‹ Ana sayfa
Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/981 K.2012/31407

Esas No: 2011/981 · Karar No: 2012/31407 · Karar Tarihi: 13.12.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık, 4389 ve 5411 sayılı kanunlara göre banka parasının tediye fişleri ile zimmet edilmesiyle ilgili basit veya nitelikli zimmet suçunun oluşup oluşmadığına dair temyiz başvurusudur. (2) Mahkeme, yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak sanığın hem basit hem de nitelikli zimmet suçlarından hüküm giymesine karar verip, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi uyarınca bu kararı bozmuştur.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4389 sayılı kanuna muhalefet

HÜKÜM: Hükümlülüğüne

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit/nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; eylemlerin 4389 ve 5411 sayılı yasalar zamanında olanları belirlenerek; Mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri "...suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse..." şeklinde iken 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık kanununun 160/2. maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi" kriteri kabul edilerek, "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırılmış olup;
A-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza benzetilmiş ve aldatıcı ise 5411 sayılı yasaya göre, nitelikli zimmet, sahtecilik mudinin bankada mevcut tatbiki imzaları ile karşılaştırıldığında anlaşılamıyorsa banka aldatılmış olacağından 4389 sayılı yasaya göre de nitelikli zimmet,
B-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldatıcı değil, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılıyorsa 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (Bilirkişi-Grafoloji uzmanı vs.) sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılabiliyorsa 4389 sayılı yasada basit zimmet 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet,
C-Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alındıktan sonra kullanılmış ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet,
D-Tediye fişinde mudi imzası yok ve boş ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
E-Tediye fişi imha edilmiş veya düzenlenmeden mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
F-Gişe yetkisinin (litiminin) üzerinde olan işlemle mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet suçu oluşacaktır.

Yukarıda anılan hususlar nazara alınarak dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadıkları tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Sanık hakkında 27.01.2003 tarihli iddianame ile kamu davası açılıp kovuşturmanın bu tarihte başladığının anlaşılması karşısında sanığın banka zararını bu tarihten önce 15.04.2002 günü ödemesi nedeni ile cezasından 4389 sayılı yasanın 22/3 maddesi gereği ½ oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmeyerek sanık hakkında fazla cezası tayini,
3-Mahkemece sanığın eylemine uyan lehe kanun belirlenirken suçun 4389 ve 5411 sayılı yasalara göre basit zimmet olarak kabul edilmesi karşısında, zimmet tutarının sanık tarafından 15.04.2002 tarihinde soruşturmaya başlanmadan ödenmiş olması nedeniyle, 5411 sayılı Yasanın 160/1-4, 765 sayılı TCK'nun 80. maddeleriyle yapılacak uygulamanın sanık lehine sonuç doğuracağının düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere BOZULMASINA, 13.12.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?