Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/21860 K.2012/25779
Özet: (1) Sanık, 6217 sayılı Kanun ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun 89. maddesi gereğince yoklama kaçağı olarak idari para cezasına çarptırılmak istendi; (2) Yargıtay, Kağızman Asliye Ceza Mahkemesinin kararını kanun yararıyla bozarak sanığın son yoklamasını yaptırma süresini geçirdiği gerekçesiyle cezayı kaldırdı.
Yoklama kaçağı kalmak suçundan sanık ...'un 6217 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 1111 sayılı Askerlik Kanununun 89. maddesi gereğince 250 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair Kağızman Sulh Ceza Mahkemesinin 13.05.2011 tarihli ve 2011/24-297 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kağızman Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2011 tarihli ve 2011/83 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 04.06.2012 gün ve 33058 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2012 gün ve KYB. 2012-158944 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 1111 sayılı Kanun'un 6217 sayılı Kanunla değiştirilen 89. maddesinde "Barışta, kabul edilebilir bir özrü olmaksızın, yoklama kaçaklarından birlikte son yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden itibaren dört ay içinde gelenler ikiyüzelli, yakalananlar bin; dört aydan sonra bir yıl içinde gelenler beşyüz, yakalananlar ikibin; bir yıldan sonra gelenler yediyüzelli, yakalananlar üçbin Türk lirası idari para cezasıyla cezalandırılırlar..." hükmünün yer aldığı, sanığın eyleminin oluşabilmesi için son yoklama hususunda geçerli bir tebligatın bulunmasının gerektiği, dosya kapsamında sanığa son yoklamasını yaptırması için askerlik şubesine başvurması gerektiğine dair tebligatın bulunmadığı, bu halde 5837 sayılı Kanunun 15. maddesi ile 1111 sayılı Kanuna eklenen geçici 42. maddesi gereğince sanığa son yoklamasını yaptırmak için askerlik şubesine başvurması hususundaki tebligatın 13.02.2009 tarihinde yapıldığının ve yasal süre olan 3 ay içerisinde son yoklamasını yaptırmak için askerlik şubesine başvurmasının gerektiğinin kabulünün gerektiği, mevcut olayda sanığın yasal sürenin sona erdiği 13.05.2009 tarihinden sonra 19.10.2009 tarihinde son yoklamasını yaptırmak için askerlik şubesine başvurması nedeniyle 4 aydan sonra başvurduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2011 tarih ve 20011/241849 sayılı kanun yararına bozma istemine konu ihbarname içeriği tevdi kararında belirtilen gerekçelerle yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımın 25.06.2012 tarih ve 2012/158944 sayılı kanun yararına bozma istemine konu ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Kağızman Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2011 tarih ve 2011/83 D.İş sayılı kararının CMK.nun 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, 17.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 1111 sayılı Kanun'un 6217 sayılı Kanunla değiştirilen 89. maddesinde "Barışta, kabul edilebilir bir özrü olmaksızın, yoklama kaçaklarından birlikte son yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden itibaren dört ay içinde gelenler ikiyüzelli, yakalananlar bin; dört aydan sonra bir yıl içinde gelenler beşyüz, yakalananlar ikibin; bir yıldan sonra gelenler yediyüzelli, yakalananlar üçbin Türk lirası idari para cezasıyla cezalandırılırlar..." hükmünün yer aldığı, sanığın eyleminin oluşabilmesi için son yoklama hususunda geçerli bir tebligatın bulunmasının gerektiği, dosya kapsamında sanığa son yoklamasını yaptırması için askerlik şubesine başvurması gerektiğine dair tebligatın bulunmadığı, bu halde 5837 sayılı Kanunun 15. maddesi ile 1111 sayılı Kanuna eklenen geçici 42. maddesi gereğince sanığa son yoklamasını yaptırmak için askerlik şubesine başvurması hususundaki tebligatın 13.02.2009 tarihinde yapıldığının ve yasal süre olan 3 ay içerisinde son yoklamasını yaptırmak için askerlik şubesine başvurmasının gerektiğinin kabulünün gerektiği, mevcut olayda sanığın yasal sürenin sona erdiği 13.05.2009 tarihinden sonra 19.10.2009 tarihinde son yoklamasını yaptırmak için askerlik şubesine başvurması nedeniyle 4 aydan sonra başvurduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2011 tarih ve 20011/241849 sayılı kanun yararına bozma istemine konu ihbarname içeriği tevdi kararında belirtilen gerekçelerle yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımın 25.06.2012 tarih ve 2012/158944 sayılı kanun yararına bozma istemine konu ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Kağızman Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2011 tarih ve 2011/83 D.İş sayılı kararının CMK.nun 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, 17.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.