Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/4742 K.2012/19342
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na muhalefet eyleminden dolayı ... İnsan Kaynakları Danışmanlık Tic. Ltd. Şti. hakkında, anılan Kanun'un 3/a, 102. maddeleri uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ... İl Sosyal Güvenlik Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 17/12/2010 tarihli ve B. 13.2.SGK.4.34.10.04/VTII.3.1096595/19114969 sayılı kararı ile uygulanan 1.458,00 Türk lirası idari para cezasına yönelik başvurunun reddine dair İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/06/2011 tarihli ve 2011/261 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 20/01/2012 gün ve 3656 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 06/02/2012 gün ve KYB. 2012/28766 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/06/2011 tarihli ve 2011/261 değişik iş sayılı kararının kesin olması karşısında, İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/07/2011 tarihli ve 2011/83 değişik iş sayılı kararının hukuken yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102. maddesinde yer alan "İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir." hükmü karşısında, idare mahkemesine görevsizlik kararı vermek gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/06/2011 tarihli ve 2011/261 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine, 21/06/2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.
Muhalif
KARŞI OY
İtiraz üzerine verilen 8. Asliye Ceza Mahkemesi yok hükmünde sayılamayacağından bu karara karşı kanun yararına bozma talebine gidilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Mezkür ihbarnamede;
İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/06/2011 tarihli ve 2011/261 değişik iş sayılı kararının kesin olması karşısında, İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/07/2011 tarihli ve 2011/83 değişik iş sayılı kararının hukuken yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102. maddesinde yer alan "İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir." hükmü karşısında, idare mahkemesine görevsizlik kararı vermek gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/06/2011 tarihli ve 2011/261 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine, 21/06/2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.
Muhalif
KARŞI OY
İtiraz üzerine verilen 8. Asliye Ceza Mahkemesi yok hükmünde sayılamayacağından bu karara karşı kanun yararına bozma talebine gidilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.