Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/3984 K.2012/971
Yoklama kaçağı olup üç aydan sonra gelmek suçundan sanık ...'ın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1-A, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 50/1 a, 52/2. maddeleri gereğince 2.000 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair PÜTÜRGE Sulh Ceza Mahkemesinin 30/06/2010 tarihli ve 2010/110 esas, 2010/89 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 02.02.2011 gün ve 7340 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2011 gün ve KYB. 2011-91303 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın emsallerinin 22/02/2010 tarihinde askere sevk edildiği, sanığın yoklamasını 01/03/2010 tarihinde yaptırdığının anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 75.maddesi kapsamına girip ön ödemeye tâbi bulunduğu ve Cumhuriyet Başsavcılığınca usulüne uygun ön ödeme ihtarı yapılmadan kamu davası açılmış olunduğu cihetle, Sulh Ceza Mahkemesince sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılmasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.05.2010 tarih ve 2010/7-44 Esas 2010/124 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere sanığın üzerine atılı yoklama kaçağı suçunun oluşabilmesi için sanığın son yoklamasını kendi şubesinin emsallerini sevk etmesi gereken son tarihe kadar yaptırmamış olmasının gerektiği, ... Askerlik Şubesi'nin 16.04.2010 tarihli yazı uyarınca sanığın bağlı bulunduğu ... Askerlik Şubesi'nin 2010 yılı Ağustos celbinde asker sevk etmekte olduğu,sanığın şubesinin genel sevk tarihinden önce 01.03.2010 tarihinde askerlik şubesine müracaat ederek son yoklamasını yaptırdığı anlaşıldığından bu hususta kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin takdiri yönünden dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın emsallerinin 22/02/2010 tarihinde askere sevk edildiği, sanığın yoklamasını 01/03/2010 tarihinde yaptırdığının anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 75.maddesi kapsamına girip ön ödemeye tâbi bulunduğu ve Cumhuriyet Başsavcılığınca usulüne uygun ön ödeme ihtarı yapılmadan kamu davası açılmış olunduğu cihetle, Sulh Ceza Mahkemesince sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılmasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.05.2010 tarih ve 2010/7-44 Esas 2010/124 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere sanığın üzerine atılı yoklama kaçağı suçunun oluşabilmesi için sanığın son yoklamasını kendi şubesinin emsallerini sevk etmesi gereken son tarihe kadar yaptırmamış olmasının gerektiği, ... Askerlik Şubesi'nin 16.04.2010 tarihli yazı uyarınca sanığın bağlı bulunduğu ... Askerlik Şubesi'nin 2010 yılı Ağustos celbinde asker sevk etmekte olduğu,sanığın şubesinin genel sevk tarihinden önce 01.03.2010 tarihinde askerlik şubesine müracaat ederek son yoklamasını yaptırdığı anlaşıldığından bu hususta kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin takdiri yönünden dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.