Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/790 K.2013/1857
Özet: Uyuşmazlık, iki sanığın 4926 sayılı Yasaya aykırılık suçlamasıyla ilgili olarak yerel mahkemeye sunulan temyiz başvurularının olup olmadığıdır. Mahkeme, hem sanıkların eylemin ferdi kaçakçılık olduğunu hem de ilgili yasal düzenlemelerin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiğini belirterek, temyiz taleplerini bozan bir karar vererek hükümünü bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 Sayılı Yasaya Aykırılık
HÜKÜM: Sanıkların hükümlülüklerine, müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Her iki sanığın temyizine yönelik yapılan incelemede;
1- Sanıkların alıcı ve satıcı oldukları, sanıkların birlikte hareket ettiklerine dair bir delil bulunmadığı dava konusu olayda eylemin ferdi kaçakçılık olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, 4926 sayılı Yasa'nın 34. maddesinin son fıkrasında yer alan "Bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki " gümrük idaresince" ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 Karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, ön ödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sırasında tarafsız bilirkişinin belirlediği CIF değer üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılan gümrüklenmiş değerin daha lehe olduğu gözetilerek, bu değer esasa alınmak suretiyle yeniden ön ödeme önerisi tebliğ edilip sonucuna göre karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
II- Adli sicil kaydı bulunmayan sanık ... hakkında;
2- 5271 sayılı CMK'nun 5560, 5728 ve 6008 sayılı yasalar ile değişik 231. maddesinin 5, 6. ve 14. fıkralarında yapılan değişiklikler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/01/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4926 Sayılı Yasaya Aykırılık
HÜKÜM: Sanıkların hükümlülüklerine, müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Her iki sanığın temyizine yönelik yapılan incelemede;
1- Sanıkların alıcı ve satıcı oldukları, sanıkların birlikte hareket ettiklerine dair bir delil bulunmadığı dava konusu olayda eylemin ferdi kaçakçılık olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, 4926 sayılı Yasa'nın 34. maddesinin son fıkrasında yer alan "Bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki " gümrük idaresince" ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 Karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, ön ödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sırasında tarafsız bilirkişinin belirlediği CIF değer üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılan gümrüklenmiş değerin daha lehe olduğu gözetilerek, bu değer esasa alınmak suretiyle yeniden ön ödeme önerisi tebliğ edilip sonucuna göre karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
II- Adli sicil kaydı bulunmayan sanık ... hakkında;
2- 5271 sayılı CMK'nun 5560, 5728 ve 6008 sayılı yasalar ile değişik 231. maddesinin 5, 6. ve 14. fıkralarında yapılan değişiklikler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/01/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.