‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/11044 K.2013/13474

Esas No: 2011/11044 · Karar No: 2013/13474 · Karar Tarihi: 18.06.2013
Özet: Uyuşmazlık, yerel mahkemenin sanık hakkında belirlediği para cezası ve ilgili indirimlerin, adli para cezasının hesaplanması ve zararın tespit edilip tazmin edilmesi konularında yapılan temyiz başvurusuna ilişkinidir. Mahkeme, sanığın cezai sorumluluğunu kabul ederek, 5320 sayılı yasa kapsamında kararın bozulmasına karar verdi ve sanığın haklarını saklı tutarak yeni bir karar bekledi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5846 sayılı yasaya aykırılık

HÜKÜM: Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanık hakkında hükmedilen para cezasının gün para cezası yerine yıl karşılığı adli para cezası olarak tayin edilmesi,
2- Cumhuriyet Savcılığı aşamasında dinlenen bilirkişinin yemin zaptında bilirkişinin imzasının bulunmaması,
3- Temel cezadan suç ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı yasanın 62. maddesi yerine, suç tarihi itibariyle uygulama yeri olmayan 765 sayılı kanunun 59. maddesi gereğince indirim yapılması,
4- Sanık hakkında tayin edilen para cezası taksitlendirilirken ve adli para cezasının hesabında yasa maddesinin gösterilmemesi,
5- 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve subjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.

Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından suçun niteliği gereği meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek nitelikte olmadığı ve dosyaya yansıyan tespit edilmiş bir zarar bulunmadığı gözetilmeden mahkemece zararın giderilmediği gerekçesiyle sanık hakkında CMK.nun 231. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 18.06.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?