Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/19345 K.2013/20067
Özet: Uyuşmazlık, banka müfettişi tarafından düzenlenen soruşturma raporunda tespit edilen zimmet suçlamaları ve ilgili mahkeme yetkililiği konusundaki temyiz talepleridir. Mahkeme, sanığın zimmet suçundan hükümlü olduğunu ancak diğer sanıkların beraat ettiğini kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Sanık ... hakkında hükümlülük, diğer sanıklar hakkında beraat
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
A- Şikayetçi banka vekili usulüne uygun düzenlenmiş bir dilekçe ile beraat eden sanıklar ... ve... hakkında açılan dava için müdahale talebinde bulunup davaya katılmadığından, banka adına vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B- Katılan banka vekilinin ve sanık ... müdafiinin bu sanık yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; 26.12.2003 gün ve 25328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/4. madde ve fıkrasını değiştiren 5020 sayılı yasanın 26. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendindeki "22. maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalat Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir." hükmü ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile yukarıda belirtilen suçlardan dolayı açılan davalara bakma görevinin İstanbul için 8. Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu belirtilmiş, 01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164. maddesinde de 4389 sayılı yasanın,
5020 sayılı yasanın 26. maddesi ile değişik 24/4. maddesindeki düzenlemenin korunduğu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da HSYK.nun 29.12.2003 gün ve 610 sayılı, 15.01.2004 gün ve 2 sayılı kararları ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1'inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verildiği göz önünde bulundurularak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de,
1- Davaya konu banka müfettişi tarafından düzenlenen 20.07.2001 günlü soruşturma raporunda, sanığın kendi şifresini kullanarak gerçekleştirdiği zimmete konu eylemlere ilişkin bir kısım tediye fişlerinde mudi yerine atılan sahte imzaların bulunduğu yine mudilerin önceden alınmış imzalarının yer aldığı tediye fişleri ile banka parasının zimmete geçirildiği iddiası bulunmakla;
Eylemlerin 4389 sayılı yasa döneminde gerçekleştiği de gözetilerek,
Banka parasının zimmete geçirilmesinde, fiilin, basit zimmet suçunu mu yoksu ihtilasen zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
A- Tediye fişinde mudiye ait sahte imza benzetilmiş ve aldatıcı ise 5411 sayılı yasaya göre, nitelikli zimmet, sahtecilik mudinin bankada mevcut tatbiki imzaları ile karşılaştırıldığında anlaşılamıyorsa banka aldatılmış olacağından 4389 sayılı yasaya göre de nitelikli zimmet,
B- Tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldatıcı değil, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılıyorsa 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (Bilirkişi-Grafoloji uzmanı vs.) sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılabiliyorsa 4389 sayılı yasada basit zimmet 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet,
C- Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alındıktan sonra kullanılmış ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet, mudinin rızasına dayalı olarak verdiği imzalı boş fiş kullanılarak işlem yapılmış ise emniyeti suistimal suçu,
D- Tediye fişinde mudi imzası yok ve boş ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
E- Tediye fişi imha edilmiş veya düzenlenmeden mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
F- Gişe yetkisinin (limitinin) üzerinde olan işlemle mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet suçu oluşacaktır.
Mudilerden S.D. Sarıaslan ve C. ... den boş tediye fişlerine önceden alınan imzalarının ne şekilde alındığı sorularak yine yukarıda anılan hususlar nazara alınarak, mudilerin hesap kartonları getirtilip, tediye fişleri üzerindeki mudiler adına sahte atılan imzalar üzerinde grafoloji uzmanına inceleme yaptırılıp, sahte imzaların aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespit ettirilip, dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek, nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadıkları belirlenerek sonucuna göre adli gün para cezasının hesap edilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eylemlerin tamamı basit zimmet kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Sanığın mal edindiği dövizlerin her birinin zimmete geçirilme tarihleri itibariyle geçerli olan TC. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanması yerine, Yargıtay denetimine olanak veremeyecek şekilde hangi döviz kurunun esas alındığı açıklanmadan belirlenmesi,
3- Banka zararının tazminine karar verildiği halde banka zararı üzerinden nisbi harç ve nisbi vekalet ücreti alınmaması,
4- TCK. 31. maddesinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı, müdahil vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 08.10.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Sanık ... hakkında hükümlülük, diğer sanıklar hakkında beraat
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
A- Şikayetçi banka vekili usulüne uygun düzenlenmiş bir dilekçe ile beraat eden sanıklar ... ve... hakkında açılan dava için müdahale talebinde bulunup davaya katılmadığından, banka adına vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B- Katılan banka vekilinin ve sanık ... müdafiinin bu sanık yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; 26.12.2003 gün ve 25328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/4. madde ve fıkrasını değiştiren 5020 sayılı yasanın 26. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendindeki "22. maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalat Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir." hükmü ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile yukarıda belirtilen suçlardan dolayı açılan davalara bakma görevinin İstanbul için 8. Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu belirtilmiş, 01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164. maddesinde de 4389 sayılı yasanın,
5020 sayılı yasanın 26. maddesi ile değişik 24/4. maddesindeki düzenlemenin korunduğu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da HSYK.nun 29.12.2003 gün ve 610 sayılı, 15.01.2004 gün ve 2 sayılı kararları ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1'inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verildiği göz önünde bulundurularak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de,
1- Davaya konu banka müfettişi tarafından düzenlenen 20.07.2001 günlü soruşturma raporunda, sanığın kendi şifresini kullanarak gerçekleştirdiği zimmete konu eylemlere ilişkin bir kısım tediye fişlerinde mudi yerine atılan sahte imzaların bulunduğu yine mudilerin önceden alınmış imzalarının yer aldığı tediye fişleri ile banka parasının zimmete geçirildiği iddiası bulunmakla;
Eylemlerin 4389 sayılı yasa döneminde gerçekleştiği de gözetilerek,
Banka parasının zimmete geçirilmesinde, fiilin, basit zimmet suçunu mu yoksu ihtilasen zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
A- Tediye fişinde mudiye ait sahte imza benzetilmiş ve aldatıcı ise 5411 sayılı yasaya göre, nitelikli zimmet, sahtecilik mudinin bankada mevcut tatbiki imzaları ile karşılaştırıldığında anlaşılamıyorsa banka aldatılmış olacağından 4389 sayılı yasaya göre de nitelikli zimmet,
B- Tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldatıcı değil, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılıyorsa 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (Bilirkişi-Grafoloji uzmanı vs.) sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılabiliyorsa 4389 sayılı yasada basit zimmet 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet,
C- Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alındıktan sonra kullanılmış ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet, mudinin rızasına dayalı olarak verdiği imzalı boş fiş kullanılarak işlem yapılmış ise emniyeti suistimal suçu,
D- Tediye fişinde mudi imzası yok ve boş ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
E- Tediye fişi imha edilmiş veya düzenlenmeden mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
F- Gişe yetkisinin (limitinin) üzerinde olan işlemle mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet suçu oluşacaktır.
Mudilerden S.D. Sarıaslan ve C. ... den boş tediye fişlerine önceden alınan imzalarının ne şekilde alındığı sorularak yine yukarıda anılan hususlar nazara alınarak, mudilerin hesap kartonları getirtilip, tediye fişleri üzerindeki mudiler adına sahte atılan imzalar üzerinde grafoloji uzmanına inceleme yaptırılıp, sahte imzaların aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespit ettirilip, dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek, nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadıkları belirlenerek sonucuna göre adli gün para cezasının hesap edilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eylemlerin tamamı basit zimmet kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Sanığın mal edindiği dövizlerin her birinin zimmete geçirilme tarihleri itibariyle geçerli olan TC. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanması yerine, Yargıtay denetimine olanak veremeyecek şekilde hangi döviz kurunun esas alındığı açıklanmadan belirlenmesi,
3- Banka zararının tazminine karar verildiği halde banka zararı üzerinden nisbi harç ve nisbi vekalet ücreti alınmaması,
4- TCK. 31. maddesinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı, müdahil vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 08.10.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.