Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/2615 K.2012/5145
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1918 sayılı kanuna muhalefet
**HÜKÜM:** Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına,
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kaçakçılık suçu davalarına bakacak mahkemelerin görevleriyle ilgili olarak; Karar tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kanunun 26.maddesinde "Bu kanunun 3 üncü maddesinin (ı) bendinin (1) numaralı alt bendi, 13 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile 14 üncü maddesinde yazılı fiillere gümrük komisyonlarınca, ağır hapis cezası gerektiren suçlara Ağır Ceza Mahkemesince ve bunlar dışında kalan suçlara da Asliye Ceza mahkemesince bakılır.
Bu kanunun kapsamına giren suçların yargılamasının yapılacağı yerdeki mahkemelerin birden çok dairelere ayrılmış olması halinde bu davalara, o mahkemenin bir numaralı olanında bakılır.
Bu davaların özelliği de dikkate alınarak iş sayısının o mahkemenin bakabileceği azami miktarı aşması halinde, bu miktarı aşan davalara aynı derecedeki sıra sayısı takip eden mahkemede bakılır.
Bu kanuna göre verilen mahkeme kararlarının Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri uyarınca temyiz edilmesi halinde temyiz incelemesi diğer işlere göre öncelikle ve ivedilikle yapılır." hükmü yer almaktadır.
İnceleme tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17.maddesinin 2.fıkrasında ise "Bu kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." hükmü bulunmaktadır.
Bu kurallara göre kaçakçılık davalarının uzman mahkemelerde görülmesinin amaçlandığı açıktır. Nitekim, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 17/2 maddesi uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 24.07.2007 gün ve 346 sayılı kararı ile; kaçakçılık suçlarına, "yargılama yapacak yerde birden fazla asliye ceza veya ağır ceza Mahkemeleri varsa 1 numaralı asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinin bakmasını..." kararlaştırmıştır.
Bu durum karşısında, mahkemenin dayandığı; ikinci bir Asliye Ceza Mahkemesinin kurulması ve genel olarak derdest davaların paylaştırılması anlamındaki HSYK kararında, kaçakçılık davalarının da 1. ve 2. Asliye Ceza Mahkemeleri arasında paylaştırıldığına dair bir düzenleme bulunmamasına göre davaya bakma görevinin 1.nolu Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, yasaya aykırı görüldüğünden hükmün BOZULMASINA ancak müsadereye konu eşya bulunmaması ve zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
Suç tarihi olan 22.11.1993 günü itibariyle temyiz inceleme gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe hükümler içeren 765 sayılı T.C.K.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde önörülen zamanaşımı tahakkuk etmiş bulunduğundan sanık hakkındaki kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA, 14.03.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : 1918 sayılı kanuna muhalefet
**HÜKÜM:** Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına,
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kaçakçılık suçu davalarına bakacak mahkemelerin görevleriyle ilgili olarak; Karar tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kanunun 26.maddesinde "Bu kanunun 3 üncü maddesinin (ı) bendinin (1) numaralı alt bendi, 13 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile 14 üncü maddesinde yazılı fiillere gümrük komisyonlarınca, ağır hapis cezası gerektiren suçlara Ağır Ceza Mahkemesince ve bunlar dışında kalan suçlara da Asliye Ceza mahkemesince bakılır.
Bu kanunun kapsamına giren suçların yargılamasının yapılacağı yerdeki mahkemelerin birden çok dairelere ayrılmış olması halinde bu davalara, o mahkemenin bir numaralı olanında bakılır.
Bu davaların özelliği de dikkate alınarak iş sayısının o mahkemenin bakabileceği azami miktarı aşması halinde, bu miktarı aşan davalara aynı derecedeki sıra sayısı takip eden mahkemede bakılır.
Bu kanuna göre verilen mahkeme kararlarının Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri uyarınca temyiz edilmesi halinde temyiz incelemesi diğer işlere göre öncelikle ve ivedilikle yapılır." hükmü yer almaktadır.
İnceleme tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17.maddesinin 2.fıkrasında ise "Bu kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." hükmü bulunmaktadır.
Bu kurallara göre kaçakçılık davalarının uzman mahkemelerde görülmesinin amaçlandığı açıktır. Nitekim, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 17/2 maddesi uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 24.07.2007 gün ve 346 sayılı kararı ile; kaçakçılık suçlarına, "yargılama yapacak yerde birden fazla asliye ceza veya ağır ceza Mahkemeleri varsa 1 numaralı asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinin bakmasını..." kararlaştırmıştır.
Bu durum karşısında, mahkemenin dayandığı; ikinci bir Asliye Ceza Mahkemesinin kurulması ve genel olarak derdest davaların paylaştırılması anlamındaki HSYK kararında, kaçakçılık davalarının da 1. ve 2. Asliye Ceza Mahkemeleri arasında paylaştırıldığına dair bir düzenleme bulunmamasına göre davaya bakma görevinin 1.nolu Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, yasaya aykırı görüldüğünden hükmün BOZULMASINA ancak müsadereye konu eşya bulunmaması ve zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
Suç tarihi olan 22.11.1993 günü itibariyle temyiz inceleme gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe hükümler içeren 765 sayılı T.C.K.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde önörülen zamanaşımı tahakkuk etmiş bulunduğundan sanık hakkındaki kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA, 14.03.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.