Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/8459 K.2012/3222
Yoklama kaçağı kalmak suçundan sanık ...'un 6217 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 89. maddesi gereğince 250 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair Kağızman Sulh Ceza Mahkemesinin 13/05/2011 tarihli ve 2011/24-297 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kağızman Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2011 tarihli ve 2011/83 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 24/06/2011 gün ve 36184 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 15/08/2011 gün ve KYB. 2011/241849 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 1111 sayılı Kanun'un 6217 sayılı Kanun'la değiştirilen 89. maddesinde "Barışta, kabul edilebilir bir özrü olmaksızın, yoklama kaçaklarından birlikte son yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden itibaren dört ay içinde gelenler ikiyüzelli, yakalananlar bin; dört aydan sonra bir yıl içinde gelenler beşyüz, yakalananlar ikibin; bir yıldan sonra gelenler yediyüzelli, yakalananlar üçbin Türk lirası idarî para cezasıyla cezalandırılırlar..." hükmünün yer aldığı ve sanığın, birlikte son yoklamaya tabi olduğu doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesinin gönderildiği 20/02/2008 tarihi ile yoklama için başvurduğu 19/10/2009 tarihi arasında bir yıldan fazla süre geçmesi sebebiyle sanık hakkında 750 Türk lirası idarî para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma istemine konu edilen kararda belirtilen eylemin oluşabilmesi için son yoklama hususunda geçerli bir tebligatın bulunmasının gerektiği, dosya kapsamında sanığa son yoklamasına yaptırması için askerlik şubesine başvurması gerektiğine dair tebligatın bulunmadığı, bu halde 5837 sayılı Yasa'nın 15.maddesi ile 1111 sayılı yasaya eklenen geçici 42.maddesi gereğince sanığa son yoklamasını yaptırmak için askerlik şubesine başvurması hususundaki tebligatın 13/02/2009 tarihinde yapıldığının ve yasal süre olan 3 ay içerisinde son yoklamasını yaptırmak için askerlik şubesine başvurmasının gerektiğinin kabulünün gerektiği, mevcut olayda sanığın yasal sürenin sona erdiği 13/05/2009 tarihinden sonra 19/10/2009 tarihinde son yoklamasını yaptırmak için askerlik şubesine başvurması nedeniyle 4 aydan sonra başvurması nedeniyle bu hususta kanun yararına bozma isteminde bulunulması hususunun takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01/02/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 1111 sayılı Kanun'un 6217 sayılı Kanun'la değiştirilen 89. maddesinde "Barışta, kabul edilebilir bir özrü olmaksızın, yoklama kaçaklarından birlikte son yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden itibaren dört ay içinde gelenler ikiyüzelli, yakalananlar bin; dört aydan sonra bir yıl içinde gelenler beşyüz, yakalananlar ikibin; bir yıldan sonra gelenler yediyüzelli, yakalananlar üçbin Türk lirası idarî para cezasıyla cezalandırılırlar..." hükmünün yer aldığı ve sanığın, birlikte son yoklamaya tabi olduğu doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesinin gönderildiği 20/02/2008 tarihi ile yoklama için başvurduğu 19/10/2009 tarihi arasında bir yıldan fazla süre geçmesi sebebiyle sanık hakkında 750 Türk lirası idarî para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma istemine konu edilen kararda belirtilen eylemin oluşabilmesi için son yoklama hususunda geçerli bir tebligatın bulunmasının gerektiği, dosya kapsamında sanığa son yoklamasına yaptırması için askerlik şubesine başvurması gerektiğine dair tebligatın bulunmadığı, bu halde 5837 sayılı Yasa'nın 15.maddesi ile 1111 sayılı yasaya eklenen geçici 42.maddesi gereğince sanığa son yoklamasını yaptırmak için askerlik şubesine başvurması hususundaki tebligatın 13/02/2009 tarihinde yapıldığının ve yasal süre olan 3 ay içerisinde son yoklamasını yaptırmak için askerlik şubesine başvurmasının gerektiğinin kabulünün gerektiği, mevcut olayda sanığın yasal sürenin sona erdiği 13/05/2009 tarihinden sonra 19/10/2009 tarihinde son yoklamasını yaptırmak için askerlik şubesine başvurması nedeniyle 4 aydan sonra başvurması nedeniyle bu hususta kanun yararına bozma isteminde bulunulması hususunun takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01/02/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.