınmazların isabet ettiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir. Öte yandan, paylaşmada, her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal ya da ekonomik yönden parasal değeri eşit, menkul mal isabet etmesi paylaşmanın koşulu değildir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı ... mirasçıları ... ve paydaşlarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 15,10 TL harcın hükmü temyiz eden davacılardan alınmasına, 07.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.